Barış Doster

Seçimler ve milli savunma sanayimiz

03 Mayıs 2023 Çarşamba

İpten üzengi, tahtadan kılıç, soba borusundan top yapmaktır Kuvayı Milliye, diğer anlamları yanında. Nitekim Kurtuluş Savaşı’nda, büyüklerimizin tabiriyle “imalatı harbiye amelesi” (savunma-silah sanayisinde çalışan emekçiler), topçuya kama, piyadeye süngü, süvariye kılıç da yapmıştır. Mermileri, fişekleri sandıklara yerleştiren kadınların, çocukların fotoğrafları, ulusal bilincin, uyanışın, dayanışmanın ve özverinin en görkemli görüntüleri arasındadır.

Savunma sanayisinin yanında, büyük önderimiz Gazi Mustafa Kemal Atatürk’ün denizyollarına, demiryollarına, havayollarına verdiği önem, hepimizin malumudur. Kabotaj Kanunu, denizci millet olmak için atılan adımlar, genç Cumhuriyetin demiryolu atılımı, milli bir ülkü olan demir ağlar davası...

Demiryollarının babası” olarak anılan Behiç Bey’i (Erkin) nasıl unuturuz? Atatürk, 10. Yıl Marşı’nın sözlerine bizzat müdahale etmiş, “Demir ağlarla ördük anayurdu dört baştan” mısraını eklemiş, bu müdahalesini de yakın dostu Behiç Bey’e, “Sizin emeğinizi iyi ifade etmiyordu öbür mısra, değiştirdim” diye açıklamıştır.

Peki ya Vecihi Hürkuş’un, Nuri Demirağ’ın uçak fabrikaları? Hangi karanlık eller, emperyalist güçler kesmişlerdir önlerini, bilmiyor muyuz? Atatürk’ün dostu, Fevzi Çakmak’ın yakın akrabası olan savunma sanayimizin öncülerinden Şakir Zümre’nin sualtı bombası, uçak bombası ürettiği fabrikanın akıbetini hatırlamıyor muyuz? Tarihimize “Bakû Fatihi” olarak geçen kahraman komutan Nuri Killigil’in (Enver Paşa’nın kardeşi) tabanca ve mermi ürettiği fabrikasındaki patlamaların sebebini sorgulamıyor muyuz?

Tüm bunları düşününce, seçimler nedeniyle de olsa, milli savunma sanayisine sahip olmanın önemini tartışmak olumludur. Bu alandaki yerliliği, milliği artırmak için kafa yormak da olumludur elbette. Fakat ASELSAN, HAVELSAN, ROKETSAN, TAI, MKE, Tank Palet Fabrikası gibi önemli kurumların birikimini, deneyimini, başarısını yok sayıp, tarihi AKP iktidarıyla başlatmak olumsuzdur. Bu alanda özelleştirme yapmanın da ötesine geçip, yabancılara satış yapmak (Katar) da olumsuzdur kuşkusuz.

Çünkü dünyanın değişen koşulları, fazlasıyla aşınan ulus devletin yapısı, Türkiye’nin jeopolitik konumu dikkate alınırsa, ulusal savunmanın ve ulusal savunma sanayisinin önemi daha iyi anlaşılır. Her ne kadar özellikle liberaller, Atlantikçiler, ABD ve AB yanlıları “Dünyanın geldiği noktada bağımsızlığın önemi kalmadı, günümüzde karşılıklı bağımlılık geçerli” deseler de bu görüş yanlıştır. Yanlışlığını kanıtlamak için, hiç uzağa gitmeye de gerek yoktur. Salgın hastalık sırasında tanık olduğumuz aşı savaşlarına veya Ukrayna’daki savaş nedeniyle aksayan tahıl tedarik zincirine bakmak yeterlidir.

Ulusal güvenlik açısından, milli savunma sanayisi yanında, gıda, tarım, beslenme, tıp, ilaç gibi alanların önemi de bir kez daha görülmüştür. Bu konuların çok yetkin düzeyde, bilimsel ölçekte tartışılması gerekirken Türkiye’nin eksikliği, bu konuları da seçim döneminde ve de seçim malzemesi olarak tartışmaktır.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları