Yoksullaşmanın elektrikçesi
Olaylar Ve Görüşler
Son Köşe Yazıları

Yoksullaşmanın elektrikçesi

09.04.2020 06:30
Güncellenme:
Takip Et:

MEHMET ÖZDAĞ

ELEKTRONİK MÜHENDİSİ

Dar gelirli halk kesimlerinin güzel günlere ulaşabilmesi için, bu ölümcül dönemlerde önce hayatta kalmayı başarması gerekecek.

Geniş halk kesimlerinin her geçen gün yoksullaştığı, mülksüzleştiği ve işsizliğe mahkûm olduğu kapsamlı ve süreklilik arz eden ekonomik krizin etkilerine bir de korona (COVID-19) ile bağlantılı hesapta olmayan trajik gelişmeler eklendi.

Kronikleşen yoksullaşmanın virüs etkisinden (COVID-19) arındırılmış son bir yıllık fotoğrafını Samsun özelinde elektrik faturaları üzerinden ortaya koymaya çalışacağız. Elektrik faturasını ödeyemeyen mesken aboneleri için 1 Mart 2019 tarihinde yürürlüğe konulan “Elektrik Tüketim Desteği” ile hanedeki kişi sayısı kriteri dikkate alınarak aylık; 75 kWh, 100kWh, 125 kWh ve 150 kWh olmak üzere dört kategoride elektrik faturası desteği sağlanmaya başlanmıştı.

Elektrik Tüketim Desteği alan mesken abonelerinin (tek zamanlı, tek terimli) 1 Ocak 2020 itibaren geçerli elektrik tarifesine göre hanede yaşayan kişi sayısına göre 75 ile 150 kWh arasındaki fatura destek tutarları;

- 5 kişi veya üstünde kişinin yaşadığı haneler için 150 kWh aylık tüketimin tutarı: 106.53 Tl,

- 4 kişinin yaşadığı haneler için 125 kWh aylık tüketimin tutarı: 88.77 TL,

- 3 kişinin yaşadığı haneler için 100 kWh aylık tüketimin tutarı: 71.02 TL,

- 2 kişinin yaşadığı haneler için 75 kWh aylık tüketimin tutarı: 53.26 TL.

Hızla yoksullaşıyoruz

Elektrik Tüketim Desteği’nden Samsun il genelinde faydalanan mesken abone sayısı başlangıçta yaklaşık beş bin (4 bin 713) iken bir yılda on üç binden fazla bir sayıya (13 bin 212) ulaşmış durumda. Elektrik Tüketim Desteği alan mesken abone sayısı 10 ayda yüzde 160 artış göstermiş durumda.

Faturalar ödenemiyor

Samsun’da 2018 yıl sonu itibarıyla toplam mesken abone sayısı 683 bin 624 olduğu gözönüne alındığında her yüz haneden ikisi elektrik faturasını ödeyememektedir. Elektrik mesken abonelerinin durumunu gösteren başka bir gösterge de enerji kesme sayılarıdır. Samsun’da 2019 yılı içerisinde toplamda 139 bin 682 adet kesme işlemi yapıldığı görülmektedir. Kesme işleminin beş katı ihbar sayısı olduğu göz önüne alındığında yaklaşık 700 bin adet gecikmeli fatura ödemesi olduğu ortaya çıkmaktadır (Zamanında ödenmeyen fatura sayısı yaklaşık yüzde 5). Kesme bağlama bedellerinin alçak gerilim mesken aboneleri için 37.30 TL ve orta gerilim için 189.80 TL olması da dar geliriler için ayrı bir külfet, çünkü zamanında ödenmeyen faturalar için zaten yasal gecikme fazileri alınıyor. Bu bedelin de mutlaka aldırılması gerekmektedir. Abone grupları dağılımına bakıldığında, zamanında ödenmeyen faturaların yaklaşık yüzde 80’inin mesken abonelerine ait olduğu anlaşılmaktadır. Samsun, mesken aboneleri başına ortalama elektrik tüketimi aylık olarak 160 kWh olup bu da yaklaşık 110 TL etmektedir.

Daha fazla destek

Koronavirüs nedeni ile hiç hesapta olmayan pek çok harcama, başta temizlik malzeme giderleri zorunlu giderler arasına girdi. Sadece bununla kalmadı, sosyalleşmenin zorunlu olarak azaltılmasının beraberinde pek çok sektör çeşitli biçimlerde olumsuz etkilendi ve bu olumsuzluk ilk olarak çalışanlara yansıdı. Özellikle sendikasız işyerlerinde krizi fırsata çevirme kurnazlığındaki işverenler sayesinde işten atma, ücretsiz izin, esnek ve güvencesiz çalışma dayatmaları da arttı. Bu gelişmelere bakıldığında zamanında ödenemeyen faturaların katlanacağını ve kesme işlemlerinin artacağını söylemek falcılık olmaz. Ayrıca virüs etksinden arındılmış halde bile elektrik faturalarını ödeyemeyen hane halkının şimdi daha fazla desteğe ihtiyacı olacağı açık.

Kamusallığı hatırlayalım

18 Mart tarihli Koronavirüsle Mücadele Eşgüdüm Toplantısında, sabır ve dua ile bugünlerin aşılacağı ve daha güzel günlerin görüleceği Sayın Cumhurbaşkanı tarafından ifade edilmiş. Malum sınıflı bir toplumda yaşıyoruz, bu müjdeli ve güzel gelecek hangi sınıfsal toplum için acaba? Dar gelirli halk kesimlerin güzel günlere ulaşabilmesi için, bu ölümcül dönemlerde önce hayatta kalmayı başarması gerekecek. Bunun için startejik sektörlerin başında yer alan “enerji sektöründe kamulaşma” politikasını yeniden hatırlayıp şirketlere daha fazla kaynak aktarılmasının önüne geçmekten başka çare yok.

Yazarın Son Yazıları

Sine-i millete dönmek - Şule Özsoy Boyunsuz

Türkiye’de kamuoyunca zaman zaman gündeme getirilen ve sine-i millete dönmek olarak ifade edilen “topluca istifa”, aslında anayasal olarak var olmayan bir beklentiye dayanıyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Uçak gemileri - Hakan Ercan

Uçak gemileri, modern askeri gücün görkemli ve fakat tartışmalı unsurlarından biri olmaya devam ediyor.

Devamını Oku
30.04.2026
Maden işçilerinin zaferi üzerine - Cuma Gürsoy

“Onlar ki toprakta karınca, suda balık kadar çokturlar / Mücadelemizde sadece onların destanı vardır.”

Devamını Oku
30.04.2026
Denge ve denetim krizi - Mahmut Aslan

31 Mart 2024 yerel seçimlerinin ardından, özellikle muhalefetin kazandığı belediyelere yönelik adli ve idari süreçlerde belirgin bir yoğunlaşma gözlenmektedir.

Devamını Oku
29.04.2026
Yanlarına kâr kaldı... - Berna Özgül

Türkiye'de motokuryeler yalnızca ağır çalışma koşullarıyla değil, cezasızlıkla da mücadele ediyor.

Devamını Oku
29.04.2026
Çocuk koruma mı, dijital gözetim mi? - Mehmet Utku Şentürk

Türkiye’de sosyal medya kullanımına yaş sınırı getirilmesi ve VPN hizmetlerine kadar uzanan kimlik doğrulama zorunluluğu tartışmaları, yalnızca çocukların korunması meselesi değil; aynı zamanda temel hak ve özgürlükler açısından kritik bir kırılma noktasıdır.

Devamını Oku
29.04.2026
Doğum sonrası depresyonu anlamak - Ece Başak Karakaş

Doğum; ailenin heyecanla beklediği bebekle ilk karşılaşması, çoğu zaman sevinç, umut ve yeni bir başlangıç duygusuyla anlatılır.

Devamını Oku
28.04.2026
Laik, demokratik ulus devlet - Selçuk Kosa

Rönesans, 1400 ve 1700 yılları arasında Avrupa halklarının sırasıyla kilise ve monarşiye karşı başlattığı bilim ve özgürlük savaşıydı ve kazanıldı.

Devamını Oku
28.04.2026
Kentler suskun - Aykurt Nuhoğlu

Siyaset, hızlı düşünmeyi ve doğru kararları zamanında alabilmeyi gerektirir.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal'in 36 saat süren Çanakkale röportajı

10 Aralık 1915 günü Çanakkale’den ayrılan Albay Mustafa Kemal, 1916’da tuğgeneraliğe terfi etti.

Devamını Oku
27.04.2026
Mustafa Kemal ve ‘Çanakkale Efsanesi’ - Hüner Tuncer

18 Mart 1915 Çanakkale Deniz Savaşı’nda yenilgiye uğratılan müttefik güçler, Çanakkale Boğazı’nı yalnızca donanma ile geçemeyeceklerini anlamıştı.

Devamını Oku
25.04.2026
Okul kapısında biriken öfke - Deniz Öztürk

Şiddet, Türkiye’de artık tekil bir davranış değil; dilde kurulan, kültürde beslenen ve kurumlarda derinleşen yapısal bir sorundur.

Devamını Oku
25.04.2026
BİÇİM, İÇERİK VE KALKINMA - Necdet Adabağ

Biçim, bir şeyin dış görünüşüdür.

Devamını Oku
25.04.2026
Şeffaflaşan baskı - Fadime Uslu

Ulusal egemenlik tam bu noktada kırılıyor: 23 Nisan’da makam koltuklarının çocuklara devredilmesi sırasında.

Devamını Oku
24.04.2026
Güç zehirlenmesi - Suna Türkoğlu

Anayasamıza göre “Devletin temel amaç ve görevleri” Türk milletinin bağımsızlığını ve bütünlüğünü, ülkenin bölünmezliğini, Cumhuriyeti ve demokrasiyi korumak, kişilerin ve toplumun refah, huzur ve mutluluğunu sağlamak; kişinin temel hak ve hürriyetlerini, sosyal hukuk devleti ve adalet ilkeleriyle bağdaşmayacak biçimde sınırlayan siyasal, ekonomik ve sosyal engelleri kaldırmaya, insanın maddi ve manevi varlığının gelişmesi için gerekli koşulları hazırlamaya çalışmak olarak; çok açık, kesin ve net bir biçimde belirlenmiştir.

Devamını Oku
24.04.2026
Egemenliğin adı: 23 Nisan - Hamza Kiye

23 Nisan 1920, yalnızca bir meclisin açıldığı tarih değildir.

Devamını Oku
23.04.2026
Vatansever olmak, ya da olmamak… - Erol Ertuğrul

Kimse vatan haini olmak istemez.

Devamını Oku
22.04.2026
Yanılsamalar ve gerçekler üzerine... - Cengiz Kuday

Politika, çoğu zaman sanıldığı gibi gerçekleri bütünüyle inkâr etmek ya da doğrudan yalan söylemek değildir.

Devamını Oku
22.04.2026
Okullardaki şiddetin çözümü - Ömer Adıgüzel

Şanlıurfa ve Kahramanmaraş’taki okullarda yaşanan silahlı eylemlerin gerekçelerine ve yapılması gerekenlere ilişkin çok farklı görüş ve çözüm önerileri elbette mümkündür.

Devamını Oku
21.04.2026
Egemenlik bölünemez - Cihangir Dumanlı

İktidar terörü bitiren hükümet olarak siyasal kazanç sağlamak amacıyla “terörsüz Türkiye” sloganı ile yeni bir açılım süreci başlatmıştır.

Devamını Oku
21.04.2026
Faturanın büyüğü buzdağının altında - Mehmet Özdağ

AKP iktidarının enerji politikaları, kamu kaynaklarının şirketlere aktarıldığı bir finansal mekanizmaya dönüştü.

Devamını Oku
20.04.2026
Çocuklar nasıl yetiştiriliyor? - Mustafa Küpçü

Çocukluk yıllarımda anımsadığım bir olaydır; Dükkân komşumuzun atölyesinden gelen feryat figan bir çocuk sesi ile irkildik.

Devamını Oku
20.04.2026
Okul saldırılarını çocuklarla konuşmak

Bazı haberler vardır, günlük yaşantımızın ortasına düşer, okur okumaz en yakınımızdakilerle paylaşma gereksinimi duyarız.

Devamını Oku
18.04.2026
Bir başka bakışla Köy Enstitüleri - Günay Güner

Geçen her yıl Köy Enstitülerinin değeri daha iyi kavranıyor, okullarımıza özlem artıyor.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyet eğitimine vurulan hançer! - İhsan Tayhani

Kuruluşunun üzerinden seksen altı yıl geçmesine karşın Köy Enstitüleri, 1940’lı yılların özgün ve çağcıl bir eğitim atılımıdır.

Devamını Oku
18.04.2026
Cumhuriyetin eğitim devrimi - Mustafa Gazalcı

Kuruluşunun 86. yılını kutladığımız Köy Enstitüleri, Türkiye Cumhuriyeti’nin en önemli eğitim devrimidir.

Devamını Oku
17.04.2026
Kimsesizlerin kimsesi eğitim kurumları - Duran Güldemir

“Bu öğretmenler köyümüze geldikten sonra bizim ne söyleyecek sözümüz kaldı, ne de gücümüz...”

Devamını Oku
17.04.2026
Bozkırın genç fidanları - Mücteba Binici

Önümde, zamanın yıpratıcı etkisinden nasibini almış, kenarları kıvrılmış, sararmış siyah-beyaz bir fotoğraf duruyor.

Devamını Oku
17.04.2026
Savaşın yeni genetiği - Cumhur Utku

Savaş tanımı ve savaşın ilkeleri bu günlerde modern ve köklü bir değişim geçirmektedir.

Devamını Oku
16.04.2026
Türkçemizi koruyalım - Erol Tuncer

Dil uzmanı değilim.

Devamını Oku
16.04.2026
Hukuk herkese lazım - Ahmet Özer

Giderek genişleyen baskı iklimi, Türkiye’yi devasa bir hapishaneye dönüştürdü.

Devamını Oku
15.04.2026
Özel emekli aylığı - Engin Ünsal

Uzun bir çalışma döneminin sonunda emeklilik kişinin huzur içinde geçim kaygısı olmadan sevdikleri ile geçireceği bir kavram olmalıdır.

Devamını Oku
15.04.2026
İran Savaşı ve Amiral Mahan - Nejat Eslen

“Tarih, denizlere hâkim olan ulusların dünyaya da hâkim olduğunu gösteren sessiz tanıktır.”

Devamını Oku
14.04.2026
İKİZKÖY: Bir memleket direnişi - Kaan Eroğuz

Sermayenin sınırsız kâr elde etme arayışı, insanlığın tüm yaşam alanlarının piyasaya açılmasına, maddi veya gayri-maddi tüm değerlerin metalaşmasına ve şirketler tarafından kamu kaynaklarının istila edilip yok edilmesine yol açar.

Devamını Oku
14.04.2026
İnsansız savaş! - Abdurrahman Bayramoğlu

ABD’nin İran’a saldırısı karşısında dünyanın üç maymunu oynaması, özellikle Birleşmiş Milletler (BM) teşkilatının ortadan kaybolması, insanlığın geleceği adına oldukça kaygı verici.

Devamını Oku
13.04.2026
Cumhuriyetçi devlet adamı - Hamdi Yaver Aktan

Hukuksuz soruşturmaların sürdüğü bir sırada, bir televizyon kanalında Cumhuriyet gazetesindeki makaleye gönderme yaptığını ve gazeteyi de izleyicilere gösterdiğini bir dostum iletmişti.

Devamını Oku
13.04.2026
Tarihin tekerrürü nereye kadar? - Av. Cem Alptekin

Türkiye’nin en çağdaş anayasasına zemin hazırlayacak olan 27 Mayıs 1960 askeri müdahalesine giden süreçte, iktidardaki Demokrat Parti’nin siyasal ve toplumsal muhalefet üzerindeki baskısını, Meclis’teki çoğunluğunu ve yargıyı da kullanarak CHP’yi kapatma noktasına taşıdığı günlerden bugüne bakınca tarihin bir anlamda tekerrür ettiğini rahatlıkla söyleyebiliriz.

Devamını Oku
11.04.2026
Bana kim ‘üstadım’ diyecek! - Hamdi Yaver Aktan

Yaklaşık 20 yıl olmuş; “üstadım” diyordu. Üstat kendisiydi.

Devamını Oku
09.04.2026
İki biraderden Trump’a ‘Amerikan rüyası’ - Tunç Soyer

Stephen Kinzer’in 2013 yılında yazdığı “Gizli Dünya Savaşları”(Destek Yay.) kitabı 2025 yılında Türkçeye çevrilerek basılmış.

Devamını Oku
09.04.2026
Halk yönetiminin yanılgı ve sorunları - Prof. Dr. Ersin Kalaycıoğlu

Siyasal yönetim hakkı ile ilgili kabuller ve varsayımlar uzun yıllardır kullanılmalarına karşın, onlarla ilgili yanlış anlamlar ortadan kalkmamaktadır.

Devamını Oku
09.04.2026