Suriye’nin maliyeti yükseliyor

25 Kasım 2022 Cuma

Dönüp dönüp aynı sorunu yeniden yaşıyoruz: Suriye’deki istikrarsızlık sınırlarımız boyunca her türlü sorunu üretiyordu. İnsan kaçakçılığı, terör faaliyetleri, radikal örgütlerin sızması... Kentlerimizdeki Suriyeliler üzerinden gelişen sorun, yabancıların ülkelerine gönderilmesini temel politika olarak belirleyen bir parti kurulmasını bile sağladı.

ABD’nin bölgeye müdahalesi nedeniyle Ortadoğu altüst olmuş durumda. Türkiye’nin güney sınırlarının tamamı karmaşaya, kaosa komşu.

İstikrarsızlık üreten Irak ve Suriye’de çıkarı olan ilk üç ülkeyi; ABD, Rusya ve İran olarak sıralarsak neyle karşı karşıya olduğumuz daha da netleşir. Zaman zaman ülkemizdeki Suriyeliler, zaman zaman da bu ülke ile sınırlarımızda yaşanan olaylarla bu konu gündeme geliyor. Gündem yine Suriye. Bu sefer de İstanbul İstiklal Caddesi’ndeki terör saldırısı nedeniyle tartışıyoruz.

“Teröristler nasıl gözden kaçtı, zaaf mı var?” Bu soru herkesin kafasında... Türk güvenlik güçleri, terör örgütünün en geniş anlamda taraftar ve militanlarını izliyor. Bu gruplarda bir hareketlilik olsa gözden kaçması zor. Son eylemi gerçekleştiren ve tutuklananlara bakınca bir özellik dikkat çekiyor. Bir iki isim hariç neredeyse hepsi ülke dışından. Yani terör örgütünün bilinen kadrolarının dışından olma olasılıkları yüksek. Bu Türkiye’ye yönelik yeni riskleri, güvenlik maliyetlerini gündeme getiriyor.

Türkiye’nin Suriye sınırı, alınan bütün önlemlere karşın beklenmedik sızmalara açık. İstiklal Caddesi’ndeki saldırıyı gerçekleştirenlerin Türkiye’ye giriş güzergâhı bunu açıkça ortaya koyuyor. Ne yapılacak? Sınırları daha güvenli hale getirmek için yeni harcamalar, yatırımlar mı yapılacak? Yoksa Türkiye’ye sızmayı deneyecek gruplar Suriye’nin kuzeyinde belirlenip orada mı engellenecek? Bu uygulamalar ne kadar amacına ulaşacak ve sızmaları engelleyecek?

Türk güvenlik güçleri, ülkemizi hedef alabilecek bütün kadroları kayıt altına alıp izlemeye mi başlayacak?

Bu kadar soru yeterli. YPG için eğitilen grupların sayısı kimine göre 40, kimine göre 60 bin. Yükselen risk ve güvenlik maliyetinin farkında mıyız?

Bir diğer konu Türkiye’de bulunan Suriyeliler. 2011’den bu yana ülkemize gelen bu insanların Türkiye’ye uyumlanması için hiçbir şey yapılmadı dersek abartmış olmayız. Tek entegrasyon çalışmasını Diyanet İşleri Başkanlığı yaptı. Yani, “Müslüman Suriyelilere Müslümanlığı yeniden anlattık...”

Türkiye’yi hedef almak isteyen örgüt ve servisler için hazır bir taban bulunduğunu, içinden küçük de olsa bazı grupların maniple edilebileceğini düşünmek uykularımızı kaçıracak cinsten...

Seçim sürecine girmiş bir Türkiye, eylem-saldırı için farklı grupların motive olmasına da yol açabilir.

11 yıldır süren yanlış Suriye politikasının ülkemize maliyetinin varacağı noktayı kestirebilen var mı?



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Yalanın ekonomisi 12 Temmuz 2024

Günün Köşe Yazıları