Şanlıurfa’dan ses nasıl geliyor?

02 Aralık 2022 Cuma

Geçen hafta Şanlıurfa’da CHP Doğu Masası’nın çalışmalarını izledik. CHP Genel Başkan Yardımcısı Oğuz Kaan Salıcı ve parti meclisi üyesi Devrim Barış Çelik bölgedeki partililerle üç güne yayılan bir görüşme trafiği yaşadı. Suriye sınırındaki Akçakale’den Birecik’e kadar CHP tabanını gözlemleme şansımız oldu. Salıcı ve Çelik’in çabalarının işe yaradığını katılımlardan ve partililerin heyecanından anlamak olanaklı. Kent merkezinde CHP’li olan kamuoyu önderlerini de dinledik. Şanlıurfa’da CHP’nin bu kadar nitelikli bir tabanı olduğunu önceden kestirmek zordu. Bir gözlemimiz de şu: Sahadaki benzer siyasi çalışmalara CHP hasret kalmış. Sürdürülmesi partinin üye sayısına yansımaya başlamış, sandığa da mutlaka yansır.

Biz asıl Şanlıurfa’da yaşanan diğer olumsuzluklara dikkat çekmeye çalışacağız. 1980’li yıllarda bölgede yaşanan kuraklık ve su kıtlığı sinemanın konusu da olmuştu. Yavuz Turgul’un senaryosunu yazdığı, Nesli Çölgeçen’in yönettiği Züğürt Ağa filmi, Türk sinema tarihine de girdi. Özal ve Demirel hükümetlerinin en çok keyifle bahsettikleri konu GAP’tı. Özal’ın televizyonlardaki “İcraatın İçinden” konuşmalarının başlangıç görüntülerini de bu proje kapsamındaki barajlar oluştururdu. Türkiye bu projeye büyük kaynaklar harcadı. Barajlar, su tünelleri, kanallar. Fırat’ın üzerinde baraj yapacak uygun yer kalmadı. Barajlarda tutulan su tarlalara akmaya başladı.

Gelin görün ki sorunlar bitmediği gibi ciddi eksiklikler yaşanıyor, yeni yeni sorunlar oluşmaya başlamış.

Sorunların biri kanallar. Bazı kanallar yapılmış, yan kanallardan tarlalara kadar su akıyor. Bazı ana kanalların yan kanalları yapılmamış. Bazı ana ve yan kanallar yıllardır tamamlanmasına karşın su verilmiyormuş. Bazı bölgelere de hiç kanal yapılmamış. Bölgede yılda iki ürün hasadı yapılabiliyor. Su verilmeyen ve kanal yapılmayan tarlalar bu olanaktan yoksun. Ancak su gelen bölgelerde ise yöresel deyimle toprak “cılk” olmuş. Aşırı sulama öyle bir boyuta ulaşmış ki Suruçlu Mahmut Yavuz, “Bizim çocukluğumuzda toprağı 200 metre kazar su bulamazdık. Şimdi elimizle kazıyınca su çıkıyor” diyor.

Çiftçi Çetin Hayırlı, “Herkes vahşi sulama yapıyor. Diğer yöntemler pahalı, devlet desteği yok” diyor. Plansızlık ve öngörüsüzlük toprağın tuzlanmasına ve verimin düşmesine yol açıyor. Tarım arazileri yapılaşmaya açılmış. Aşırı sulama bina temellerinden su çıkmasına ve “drenaj” sorununa yol açmış. Suya aç topraklar, suyu kusma noktasına gelmiş.

Bir başka sorun Birecik’te. Ticaret ve Sanayi Odası Başkanı Sadettin Bilgin, elimize bir dosya tutuşturdu. Dosyanın üzerinde Ulaştırma Bakanı Adil Karaismailoğlu’ndan yazılmış yazı var. “...Birecik, Halfeti, Bozova yolu üzerinde bulunan Kelaynak-Bağlar yolu üzerinde kayaların tıraşlanması ve gerekli çalışmaların yapılması konusunda dilekçemizi 4-5 yıldır bütün kurumlara yazarak bilgilerinize sunulmuştur” diyor.

Her hafta cumhurbaşkanının katılımıyla yollar, köprüler, geçitler toplu açılışlarla açılıyor. Ancak Kelaynak yoluyla yıllardır ilgilenen yok.

Bizim kulaklarımıza Şanlıurfa’dan ses böyle geliyor. 



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yalanın ekonomisi 12 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları