Özgürlük için 30 adım

27 Aralık 2015 Pazar

Gazetecileri Koruma Komitesi (Commitee to Protect Journalists - CPJ ) dünyada gazetecileri hapseden ülkelerin listesini yayımlıyor. Dünyada en çok gazeteciyi hapseden ülke Çin. Çin’de halen 46 gazeteci hapiste. Türkiye 5. sırada.Sınır Tanımayan Gazeteciler Örgütü’ne (Reporters sans frontières - RSF ) göre Türkiye, basın özgürlüğü sıralamasında Etiyopya’nın gerisinde: 180 ülke içinde 149. sırada…
Yani dünyanın dibinde…
ABD’nin saygın düşünce kuruluşlarından Freedom House’un basın özgürlüğü 2015 raporunda Türkiye “özgür olmayan” ülkeler kategorisinde yer alıyor. Avrupa ülkeleri arasında basın özgürlüğü açısından son sıradayız.
Freedom House’un “dünya basın özgürlüğü haritası”na bakınca insanın içi kararıyor.
Türkiye, son 5 yılda basın özgürlüğü açısından durumu daha da kötüye giden ülkeler arasında Tayland ve Ekvador’dan sonra üçüncü sırada yer alıyor.
Uluslararası Basın Enstitüsü’nün (International Press Institute -IPI) “2015 Türkiye Özel Raporu”na göreTürkiye’de medya üzerine baskı giderek artıyor. Otosansür yayılıyor. Türkiye, basın özgürlüğü açısından Avrupa’nın en sorunlu ülkesi. Raporda “Türkiye’de demokrasi risk altında” deniyor.
Enstitünün hazırladığı raporun kapağındaki slogan şu: “Özgür basın varsa özgür toplum vardır.”
Dünyadaki önemli dört uluslararası basın örgütüne göre Türkiye’nin durumu bu. Utanç verici bir durum.
Bitmedi.

*** 

Türkiye’deki hukuk sistemi ne durumda?
Dünyada bu konuda yapılmış araştırmalar da var.
Dünya Adalet Projesi (World Justice Project) her yıl ülkelerin hukuk sistemini değerlendiriyor. “Dünya Hukuk Devleti Endeksi”nde Türkiye 2014 yılında 59. sıradaydı. Bir yıl sonra, 2015’te 80. sıraya düştü. Türkiye dramatik bir düşüş yaşadı. Bunun anlamı, “hukukun üstünlüğü” konusunda Türkiye’de ciddi bir sıkıntı var.
Washington merkezli Mülkiyet Hakları Alyansı (Property Rights Alliance) tarafından hazırlanan “2015 Uluslararası Mülkiyet Hakları Endeksi”nde ise Türkiye, yargı bağımsızlığı konusunda 3.5 puanla 129 ülke arasında 90. sırada yer aldı.
Yukarıda özetlediğim araştırmaların ve raporların tümüne internet üzerinden ulaşmak mümkün.

***

Adalet Bakanı Türkiye’de haber yaptığı için cezaevinde bulunan gazeteci olmadığını söylemiş. Adalet Bakanı yukarıdaki raporlar için ne der acaba?
Anımsarsınız, dört yıl önce dönemin savcısı Zekeriya Öz, gazeteci Nedim Şener ve Ahmet Şık’ın tutuklanmasını “Gazetecilik görevleriyle ilgisi yok” diye savunmuştu.
Nerede Zekeriya Öz şimdi?
Nereye kaçtığı biliniyor mu?

*** 

Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklulukları sürüyor. Tutuklulukları bir ayı buldu. Bu tutukluluk artık cezaya dönüşmüş durumda.
Oysa ne o TIR’ları Suriye’ye gönderen, ne o TIR’ları durduran, ne o fotoğrafları çekenler onlar. Erdem ve Can, toplumun haber alma hakkı kapsamında edindikleri bilgileri yazdılar. Yani gazetecilik yaptılar.
30 adımlık yürüyüş eylemindeydik az önce. Tünel’de toplandık ve yürüdük.
Niye mi?
Cezaevlerindeki tutuklu 34 gazetecinin tümünün tutuksuz yargılanmalarını savunmak için, mesleğimizi savunmak için, halkın haber alma hakkını savunmak için.
Can Dündar ve Erdem Gül’ün tutuklanışının 30. gününde, “Bu dava nereye kadar giderse biz de peşindeyiz” demek için.

*** 

Eylem alanından uzaklaşırken Can’ın Sevgili Çiğdem Toker’e gönderdiği notu okuyorum tekrar:
“İyiyiz” diyordu Can, “Çünkü haklıyız. Yalnız değiliz. Sonunda kimin, neyin kazanacağını tarihten biliyoruz. O tarihe layık olmaya çalışıyoruz.”



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Önce Cumhuriyet! 9 Eylül 2018
İklim için ses ver! 2 Eylül 2018
Özel yaşamın sonu mu? 26 Ağustos 2018

Günün Köşe Yazıları