Cumhuriyet’in 100. yılı
Örsan K. Öymen
Son Köşe Yazıları

Cumhuriyet’in 100. yılı

06.05.2024 04:00
Güncellenme:
Takip Et:

Cumhuriyet gazetesi 7 Mayıs 2024 tarihinde kuruluşunun 100. yılını kutlayacak. Cumhuriyet gazetesi aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti’nin hafızasıyla ve ilkeleriyle özdeşleşmiş bir gazetedir. Cumhuriyet gazetesi herhangi bir gazete değildir.

Türkiye’nin en köklü, saygın, ciddi ve ayrıcalıklı gazetesi olan Cumhuriyet bu özelliğini büyük bedeller ödeyerek kazanmıştır. Cumhuriyet, reklam ve pazarlama teknikleriyle ve yüksek tirajla değil, ilkeleriyle ve eylemleriyle bugünlere gelmiştir.

Cumhuriyet gazetesi, Kurtuluş Savaşı’nın lideri ve Türkiye Cumhuriyeti’nin kurucusu Mustafa Kemal Atatürk’ün Aydınlanma Devrimlerine bir asır boyunca sahip çıkmayı başarmış ve bu ilkelerin açılımlarını okurlarına aktarmış bir yayın organıdır.

Yunus Nadi, Nadir Nadi, İlhan Selçuk, Uğur Mumcu, Ali Sirmen, Oktay Akbal, Melih Cevdet Anday, Hıfzı Veldet Velidedeoğlu, Server Tanilli, Ahmet Taner Kışlalı, Mümtaz Soysal, Muammer Aksoy, Bahriye Üçok gibi yazarlar, sadece köşe yazıları yazmakla kalmamış, yazılarıyla Türkiye’nin Aydınlanma hareketine ve entelektüel yaşamına büyük katkılar sağlamışlardır.

Cumhuriyet gazetesinin yazarları, Türkiye Cumhuriyeti’nin Aydınlanma Devrimlerine sahip çıktıkları için, hapislere girmiştir, tutuklanmıştır, gözaltına alınmıştır, işkence görmüştür, öldürülmüştür, alçak ve aşağılık suikastların kurbanı olmuştur.

***

Medyanın büyük ölçüde AKP’nin teokratik diktatörlük rejiminin propaganda aygıtı haline dönüştüğü bir dönemde, Cumhuriyet gazetesinin onurlu, namuslu ve şerefli bir biçimde ayakta kalması ve 100. yılına girmiş olması, medya tarihinde başlı başına önemli bir olaydır.

12 Eylül askeri darbesinden sonra defalarca, gazetenin ilkelerini ve yayın politikasını benimsemeyen odaklar tarafından işgal edilen Cumhuriyet gazetesi, bu operasyonları da bertaraf etmeyi başarmıştır.

“İkinci cumhuriyetçi” ve neoliberal odaklar, siyaseti, din, mezhep, etnik kimlik ve sermaye fetişizmine indirgeyen çevreler, Atatürk’ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi’nde gerçekleştirmeye çalıştıkları operasyonu, Cumhuriyet gazetesinde de gerçekleştirmeye çalıştılar.

Aynı zamanda Türkiye Cumhuriyeti anayasasının temel ilkelerinde de açılımları olan cumhuriyetçilik, halkçılık, devletçilik, laiklik, ulusçuluk, devrimcilik ilkeleri, Aydınlanma Devrimlerinin temel ilkeleri olarak, Cumhuriyet gazetesinin meşalesi olmuştur.

Cumhuriyet gazetesi habercilik ve olguların halka aktarılması konusunda da medya tarihindeki öncü yayın organlarından birisi olmuştur. Cumhuriyet gazetesinin muhabirleri onlarca yıl zor koşullar altında, siyaset, ekonomi, sosyal yaşam, bilim, kültür, sanat, eğitim, sağlık, spor gibi alanlarda Türkiye’de ve dünyada olup bitenleri halka aktarmak için büyük bir mücadele vermişlerdir.

 

***

Cumhuriyet, halk egemenliğine dayalı yönetim biçimi anlamına gelmektedir. Cumhuriyet bu anlamda demokrasi kavramıyla özdeştir. Arapça’dan gelen “Cumhur” terimi de antik Yunanca’dan gelen “Demos” terimi de halk anlamına gelmektedir.

Cumhuriyet gazetesi de adını, bir yönetim biçimi olan cumhuriyet kavramından almıştır.

Halkın egemenliğine dayalı bir yönetim biçiminin var olabilmesi için belli başlı koşulların gerçekleşmesi gerekmektedir. Çok partili serbest seçimli parlamenter sistem; yasama, yürütme, yargı arasında güçler ayrılığı; düşünceyi ifade, yayın, medya ve örgütlenme özgürlüğü; laiklik; ekonomik ve sosyal adalet; nitelikli temel bir eğitim seviyesi bu koşulların içinde yer alırlar.

Bu koşulların birisi veya birden fazlası değil, hepsi birden ve tamamı yerine gelirse, halk yönetimde egemen olur ve halkın egemenliği sağlanmış olur.

Bu koşulların sağlanmaması durumunda, monarşi, oligarşi, teokrasi gibi cumhuriyetle ve demokrasiyle uzaktan yakından ilgisi olmayan düzenler kurulur.

Cumhuriyet gazetesi, hem bir medya organı olarak işlevi, hem de savunduğu ilkeler nedeniyle, cumhuriyet rejiminin oluşmasına en büyük katkıyı sağlayan kurumlardan birisidir.

Yazarın Son Yazıları

CHP’nin bölünmesi

CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun hukuka aykırı biçimde üniversite diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanmasından sonra, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in de hukuka aykırı biçimde görevden alınmasıyla gerçekleşen darbe, CHP’nin bölünüp bölünmemesi sorununu da beraberinde getirdi.

Devamını Oku
01.06.2026
Ahlak nedir?

Türkiye’deki sorunların temelinde ahlakın ne olduğunun bilinmemesi yatmaktadır

Devamını Oku
30.05.2026
Mutlak emperyalizm

Hukuk ters yüz edilerek, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı Ekrem İmamoğlu’nun diplomasının iptal edilmesi ve tutuklanması da, CHP Genel Başkanı Özgür Özel’in “mutlak butlan kararıyla” görevden alınıp yerine CHP eski genel başkanı Kemal Kılıçdaroğlu’nun getirilmesi de, emperyalizmin bir operasyonu ve projesidir.

Devamını Oku
25.05.2026
Mutlak ahlaksızlık

AKP “hükümetinin” kurduğu diktatörlük rejimi, geçtiğimiz yıl, CHP’nin cumhurbaşkanı adayı ve İstanbul Büyükşehir Belediye Başkanı Ekrem İmamoğlu’nun üniversite diplomasını iptal ederek ve kendisini tutuklayarak, vatandaşların seçme ve seçilme hakkını gasp etti.

Devamını Oku
23.05.2026
ABD ve Çin

ABD yönetimlerinin sergilediği emperyalizme karşı mücadele, Türkiye’deki bazı çevrelerde, bir antiemperyalizm mücadelesi olmaktan çıkıp, ABD karşıtlığına, anti Amerikancılığa, ABD’ye ait olan her şeye toptan karşı çıkmaya evrilmiş durumdadır.

Devamını Oku
18.05.2026
Nazilerin iktidarı

Almanya’da Adolf Hitler’in öncülüğündeki Nazilerin serbest ve özgür seçimlerle nasıl iktidara geldiği, hem Almanya’nın hem de dünyanın yakın tarihinin anlaşılması ve her ülkede geleceğe yönelik önlem alınması açısından son derece önemlidir.

Devamını Oku
16.05.2026