‘He For She’

19 Kasım 2018 Pazartesi

Fenerbahçe futbol takımı 11 Kasım Pazar günü maça çok farklı çıktı. Sahaya “He For She - Birlikte Eşitiz” afişiyle çıkan oyuncuların adları ve sırt numaraları da mavi-pembe bileşimi olan magenta denilen renkteydi.
Birleşmiş Milletler’in Toplumsal Cinsiyet Eşitliği ve Kadının Güçlendirilmesi Birimi, 20 Haziran 2014’te Cinsiyet Eşitliği İçin Kadın Dayanışması ya da He For She hareketini başlattı.
O günden sonra tüm dünyaya yayılan ve güçlenen hareket, sevdiğim Fenerbahçe Spor Kulübü’nün, Başkanı Ali Koç ve çalışma arkadaşlarının kutlanası çabalarıyla 11 Kasım’da ülkemize de kurumsal düzeyde ve görkemli bir giriş yapıyordu.

Hangi ortamda?
Bilinen bir gerçektir; bireyin toplumdaki yerini öncelikle ekonomideki yeri belirler. Ülkemizde kadının ekonomideki yeri, yalnızca sayılara bakıldığında bile, var olan cinsiyet eşitsizliğinin büyüklüğünü gösteriyor. Ağustos ayı verileriyle çalışma çağı, yani 15-64 yaş arası nüfusunun işgücüne katılma oranı erkeklerde yüzde 80.2, kadınlarda da bunun yarısından az, yüzde 39.2’dir (TÜİK, Haber Bülteni 15 Kasım 2018). İki erkeğe karşılık bir kadın işgücüne katılabiliyor.
Dahası var; kadın çalışmak için, uygun deyişle, çırpınıyor; iş arıyor: bu konuyu tam olarak yansıtan İŞKUR verilerine göre, son bir yılda, Eylül 2017’den Eylül 2018’e dek, kuruma çalışmak için başvuran kadın sayısı 371 bin 209; erkek sayısı ise 187 bin 158’dir; bir erkeğe karşı iki kadın iş için başvuruyor. Ancak, işe yerleştirmede bunun tam tersi geçekleşiyor; 2018’in ilk dokuz ayında işe yerleştirilenlerin yüzde 66’sı erkek, yüzde 34’ü kadındır (Haber Bülteni, Eylül 2018). Kadın, çalışmak istiyor; ancak işe alınmıyor! Kadının işe alınmamasında, yerleşik erkek egemen toplum yapısının etkili olduğu açıktır. Ancak, geleneksel erkek egemen yapıyı pekiştiren çok belirleyici bir siyasal boyut var: O da, Kasım 2002’den bu yana iktidarda bulunan siyasetin kadına bakışıdır.
Bu anlayış çok açık olarak ve bir kez daha Başkan Erdoğan tarafından Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı ile KADEM (Kadın ve Demokrasi) Vakfı’nın birlikte düzenlediği Uluslararası Kadın ve Adalet Zirvesi toplantısında, bundan tam dört yıl önce, 24 Kasım 2014’te, üstelik çoğunluğu kadın olan bir topluluğa “Kadın-erkek eşitliğine inanmıyorum” diye vurgulanıyordu.
Nitekim Dünya Ekonomik Forumu, 2 Kasım’da yayımladığı Küresel Cinsiyet Eşitsizliği 2017 Raporu’nda Türkiye, 144 ülke arasında 131. sırada; sonlardaydı.
Kısaca, ülkenin içinde bulunduğu ortam, He For She hareketinin çok gerekli, önemli ve zamanlamasının da doğru olduğunu kanıtlıyor.

Asıl bundan sonrası?
He For She duyarlılığının, cinsiyet eşitsizliğinin uçurum özelliği taşıdığı bu ülkeye kazandıracağı çok şey var.
Başta diğer spor kulüpleri olmak üzere, tüm toplumsal yapılanmalarda yaşama geçirilmesi, her yaşta insanın, ancak özellikle çocukların ve gençlerin bilincine yerleştirilmesine çalışılması önemlidir. Mart sonunda yapılacak yerel seçimlerin ana konularından biri He For She olabilir. Başta, Cumhuriyetin kuruluşunda kadın erkek eşitliğinin yerleşmesine öncülük etmiş olan CHP olmak üzere, Birlikte Eşitiz diyebilen tüm partilerin belediye başkanı adaylarından, yeni işe alımlarında kadınlara öncelik vereceklerinin ya da pozitif ayırımcılık yapacaklarının sözünü vermeleri istenmelidir. Özellikle, özgürlükçü kadın örgütleri de harekete geçmeli ve aynı istekte bulunmalıdır. He For She hareketi özünde, cinsler arasında olması gerekeni, yani, barışı içerir. Oysa bu ülkede, cinsel taciz, çocuk gelin, namus(?) cinayeti olayları, bilinebildiği kadarıyla, ürkütücü boyutlardadır. Her gün ortalama birden fazla kadın, cinayete kurban gidiyor. He For She, ülkenin bu çok önemli sorunları karşısında toplumsal duyarlılığın artmasına katkı sağlayabilir; dahası sivillerin silahsızlandırılması amaçlı girişimlere altyapı oluşturabilir; zamanla öncülük edebilir.
Özetle, Fenerbahçe, her zaman güzel heyecanların kaynağıdır; onlara bir yenisini daha ekledi; çok da iyi etti!  


Yazarın Son Yazıları

Yerelde yeşermeli 25 Mart 2019
Yıkımı durdurmak! 18 Mart 2019
‘Komünist’! 4 Mart 2019
Başkan- sermaye-emek 18 Şubat 2019
ODTÜ ile ‘uçurmak’! 11 Şubat 2019
İzmir zamanıdır! 4 Şubat 2019
‘Normalleşiyor’! 28 Ocak 2019
‘Parlamento’ 21 Ocak 2019
Bilgisizliğin gülmecesi 31 Aralık 2018