Mustafa Halif

Şems’in aşkı mahalleyi karıştırdı

20 Mayıs 2015 Çarşamba

İktidara yakın mahalle, mahalle olalı ne böyle “aşk” gördü ne böyle “tartışma”... Ethem Sancak’ın; Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan’a ithafen söylediği “anam babam çocuklarım sana feda olsun”undan, Erdoğan’a duyduğu aşkı “Mevlana ile Şemse benzetmesine” nereden baksanız “polemiğe açık” bir durumla karşı karşıyayız. Polemiği renklendiren, neşeli hale getiren ise bu konuda kalem oynatanların sadece muhalifler değil “yandaş mahalleliler de” olması. Bakınız Akif Beki. Erdoğan’ın eski basın danışmanı, bir zamanların Akif de ki’si; Hürriyet’teki köşesinde demiş ki:

“Yandaşların behemehal sakınması gereken haller var. Doz aşımı, bunların başında gelir. Başbakana ya da cumhurbaşkanına ilanı aşk etmek, adına ‘ilahi aşk’ demek, Şems ile Mevlana’nın ilişkisine benzetmek... Sahabenin peygamber için kullandığı ‘Anam-babam sana feda olsun ya Resulallah’ gibi övgü ifadelerini güç sahiplerine uyarlamak... ‘Anam, babam, karım, çocuklarım sana feda olsun’ demelere vardırmak hep bu baba girer.

İşte bunlar yandaşlığın harcı değildir. Aksine yandaşlığın bittiği yerdir burası. Yandaşlığın bittiği yerde ise yanaşmalık başlar, bilesin.”

Yanaşma kelimesinin ne anlama geldiğini herkes bilir ama ben size TDK’nin Türkiye Türkçesi Ağızları Sözlüğü’nden ilk iki maddeyi yazayım. Birincisi; “uşak, hizmetçi”. İkincisi “sığıntı”. Bir insan bir iktidara neden “yanaşır”ın yanıtı da belki başta BMC operasyonu, son döneme bakarak bulunabilir. Bakalım “mahallenin çocukları mahallenin çocuğuna” ne yanıt verecek.

Bu arada Sancak’ın sahibi olduğu medya grubunun gazetelerinden Star’ın yazarı Ahmet Kekeç dünkü yazısında “bu bir patron koruma yazısı değil” diyerek şu satırlarda Sancak’ı savundu:

“Kendine has espri anlayışıyla konuştuğu kişilere takılır, mutlaka kısa bir ‘dumur’ yaşatır. Bu özelliğini, ikinci ya da üçüncü görüşmemizde fark etmiştim. Hem takılır, hem birtakım abartılı benzetmeler yapar. Ethem Bey’in tarzına yabancı olanlar, bu takılmaları ve abartılı benzetmeleri ‘maksadının dışına’ taşıyabilirler. Nitekim taşıdılar. ‘Konya’ ve ‘Kayseri’ esprisinde olduğu gibi... Ya da, ‘Erdoğan’a âşık oldum’ nitelemesinde olduğu gibi.”

Kekeç’in dumur’dan savunması böyle. Artık işinize gelirse.

Yazıyı bitirirken “cemaat medyasını kapatma ile ilgili çok alametler belirdi” anlamlı yazılara değinerek bitireyim. Star’dan Akit’e haber ya da köşelerde “yakında-pek yakında” diye müjdeleniyor. Basın özgürlüğü, yıllardır “ortak çıkar- ortak manşet”, bu yayınların kuruluş yıldönümlerinde beraber pasta kesme falan, hepsi şu aralar yalan. Ama cemaat de önlemini alıyor.

“Yasaksız haber için yeni bir soluk: MC Haber TV” Almanya merkezli yayın hayatına başladı. İktidarın gözükaralığına karşı küçük bir önlem.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

91 kere maşallah 22 Mayıs 2016
Bozdağ hak etti! 15 Mayıs 2016

Günün Köşe Yazıları