Ülkü Tamer

Hakkı Telif Beyefendi Nerede?

07 Nisan 2012 Cumartesi
\n

Perşembe günü bu sayfada Selda Güneysunun bir haberi vardı. Kültür ve Turizm Bakanlığı, ülkemizde telif haklarının uluslararası standartlara kavuşturulması amacıyla bir yasa önerisi getiriyormuş.

\n

Telif konusunda anlaşmazlıkları çözmek üzere beş kişilik bir hakem kurulu oluşturulacak, bandrolsüz yapıt dağıtımına karışanlara hapis ve para cezaları verilecekmiş. Başka önlemler ve cezalar da söz konusuymuş.

\n

Dilerim gerçekleşir.

\n

***

\n

Telif konusunda yakınmayan bir sanatçıya rastlamadım bugüne kadar. Hangi alanda olursa olsun, ürettiğiniz bir yapıtı bir başkası alıp rahatça kullanabiliyor.

\n

Belki kullanabiliyordu demem daha doğru olur; çünkü son zamanlarda iyi-kötü bir telif hakkı kavramı yerleşir gibi oldu. Artık izinler isteniyor, imzalar alınıyor

\n

Bir noktaya kadar. O noktadan sonrası yine serbest.

\n

Özellikle müzik sanatçılarına üzülüyorum. CDyi alan ya da internetten indiren, dilediği gibi kullanıyor yapıtı. Mağazalarda, alışveriş merkezlerinde, plajlarda Onlara kısıtlama yok.

\n

***

\n

Uzun süre ONK Telif Hakları Ajansında çalıştım. Ajansın sahibi ve yöneticisi Osman N. Karaca, “Tin Tin çizgi romanının haklarını da temsil ediyordu ülkemizde. Bir yayınevi yapıtı izinsiz yayımlamış. Mahkemelik olundu.

\n

Batı dillerinde i harfi büyük harfle I yazılır. Yargıç, yapıtın aslına baktı, sonra Türkçesine. Davanın düşmesine karar verdi.

\n

Gerekçe: İkisi ayrı eser. Biri Tıntın, öteki Tintin!

\n

***

\n

Bir yayınevi, Batılı bir yazarın romanını dilimize çevirtmiş, yayımlamış, beş kuruş da telif hakkı ödememişti.

\n

Ödeme yapması gerektiği kendisine hatırlatılınca şöyle dedi:

\n

Para ödemez olur muyum! Elbette ödedim. Romanı (artık bir lira mı, iki lira mı verip) kitabevinden aldım!

\n

***

\n

Bu dönemlerden geçmiş biri olarak, kimi çevirilerim kaçak olarak yayımlansa da günümüz ortamını bile cennet gibi görüyorum. Önlemler, yaklaşımlar yeterli mi? Elbette değil. Dilerim, yeni yasa bir an önce yürürlüğe girer.

\n

Daha önemlisi, uygulanmaya başlanır.

\n

Beraberinde sansür gölgeleri taşımadan.

\n

***

\n

Hatırladıkça güldüğüm bir telif hakkı”, eski deyimle hakkı telif öyküsüyle bitireyim.

\n

Toto Karacaların, Muzaffer Hepgülerlerin, Ali Sururilerin topluluğu İstanbul Tiyatrosunun müdürü Lütfullah Sururi anlatmıştı.

\n

Kendi ağzından aktarıyorum:

\n

***

\n

İzmirde turnedeydik. Bir bahçede temsil veriyorduk. Kadrodakilerin gündeliklerini bahçe sahibi ödüyordu.

\n

Müdür ben olduğum için, her akşam bir liste yapıp kadrodakilerin adlarını yazar, karşılarına da kendilerine kaçar lira verileceğini belirtirdim. Listenin sonuna da hakkı telif (telif hakkı) olarak ya 2.5 ya 5 lira koyardım. Bahçe sahibi listeyi alır, inceler, toplam parayı da arkadaşlara dağıtmam için bana verirdi.

\n

Bu böyle on gün kadar sürdü. Sonunda bir akşam bahçe sahibi, Lütfullah Bey diye homurdandı, “Önce göz yumayım dedim, ama artık dayanamadım, size söyleyeceğim. Beni kandırıyorsunuz. Fazladan para koparıyorsunuz.

\n

Aman, nasıl olur, beyefendi? dedim.

\n

Nasıl oluru var mı! Her akşam hakkı telif için benden para tırtıklıyorsunuz... Kadroya baktım, Hakkı Telif diye bir adam yok!

\n\n


Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Notlar... 5 Ocak 2013
Yoksul Köylü 29 Aralık 2012

Günün Köşe Yazıları