Olaylar Ve Görüşler

Prof. Dr. Göktürk Tüysüzoğlu - Kalkınma Yolu Projesi ve Türkiye

26 Mart 2024 Salı

Türkiye’yi, Irak’ın en güneyindeki Fav Limanı üzerinden Basra Körfezi’ne bağlayacak ve hem demiryolu hem de otoyol (ilerleyen süreçte muhtemelen hızlı tren bağlantıları da gündeme gelecektir) güzergâhları çerçevesinde şekillenecek bir ticaret koridoru yaratma girişimi olan “Kalkınma Yolu Projesi” bağlamında Irak merkezi hükümeti ve Irak’ın kuzeyindeki Kürt yönetimiyle görüşmeler devam ediyor.

FARKLI AKTÖRLER

Bunun için öncelikle terör örgütü PKK ve türevlerinin Musul’un kuzeyindeki etkinliğinin (Türkiye sınırından Musul’a kadar uzanan bölgede) engellenmesi gerekiyor. Bahsedilen etkinliğin engellenmesi ve bölgede güvenli bir hattın oluşturulabilmesi için hem KDP (ve KYB) hem de Bağdat’la temas şart. Ne var ki projenin yaşama geçirilmesinin engellenmesi yönünde farklı aktörlerin faaliyetlerinin olması da olanaklı. Çünkü “Kalkınma Yolu Projesi”, İran, Hindistan ve Körfez ülkelerinin çıkarlarıyla uyumlu görünmüyor. İran; Hindistan ve Rusya ile birlikte geliştirilen NSTC (NorthSouth Trade Corridor/KuzeyGüney Ticaret Koridoru’nun Umman Denizi kıyısında inşa edilen Çabahar Limanı özelinde terminal noktası olma özelliğine sahiptir. Bu yönüyle, güneyden kuzeye gidecek yeni bir koridor ekseninde Basra’dan kendisine rakip olacak bir hamlenin gerçekleştirilmesine destek vermeyecektir. Ayrıca, Bağdat’ın Ankara’yla yakınlaşmasını da istemeyeceği bir sır değildir.

EKONOMİK GÜÇ

Hindistan ise hem NSTC’yi geliştirmek hem de Hint Okyanusu-Ortadoğu-Akdeniz hattında, ABD’nin de desteğiyle ve İsrail ile Körfez’deki aktörler (BAE ve Suudi Arabistan) aracılığıyla kurgulanacak ticari koridora bir alternatif oluşturabileceği gerekçesiyle “Kalkınma Yolu Projesi”ne karşı çıkacaktır. Benzer bir durum, aynı projede yer alan Körfez ülkeleri için de geçerlidir. Yani, Bağdat özelindeki ekonomik/ mali gücünü yitirmemek ve bu anlamda Türkiye’yi Irak ekseninde etkin kılabilecek bir adım atılmasını engellemek BAE ve Suudi Arabistan için de geçerli bir hedef olacaktır.

İsrail-Türkiye ilişkilerinin konjonktürel anlamdaki olumsuz görünümü de göz önünde bulundurulduğunda, projenin önünde ciddi olumsuzlukların olduğu ortadadır. Washington ise “Kalkınma Yolu” hamlesinin, Bağdat’taki İran etkinliğini azaltma ve Kuzey Irak ile Türkiye arasındaki işbirliğini derinleştirme ihtimalinden dolayı projeye soğuk bakmayacaktır. Fakat, ABD-Türkiye ilişkilerine egemen olan dalgalanma doğrudan bu projenin geleceğini de etkileyebilir. Bunun yansımalarını ise PKK’nin, koridorun geçmesi beklenen güzergâh özelindeki eylemleri ekseninde görebiliriz.

“Kalkınma Yolu Projesi”, Türkiye-Irak ilişkilerinde gerginliği geri plana itebilecek ve her iki ülkeyi ticari anlamda stratejik bir ilişki içerisine entegre edecek bir girişim olmakla birlikte, projenin yaşama geçirilmesi, hem Irak özelindeki güvenlik riskleri hem de rakip projelerin/aktörlerin varlığı ve yaklaşımları nedeniyle yaşama geçirilmesi kolay olmayan bir inisiyatiftir. 

Prof. Dr. Göktürk Tüysüzoğlu

Giresun Üniversitesi Uluslararası İlişkiler Bölümü



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları