Olayların Ardındaki Gerçek

ABD’de Neler Oluyor?

08 Ocak 2021 Cuma

ABD için tüm dünyadaki siyaset bilimi ders kitaplarına girmiş olan bir tanımlama vardır:

“En genç cumhuriyet, en eski demokrasi...”

Aslında bu slogan ya da yargı hatalı da değildir.

ABD, bilindiği gibi 4 Temmuz 1776’da kuruldu. Federal devletin anayasası da 1787’de kabul edildi ve 1790’da yürürlüğe girdi.

Buna göre ABD, 245 yıllık bir devlet ve 231 yıllık anayasaya dayalı bir demokrasidir. ABD, kuvvetler ayrılığı ilkesine tam olarak dayanan ve 231 yıldır en etkin biçimde uygulanan bir anayasal demokrasidir.

ABD Anayasası, temel haklar, vicdan, basın, gösteri, toplanma özgürlüklerinin korunması yönünde tartışmasız ilkeler taşımaktadır. ABD, siyasal iktidarın sınırlandırılması yönünde, katı kuvvetler ayrılığı ilkesinin uygulandığı bir anayasal devlettir.

Kanunların anayasa açısından yargı denetimi ilk kez ABD’de uygulandı. 1803 yılında ünlü Marbury/Madison davası nedeniyle kanunların anayasaya uygunluğunun denetimi ve anayasaya aykırı bir yasanın iptal edilmesi dünyada ilk kez gerçekleşti.

Bu çok önemli uygulamaya Avrupa devletleri ancak 2. Dünya Savaşı sonrası kabul ettikleri anayasalarla kavuşabildi. Bu durumda, ABD’de Anayasa Mahkemesi ve kanunların anayasal denetimi 218 yıldır uygulanırken, Avrupa’da bu önemli demokrasi kurumu ancak 70 yıldır uygulanabilmektedir.

Erkler ayrımının kesin ve katı bir biçimde uygulandığı Amerikan sistemi bütün dünyada, özgürlüklerin ve demokratik ilkelerin korunarak uygulandığı bir sistem olarak kabul edilmektedir. ABD’nin 1790 tarihli anayasası o günden bugüne ufak değişiklerle tartışmasız uygulanmaktadır.

Ancak Trump, Kasım 2020’de yapılan seçim sonuçlarını bir türlü kabul etmiyor, baskı yapıyor ve bu konuda adeta savaş açmış bulunuyor.

Çarşamba günü Beyaz Saray önünde sıkı güvenlik önlemleri altında gerçekleşen mitingde yaptığı konuşma kışkırtıcı unsurlar taşıyordu.

Trump, kaybetmeyi hazmedemeyen bir iş insanı gibi hareket ediyor. Sonunda görülmemiş bir olay yaşandı. Kızgın Trump yandaşları ABD Meclisi’ne yürüdüler ve meclisi bastılar.

Bir yanda iş insanı mantığı, öte yanda 220 yıllık demokratik ilkeler. Bir yanda “Ben iktidarı bırakmam” zihniyeti, öte yanda anayasa ilkeleri...

Dikkatle izlenmesi gereken son derece önemli bir hareketle karşı karşıyayız. Trump bütün dünyada seçimi kaybettiği halde iktidarı bırakmak istemeyen siyasetçilere örnek olabilir mi?

Amerika’nın 200 yıllık demokrasi geleneği ne yapacaktır?

Kuşkusuz Cumhuriyet gazetesi bu konudaki gelişmeleri yansız bir biçimde duyuracaktır.


Yazarın Son Yazıları

Bilim, ekonomi ve sloganlar 27 Aralık 2020
Taciz Olayı 7 Aralık 2020
Hukuk, Reform ve Tehdit 21 Kasım 2020
Kafkaslar’da Savaş 1 Ekim 2020
Doğu Akdeniz Isınıyor 30 Ağustos 2020