Murat Sabuncu

Erdoğan eskidi Kürtleri kaybediyor

03 Mayıs 2015 Pazar

Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’ın konuşmasını izlemek için Diyarbakır’dayım. Sabah saatlerinden itibaren alınan olağanüstü güvenlik önlemleri altındaki şehirde insanlarla konuşuyorum. Herkeste bir beklenti. “Kürt sorunu yoktur, ne sorunuymuş, devlette görev mi almıyorlar, siyaset mi yapmıyorlar” diye konuşan Erdoğan’dan “barış ateşini yeniden yakacak bir konuşma” bekliyorlar..Konuşma öncesi bölgede konuştuğum insanlar birkaç noktanın altını çiziyor: Kobane İŞİD kuşatması altındayken orayı görmemezlikten gelen tavrı... Ardından AKP’nin bölgedeki aday listelerinin “çözüme yakın az sayıda isme yer vermesi.” Kürt sorunu yoktur söyleminin tüm bunların üstüne tuz biber ektiğini söylüyorlar.
Bölgede ağırlığı olan bir isim “Erdoğan Kürtleri kaybediyor” dedi.
Ve Erdoğan’ın Diyarbakır konuşması. Bugüne kadarki en düşük katılımlı ve çoşkusu en az olan. Erdoğan konuşmasında hep dünde: OHAL’i kaldıran, Sarıkamış’ta, Çanakkale’de beraber savaşan, etle tırnak gibi iç içe geçmiş, Kürt kardeşim, Zaza kardeşim...
Ya yarınlar? Erdoğan “Silahların gölgesinde particilik oynayanların çözüm sürecini eleştirme hakkı yoktur. Artık silahları gömüp üstüne beton dökme vakti geldi. Bunları yapmayanların ne bize, ne millete, ne devlete söz etmeye hakkı yoktur”diyor.
Bir süre önce Dolmabahçe’de hükümet ile Kürt Hareketi’nin ortak açıklamasını eleştiren, masayı yıkan kendi değil gibi. O gün konuşulanlar uygulanmaya başlasaydı PKK Kongresi baharda toplanıp silahlara veda kararı alacaktı. Erdoğan’ın buradaki tavrı ülkeyi yeniden riskli bir alana soktu.
Erdoğan 2005’te aynı meydanda yaptığı konuşmayla Kürt sorununda yeni bir dönemi başlatmıştı. Aradan geçen 10 yılda Erdoğan Kürt söyleminde eskide kaldı. Dinsel göndermeleri yoğun konuşmasında “milliyetçi vurgular da” dikkat çekiciydi. Diyarbakır’da miting sonrası insanlar sessizce ve barış konusunda endişeleri artmış olarak ayrıldı. Not defterime aşağıdaki kayıtlar da düştü:

Alan boştu
Erdoğan’ın Diyarbakır’daki konuşmasını izlemek için İstasyon Caddesi’nde yürüyorum. Temsilcimiz Mahmut Oral ile erken buluşuyoruz; hem kalabalığa fazla kalmayalım hem gelenlerle sohbet edelim diye. Erdoğan’ın daha önce burada yaptığı mitingleri de bildiğimiz için 1.5 saat önce gelişimiz bile “geç” aslında. Ama şaşırıyoruz. Alana giden yollar; Bağlar girişi, Balıkçılar istikameti, Ofis tarafı boş. Diyarbakır’ı bilmeyenler için şöyle özetleyeyim Erdoğan’ın bu alanda yaptığı konuşmalarda tüm bu alanlar dolardı. Erdoğan alana 1 saat gecikmeli olarak geldi ama o alanlar boş kaldı. Erdoğan’ın buradaki en az katılımlı konuşması oldu bu. Polise göre alanda yaklaşık 12 bin kişi vardı. Azlık kadar çoşku da düşüktü. Ön sıralarda eline yazılı olarak verilmiş slogan ve şiirleri kalabalığa okutup, çoşturmaya çalışan genç bir adam sık sık yazıyı okuyamayıp gülüşmelere neden oldu. “Çoşkuyu vermek” sahnedeki sunucuya kaldı ki o da fazla başarılı olamadı.

AKP propagandası
“Tarafsız cumhurbaşkanı” na iki bakan eşlik ediyordu. Kendisi de Diyarbakırlı olan Mehdi Eker, Erdoğan’dan önce sahneye çıkıp kendisinin üç dönemi dolduğu için bundan sonraki adaylara destek istedi. Kalkınma Bakanı Cevdet Yılmaz da AKP’nin Diyarbakır birinci sıra adayı olarak Erdoğan ile birlikte alandaydı kısa bir konuşma da o yaptı.

‘Yuh’ güzel de...
Erdoğan konuşmasında en çok adını vermeden Selahattin Demirtaş’a ve HDP’ye yüklendi. Erdoğan elinde Diyanet’in Kürtçe bastırdığı Kuran-ı Kerim’i de göstererek, “Diyanet’i kaldıracaklarmış, İmam Hatip’i kapatacaklarmış, Kürtlerin yegane temsilcileri bunlarmış” dediğinde alanda bir grup “yuh” diye bağırdı. Erdoğan bunun üzerine “Bu yuhlar güzel de bu yuhların demokraside asıl atılması yer belli değil mi?” dedi. Erdoğan aldığı kararla kendini karşılamayan Diyarbakır Belediye Başkanı Gülten Kışanak’ı da eleştirdi.

Dana gibi yürek var
Kadınların olduğu kısımdan Erdoğan’a dik dur eğilme sloganları gelince Erdoğan şunları söyledi: “Bak hanımlar ne diyor. Allah’tan başkasından korkmayız. Bak şimdi burada dana gibi yürek var.” Erdoğan ardından sözü işadamlarının korkularına getirdi: Neden işsizlik buralarda fazla. İşadamı buraya gelip yatırım yapamıyor. Çekiniyor, korkuyor. Bunlarda insaf yok. Bunlar, okulları, kütüphaneleri, camileri yakıyorlar. Çıkmış Diyanet’i kaldıracağız diyor. Benim Kürt kardeşim, Zaza kardeşim dindardır.  



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları