‘Elimi kes...’

10 Şubat 2023 Cuma

Depremin Hatay ve İskenderun’u kapsadığını öğrenince hemen aklımıza yıllardır bu ilçede Cumhuriyet’in muhabirliğini yapan Akın Bodur’u aramak geldi. İletişim kuramadık. 

Depremin üzerinden 48 saat geçmeden bölgeye ulaştık. Bir yandan yaşananları haberleştirirken bir yandan da Akın’ın izini sürdük ve bulduk. Akın’ın öyküsü, aslında tüm depremzedelerin ve deprem bölgesinin sorununu ortaya koyuyor. Kendisinden dinlediklerimizin özetini aktaralım.

Deneyimli muhabirimiz, depreme annesiyle birlikte evinde yakalanıyor. Yaşadıkları apartman çöküyor. Akın’ın ağabeyi, eşi ve çocuklarının durumunu sağlama alınca kardeşinin ve annesinin yaşadığı eve koşuyor, acı gerçekle karşılaşıyor. Anne enkaz altında yaşamını yitirmiş, Akın ise yaralı.

Akın her şeyi saat saat anımsıyor. Kendi olanaklarıyla enkazdan çıkamayacağını anlıyor. Akın’ın sol eli enkaza çok kötü şekilde sıkışmış ve aynı koluna, dirsek altında bir demir saplanmış. Bu halde 8 saat enkazdan çıkarılması için çaba gösteriliyor. Ancak Akın’ın durumunda çok sayıda kişi var ve uzman bir yardım ulaşmıyor.

Saatler ilerledikçe enkazdan kurtulma şansının olmadığını anlayan Akın, bir istekte bulunuyor: “Elimi bilekten kes ağabey...”

Bu kolay verilecek bir karar değil. Kaldı ki ağabeyin de kesmesi bir o kadar zor. Sonuçta ağabeyi, Akın’ın elini bileğinden kesiyor. Kalan kısmını enkazdan kurtaran Akın, hastaneye götürülüyor. Demir saplanması nedeniyle bilekten kesik olan kolun durumu da parlak değil. Akın ameliyat edilerek sol kolu dirsekten kesiliyor.

Hastanedeki ameliyatı tamamlanınca sorun bitmiyor. Çünkü deprem, İskenderun Devlet Hastanesi’ni de büyük oranda kullanılamaz hale getirmiş. 6 Şubat gününe ilişkin hastanede hiçbir kayıt yok. Kim yaralı, kim hastaneye geldi, bilinmiyor. Akın’a ilişkin bir kayıt da bulamadık. Kayıtlar 7 Şubat’tan sonra tek bir bilgisayarda tutulmaya başlanmış. Çünkü bilgisayar sistemi çökmüş.

YARALI VE YALNIZ

Akın’ın İskenderun’daki ameliyatının ardından başka bir hastaneye sevk edilmesi gerekiyor. Akın, birilerine haber vermek istiyor, sağlık personeli telefon numarası talep ediyor. Ancak veremiyor çünkü tüm numaralar telefonunda. Ağabeyi de Akın’la ilgilenemiyor çünkü annesinin enkazdan çıkarılması ve cenaze işlemlerinin yapılması gerekiyor.

Akın’ın biri hemşire iki kız kardeşi Gaziantep’te yaşıyor. Onlar da depremden sonra İskenderun’a yola çıkıyor. Akın, ambulansı 2.5 saat bekletiyor. Fakat görevliler daha fazla beklemeden yola çıkıyor. İskenderun’a varan iki kız kardeş, bizim karşılaştığımız yanıtlarla karşılaşıyor. En yakın sağlam hastaneden başlayarak aramaya koyuluyorlar. Sonunda Akın’ı Dörtyol Devlet Hastanesi’nde buluyorlar.

Biz de Akın’ın Dörtyol’da olduğunu öğrenince bu ilçeye doğru yola çıktık.

‘SİZ ARAYACAKSINIZ...’

Bölgeye yakın olmasına karşın depremden çok az etkilenmiş bu ilçe. Ancak hastanede oluşan karmaşa giderilememiş. Bilgisayar sistemi bu hastanede de çökmüş. İki yere sorduktan sonra Akın’ın hastanede olduğunu öğrendik. Bilgisayara bakan kadın görevli, “Hastanede ancak hangi katta, nerede olduğunu bilmiyoruz. Tek tek bakacaksınız” diye bilgi verdi. Hastane 13 kat. Muhabirimiz Sefa Uyar ile birinci kattan başladık ve şansımız yaver gitti. Dördüncü kat, ortopedi. Henüz ameliyattan çıkan Akın’a 56 saatlik arama sonunda ulaştık. Akın sol bacağından başarılı bir ameliyat geçirmişti. Sol kolunu gösterdi, “Ben artık yarım biriyim” dedi. Annesini kaybetiğini söylerken gözleri doldu.

Biz onu bulmuştuk ama onun aklı çalıştığı İskenderun Ses gazetesinin sahiplerindeydi. Onlara ilişkin bilgiler, bizim son iki günde Akın’a ilişkin öğrendiklerimiz gibi, buğulu bir camda silinmek üzere olan yazılar gibi belirsizdi.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yalanın ekonomisi 12 Temmuz 2024
Nasıl bir Türkiye? 28 Haziran 2024

Günün Köşe Yazıları