Mavi Yeşil Direniş

02 Kasım 2015 Pazartesi

Küresel sistem, insan kadar doğayı ve diğer canlıları da sömürüyor.
İnsanlığın engellenemez tüketim talebi, katlanarak çığ gibi büyüyor.
Uygarlık, sözüm ona endüstriyalizmle gelişiyor, zenginlik arttıkça mutluluk büyüyor.
Oysa kapitalist-emperyalist sistem, özünde insan ve doğa düşmanıdır.
Yürütülen sistem, gelişme, büyüme, gereksiz tüketim anlayışı değişmezse, bu hem insanlığın, hem doğanın hem de tüm canlıların sonu olacak.
Dünya kendi kendini kemiriyor...

***

Ülkemizde insan ve doğa sömürüsü özellikle son yıllarda katmerlendi.
Piyasacı, sermayeci AKP iktidarı çevreyi, doğayı, ekolojik değerleri talan etti.
Suları çaldılar, dereleri boğdular, dağları delik deşik ettiler, ormanları kestiler, nehirler, göller, denizler, topraklar, soluk aldığımız hava kirlendi...
Tüm canlıların yaşam alanı bozuldu.
Mavi ve yeşil kirletildi.
Enerji adına, gelişim adına yanlış HES, RES, termik santral, nükleer santral, gereksiz otoyol ve yapılaşma projeleriyle bugünümüz karartıldı.
Yarınımız da, gelecek kuşaklar da harcandı.
Yediğimiz içtiğimiz belli değil, GDO’lu ürünlerle, katkı maddeleri ve kimyasallarla kanser oluyoruz.
Kentler çekilmez hale geldi. Doğal yaşam alanları, korunması gereken hassas özel çevreler bile yağmalandı.

***

Oysa yaşamın döngüsü tüm canlılarla, doğayla birlikte sağlanıyor. Tarih ve doğanın bilincine varan insan, o dinginlikte doğayla barışık, yaşarken çıktığı iç yolculukta kendini tanıyor.
Ekosistemde, insan, hayvan, bitki ve var oldukları halde göremediğimiz küçük canlılar, cansız elementler birbirleriyle sıkı sıkıya bağlı...

***

Peki ne yapmalı?
Bu talancı, yağmacı, yaşamı karartan anlayışa, iktidara karşı direnmeli, her türden mücadele etmeli.
Son yıllarda insan, çevre, doğa, ekoloji yıkımına karşı direniş büyüyor.
Çevre ve ekoloji hareketleri gelişiyor, doğa koruma bilinci artıyor.
AKP iktidarının ülkenin dört bir yanında sürdürdüğü çevre katliamlarına karşı direniş yükseliyor.
İnsanlar yaşam alanlarına sahip çıkıyor.
Çevre mücadelesi giderek daha geniş bir politik alan buluyor.
Talancı, yağmacı iktidarlara karşı direnişin yolu da bilgilenmek, dayanışmak ve eylemden geçiyor.
Son yıllarda artan bu duyarlılık yaşamın tüm alanlarına yansıyor.
Özellikle Karadeniz, Ege ve Akdeniz’de önemli çevre eylemleri gerçekleşti.
Sosyal medyada çığ gibi büyüyen gruplar, platformlar, etkinlikler bu yıkıma karşı önemli kazanımlar sağladı.
Örneğin daha 10 ay önce Facebook’ta kurduğum MAVİ YEŞİL DİRENİŞ grubunun üye sayısı, 4 bin 400’e ulaştı.
Bu sayfada ülke çapında çevre ihllalleri, etkinlikler, eylemler, direnişler yer aldı. İnsanlar bilgilendi, tepkilerini gösterdi, eyleme geçti. Dayanışma gerçekleşti.
Bu dayanışmanın, katılımın daha da artması, kuşkusuz yıkıcılara karşı mücadelede etken olacak.
Betonları patlatan incir ağacı, kayaların yarıklarından yükselen çam ağacı gibi direnmek gerekiyor.
Yaşamak direnmektir çünkü...  


Yazarın Son Yazıları

Yaşasın Cumhuriyet 1 Ocak 2016
Sesler kısılırken... 25 Aralık 2015
Sahipsiz Saip Köyü... 7 Aralık 2015
Rüzgârgülleri... 4 Aralık 2015
Karizmanın sınırı!.. 30 Kasım 2015
Adım adım uçuruma!.. 27 Kasım 2015
Korkunç gerçeğe doğru 23 Kasım 2015
Canavarı kim yarattı? 16 Kasım 2015
Sahici olmak... 9 Kasım 2015
Mavi Yeşil Direniş 2 Kasım 2015