Bağış Erten

Kapattıkları gibi açtılar!

12 Nisan 2016 Salı

Futbol kültürü, sosyolojik gözlemler, insan hikâyeleri, anılar falan derken bize romantik futbol ‘şapşalı’ muamelesi yapıyorlar ya, haklılarmış! Dün dünya güzeli stadın dünya heveslisi taraftarının arasına karışayım, o havayı yaşayayım diye çıktım yola, tam keyiften ağzım ayrılıyordu ki, Yeni Türkiye gerçeği yüzüme şaplak gibi indi. İnönü’ye gazla, tazyikli suyla veda etmiştik. Vodafone Arena’yı da aynı şekilde açtık. Hayır devamı da benzer olacaksa buna da razıyız. Ama o ayrı konu. Biz önce hikâyenin başına gidelim.
Tekneyle geçtim karşıya. Daha Üsküdar’dan coşku denize taştı ve teknedekiler kenarda bekleyenlerle karşılıklı “siyaah-beyaaz” yaptı. Henüz maça üç saat vardı ve ortalık fıkır fıkır kaynıyordu. Çarşı içinde kartal heykelinin oraya izdihamdan zor girdik. Ortalık küfür kıyamet. “Burada ne kadar küfür varsa edelim. İçeride küfür yok. O stat kapanamayacak” dedi biri. Haklı. Durduk yere “çok özledik abi” diye bağıranlar, “hadi abi gidelim gecikiyoruz” diye pimpiriklenenler, sigara yakma sıklığında meşale yakanlar... Bir kız çocuğu meşaleci çocuktan yanan meşaleyi aldı ve selfie’yi patlattı. Şimdi sosyal medya düşünsün! Yanımdaki Fenerli arkadaşım Sencer yaptı tespiti: “son 25 yılın en coşkulu futbol günü.” Kaynayan Kazan’ın önünde oyalanmaya korktuk, stada yürümeye başladık. Ben hayatımda bu kadar mutlu bir toplulukla hiç yürümedim. Beyaz yakalılar, mavi yakalılar, janjan yakalılar, her daim ‘Karşı’ yakalılar, yakasız bağrı açıklar, bir o kadar gençler, kadınlar, çocuklar, amcalar, teyzeler... Şarkılar, türküler, tezahüratlar.... Maçtan iki saat önce yarı yarıya dolmuş stada yürüyorduk ve çocuklar gibi şendik.
Döndüm artist artist yanımdakilere ‘futbol kültürü bu mirim’ ukalalığı yapıyordum ki kasklı, maskeli Türkiye gerçeği karşıladı bizi. Stada yüz metre kala güvenlik koridoru kurmuşlar. Önce bir karambol. Sonra bir yüklenme, gazlar ve tazyikli su derken memleketin hâkim güvenlik kriteri devreye girdi. Bebek arabasıyla gelip telef olanlar mı istersiniz, minnacık çocuklarıyla canhıraş kaçanlar mı? Döndük Maçka parkı üzerinden gidelim dedik, orası da aynı çıktı. En son Dolmabahçe Parkı’nda stada giremese de orada piknikle stadın coşkusunu izlemeye çalışanlar da nasibini aldı bombalardan. Ağla ağla kaçtık durduk.
Ve şunu iyice anlamış olduk. Bu memlekette spor kültürüne katkı vermek isteyen taraftarı, spor yöneticisi, sponsoru bir taraftadır, güvenlik ideolojisinin dehşetine göz yumanlar diğer tarafta... Öyle olmasa kapatırken reva gördükleri muameleyi açarken de yaparlar mı?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bu sezon o sezon değil 2 Eylül 2018
Herkes biliyor 29 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları