Olaylar Ve Görüşler

Yükseköğretim kurumları çöktü - Prof. Dr. Osman İNCİ

05 Mayıs 2023 Cuma

Cumhuriyet rejimi değişti ve cumhurbaşkanının aynı zamanda parti başkanı olduğu cumhurbaşkanlığı hükümet sistemi kuruldu. TBMM yetkileri sınırlandırıldı, yürütme cumhurbaşkanlığına bağlı, yargının da durumu farklı değil. Cumhurbaşkanını da yargılama yetkisinde olan Anayasa Mahkemesi’ne partili eski milletvekili ve bakan yardımcısı atandı.

REKTÖR ATAMALARI

Yükseköğretim Kurumları (YÖK), üniversiteler, TÜBİTAK, TÜBA vs. siyasi otoriteye bağlı. Üniversitelere göreceli rektör seçimleri 2016’da kaldırıldı, yetmedi 2018 Temmuz-Ekim arasında 4 kez daha değiştirildi, bir değişikliğin süresi 6 gün, belirli kişi atandı ve tekrar değiştirildi. Tek yetkili cumhurbaşkanı. Bir-iki aylık profesörler rektör atanmakta.  

 Bilimsel değerler çökünce bilim insanlarının yeni arayışları doğaldır. Yurtdışına gidiş de bir arayıştır. Son yıllarda yurtdışına gidenlerin yüzde 15.5 kadarı iyi eğitimli, yüksek lisans veya doktoralı, yabancı dil bilen(ler) “beyaz yakalılar”. Türkiye’yi terk eden akademisyen sayısı 12 bin kişi. “Akademik beyin göçü” yükseköğretimi vasatın da altına indirecektir. Bilimsel değerlendirme yapan uluslararası kurumların verilerine göre Türk üniversitelerinin bilimsel performansı hızla düşmekte.

Yurtdışına gitmek için başvuran doktor sayısı 2012’de  59 iken 2022 yılında 2 bin 685 kişi (20 tıp fakültesinin bir yılda mezun ettiği hekim sayısından fazla) ve çoğunluğu donanımlı, nitelikli, kendilerini iyi yetiştirenler. Yine yurtdışına giden yazılımcı sayısı toplam 100 bin üzerinde. İbni Sina “Bilim ve sanat saygınlık görmediği toplumu terk eder” derken ne kadar ileri görüşlüymüş?

Dünyada “teknoloji devrimi” sürerken bizim çoğu üniversitemizde bilimsel değerlerden eser kalmadı. “Hazreti Nuh cep telefonu ile görüştü”, “Tıp insanlarının üfürükçülerle çalışması şizofreni tedavisi için daha faydalıdır”, “Google’ı ilk icat eden Sultan Abdülhamit’tir”,  “Deve sidiği şifadır”, “Erkeklerin çift eşliliği meşrudur”, “...rüyamda Allah’ı, peygamberi, Kâbe’yi gördüm”, “Üniversiteler fuhuş evidir” diyenlerle mi teknolojik atılım yapacağız? Hatta “Ben her zaman cahil halkın ferasetine güveniyorum... Türkiye’nin okumuş kesimi, profesörlerden başlayarak geriye doğru en tehlikeli olanlar üniversite mezunları...” diyen rektör yardımcısı mı?  Bazı TÜBA üyelerinin uluslararası yayını yok. TÜBİTAK tarafından reddedilen, değerlendirilmeyen 3 proje dünya birincisi oldu.  TÜBİTAK’ın destek verdiği projelerden bazıları: “İhram giyip tavaf eden hacı robot”, “Papaz eriğini imam eriğine çevirme projesi”, “Tillo evliyalarının kerametleri.” 

BİLİM VE TEKNOLOJİ

Bilim kurumlarının amaçlarından en önemlisi bilimsel bilgi üretmek ve toplumsal yarara dönüştürmektir. Bilimsel çöküşten kurtulmak, teknolojik gelişimi sağlamak için üniversite değerlerine sahip çıkmamız vazgeçilmezdir. Öncelik akademisyenlere güvenli çalışma ortam sağlanmalı ve bilimsel araştırma projelerine destek verilmeli. Bilim ve teknoloji gelişmedikçe sanayide, endüstri ve tarımda üretim yapılamaz, çağdaş dünyaya entegre olunamaz. 

Yükseköğretimi niteliksiz kalabalıktan kurtarmalıyız. Tüm akademik kadrolar somut verilerle yeniden değerlendirilmeli, öğretim üyesi yetiştirme programları yaygınlaştırılmalı,  Yükseköğretim planlamasında yeni bir felsefe ve yaklaşım gereklidir. Yeni “üniversite reformu” kaçınılmaz olmuştur.

PROF. DR. OSMAN İNCİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları