Dalgalara karşı
Öner Yağcı
Son Köşe Yazıları

Dalgalara karşı

04.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Öncesinden başlayarak Birinci Dünya Savaşı’nı içeren, sonrasında da devam eden emperyalizmin birinci dalga saldırısı, “Hasta Adam” olarak nitelenen, kapitülasyonlarla çökertilen, Düyunu Umumiye’nin insafına terk edilen Osmanlı İmparatorluğu’na son darbeyi vurmayı, topraklarını paylaşmayı amaçlıyordu.

Üçlü Anlaşma’yla, Mondros’la, Sevr’le süren bu dalga, Mustafa Kemal’in önderliğinde yurtsever, kararlı bir direnişin, örgütlenmenin Kuvayı Milliye, Ulusal Kurtuluş Savaşı, Lozan’la noktalanan, Doğu’nun mazlum uluslarına yol gösterici bir politikayı da yaratan bir zaferle taçlanarak Türkiye Cumhuriyeti’nin doğmasıyla durduruldu.

İKİNCİ DALGA: 1940’LARDAN SONRA

Yine öncesinden başlayarak İkinci Dünya Savaşı’nı içine alan, sonrasında devam eden emperyalizmin ikinci dalga saldırısı, bağımsızlıkçılığın ateşini yakan ve saltanatla hilafeti kaldırarak kendini var eden genç Cumhuriyetin kararlı politikalarının yerine kararsızlığın, kendine güvenmeyişin, dış güçlere bel bağlayışın egemen olduğu politikaların izlenmesi dönemine denk düştü.

Bu dalga sırasında, geleceğimizin savaşsız teslim alınışının ön adımları atılmaya başlandı.

İkili antlaşmalar ve dış borç tuzağıyla gelen yeni politikalar, Cumhuriyetin kişilikli insanlar ve yurttaş bilinciyle donanmış bir toplum yaratma atılımlarını duraklattı.

Soğuk Savaş’la örtüşen, ABD’nin Yeşil Kuşak gibi teori ve uygulamalarının baş tacı edildiği bu dönemde, genç Cumhuriyetin yetiştirdiği ilk kuşaklar, yaşamın her alanındaki direnişleriyle emperyalist amaçların gerçekleşmesinin önüne her şeye karşın duvar örmeyi başardı.

ÜÇÜNCÜ DALGA: 1980’LERDEN BUGÜNE

1980’lerin başından itibaren ilk soluk alışları duyulan, 1990’ların başında Sovyetler Birliği’nin çöküşüyle ivme kazanan, Ilımlı İslam, Yeni Dünya Düzeni, Büyük Ortadoğu Projesi dayatmalarında kendini bulan üçüncü dalga saldırısını göğüslemeye çalışıyoruz yeni yüzyılda.

Bu dalgada emperyalizm, insanlığın değerlerinin yerine mistisizmle, gizemle, sanallıkla, magazinle süslenmiş tüketim değerlerini yerleştiriyor.

Bunu yaparken en büyük desteği, iletişimin büyük olanaklarından, medyanın etkileme gücünden, başından beri var olan işbirlikçilerine kattığı yeni işbirlikçi ordusundan alıyor.

GERÇEĞİ GÖRMEK

Var oluşunu laik Cumhuriyetin yıkılışında bulan ve yıllardır emperyalizmce beslenen dinci akımlar siyasal iktidarda.

Demokratikleşme, özgürleşme projesi olarak dayatılan AB rüyasıyla liberalleştirilen aydınların kendi yurduna düşmanlığa kadar uzanan sözde enternasyonalist politikalarının desteği var.

Toplumsal kimliğimizdeki postmodernist egemenliği sağlayan medyatik yeni aydın türü etkili.

Değer çürümesinin köleleştirdiği insanlar, ekonomik çaresizlik içinde, çıkar nedeniyle ya da öte dünya düşleriyle ideolojik olarak mistikleştirilmiş bir yaşamı benimsemiş.

Bu gerçekler, yeni bir büyük dalga ile karşı karşıya olduğumuzun, üçüncü dalga saldırısının Üçüncü Dünya Savaşı olmaksızın yurdumuzu sardığının kanıtıdır.

SARSILIYORUZ AMA...

Sarsılıyoruz ama ne yapılması gerektiğini yakın tarihimizden, Atatürk’ten biliyoruz.

“Biz, Batı emperyalistlerine karşı yalnız kurtuluş ve bağımsızlığımızı korumakla yetinmiyoruz. Aynı zamanda, Batı emperyalistlerinin, güçleri ve bilinen araçlarıyla, Türk milletini, emperyalizme araç olarak kullanmak istemelerine engel oluyoruz. Bununla, bütün insanlığa hizmet ettiğimize inanıyoruz.”

Bertolt Brecht’in dediği gibi:

“Bize öyle geliyor ki karşı çıkmak en iyisi/ Ve en küçük bir sevinçten bile vazgeçmemek/ Ve kovmak yeryüzünden acıyı yaratanları/ Ve sonunda yaşanır hale getirmek dünyayı.”

Yazarın Son Yazıları

Şeytanla anlaşma

Al Pacino, Keanu Reeves, Charlize Theron’un oynadığı Şeytanın Avukatı, Andrew Neiderman’ın gerilim romanından uyarlanan 1997 yapımı bir filmdi.

Devamını Oku
27.06.2026
Yürüyüş


Yürüyüş deyince aklıma ilk Spartaküs geliyor...

Devamını Oku
20.06.2026
Yurtseverlik sevdadır

Doğanın sunduğu zenginliklerin, insanlığın uzun uğraşlarla kazandığı değerlerin yaşadığı topraklarda da çiçeklenmesini ister yurdunu seven.

Devamını Oku
13.06.2026
Kötülük gibi umut ve cesaret de bulaşıcıdır



Emperyalist projenin, Türkiye’yi, stratejik potansiyelinin bir ulus olarak dağılma sürecine kadar kullanmak olduğu yetkili ağızlarca birçok kez söylendi.
Yaşadığımız budur.


Devamını Oku
06.06.2026
İnsana yakışan

Yaşadıklarımız; Osman Selim Kocahanoğlu’nun deyişiyle “tarihin doğurduğu adam”ın emanet ettiği Türkiye Cumhuriyeti’nin yok edilmesini de içeren haritanın gerçekleşmesi adımlarıdır.

Devamını Oku
30.05.2026
İki dost aydına armağan kitap

47 yıllık öğretmenliğine yarım yüzyıl boyunca gazete ve dergilerde yazılar; yurdun pek çok yerinde konferanslar, sunumlar, radyo ve TV programları, dergi yöneticilikleri ve sayısı 50’ye ulaşan kitap ekledi Ahmet Özer (d.1946). Ayrı Beraberlikler, Günle Dokunan, Gecenin Kanayan Yerinden, Söyle Yüzüm Tanığımsın, Aşklar Yedeğinde Ömrümüzün, Aşkın Taçyaprağı, Sözümüz Vardı, Bir Şehrin Boynundayız, Kardeş Yağmurlar, Suları Çekilen Nehir, Denizin Sesiyle, Ne Zaman Nerdeyiz ve Mordoğan (toplu şiirler) adlı şiir kitaplarına imza attı.

Devamını Oku
23.05.2026