Siz söyleyin...

04 Mayıs 2024 Cumartesi

İlginç bir ulusuz. Aylardır “anayasa” konuşuyoruz. Kimi bunun “yeni”sinden söz ediyor. Kimi “O mümkün değil; çünkü yeni bir anayasa ancak kurucu meclis tarafından yapılabilir” diyor. Ama ister değiştirilsin isterse -o olamazama “yenisinden” söz edilsin, kimse konunun içeriğine dair tek kelime söylemiyor, daha doğrusu söyleyemiyor. Çünkü neler olduğunu -birkaç kişi hariç- kimse bilmiyor.

İşin tuhafı, bu işin Saray’daki en marifetli uzmanı (!) da anayasanın şimdiye kadar kaç maddesinin değiştirildiğine ilişkin açıklamaları tekzip ederken, anayasanın niçin “yeniden yapılamayacağına ilişkin görüşlere” değinmiyor veya değinemiyor.

Yani tam bir karanlıkta konuşuyoruz.

AKP iktidarı döneminde yapılmış anayasa değişikliklerine bakarsak, o günlerdeki sözleriyle şimdiki arasında tam bir benzerlik var. Çünkü 2007, 2010 ve 2017 yıllarında, yapılacak değişikliklerle her şeyin çok güzel olacağını vaat etmişlerdi.

Sonunda hep tam tersi oldu. Örneğin, yargımızın zaten yetersiz olan bağımsızlığı elinden tamamen alındı. Anayasanın güvence altına aldığı -başta iletişim özgürlüğü, toplanma ve gösteri yapma özgürlüğü olmak üzere pek çoğu- tanınmaz hale getirildi.

Şimdi bize özgürlükçü ve sivil bir anayasa vaat eden bu iktidar, en yüksek yargı olan Anayasa Mahkemesi’nin kararlarının mahkemeler tarafından bile hiçe sayılmasına sesini çıkarmadı.

Dahası cumhurbaşkanının CHP lideri ile görüşme yapıp yeni bir anayasanın yararlarından söz ettiği tahmin edilen günden tam bir gün önce yani 1 Mayıs tarihinde, Anayasa Mahkemesi’nin “Taksim Meydanı’nın toplanma ve gösteri yapma hakkını kullanmak isteyenlere kapatılamayacağı” yolundaki açık kararının ayaklar altına alındığına hep birlikte tanık olduk.

En önemlisi, AKP’nin “Her şey daha güzel olacak” vaatleri arasında TBMM “iğdiş” edildi. Buna rağmen geçenlerde Cumhuriyet’te yayımlanan bir haberde, bir kısım AKP’lilerin onu da az bulup “cumhurbaşkanlığı hükümet sisteminin güçlendirilmesi amacıyla anayasa değişikliği yapılmasına ihtiyaç olduğunu” savundukları bildiriliyordu.

Demek ki o da yetmemiş, sıra TBMM’nin “cinsiyet değişikliği” amacıyla ameliyat edilmesine gelmiş.

Bir kısım AKP’lilerin de halkın sorunlarını bakanlara duyurmakta zorluk çektiklerinden ve bakanlarla kolayca görüşemediklerinden yakındıkları, halktan koptuklarını söyledikleri ve anayasaya bu amaçla hüküm konulmasını istedikleri bildiriliyor.

Oysa bakanlardan şikâyet etmemeleri ve halkla bağlantılarını tazelemeleri için önce TBMM’nin güçlendirilmesinin şart olduğunu ve bunu sağlayacak “güçlü parlamenter sisteme” geçmeleri gerektiğini hiç görmüyor yahut da düşünmüyorlar.

Daha önce birçok başka yazar gibi ben de yazdım: Anayasayı değiştirmek isteyenlerin amacı tek ise bu “Tayyip Erdoğanın ömür boyu cumhurbaşkanı kalmasını sağlamak” için olabilir. Amaç eğer tek değil iki ise ek olarak “laik”liği anayasadan çıkarmayı amaçlayabilir.

Aklıma eski bir laf geliyor. Ama onu ben değil de siz söyleyin:

“Hayır umulur mu böyle bir gecenin seherinden?" 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Bedelini ödemeliler 22 Haziran 2024
Bahçeli 15 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları