Yüksel Pazarkaya

Anayasa ve Atom Santralı

16 Temmuz 2011 Cumartesi

Avusturya Anayasası atom enerjisini bırakma maddesini içeriyor. Ülkede atom santrallarının devamı ya da yeni santrallar için anayasanın değişmesi gerekiyor. Almanya da bugünlerde atom enerjisini bırakıp, salt yenilenebilir enerji kaynaklarına geçme kararını anayasa maddesi yapmayı tartışıyor. Kısacası bu ülkeler nükleer enerjinin önüne bundan böyle anayasal bir engel koyuyorlar, bunu tartışıyorlar. İsveç de nükleer enerjiden vazgeçen ülkelerden. İtalya’da yapılan halkoylamasında atom santrallarına hayır çıktı. Japonya yaşadığı felaketin ardından -felaketin boyutu ve oylumu belli değil- atom santrallarından vazgeçme gösterileriyle çalkalanıyor.

Dikkat edilirse, bu ülkelerin hemen hepsi, doğal kaynaklar açısından yeterli olmayan ülkeler. Nükleer enerjinin bugün bilinen son risklerinin, henüz yeterince görülmediği yıllarda gelişmiş teknolojileriyle enerji gereksinimleri için atom santralları yapmışlar. Bugün bu ülkelerin hepsi, kalan son risklerin insanlık açısından göze alınamayacağını bilimsel açıdan kavradılar. Bunun yerine güneş ve rüzgâr enerjisi çağını başlatma kararı aldılar. Çığır açıcı bir karar. İlerde insanlık tarihinde belki böyle bir çağdan söz edilecektir.

Japonya’da yaşanan Fukuşima felaketinden sonra, eski yapı sekiz atom santralını hemen devreden çıkaran Almanya, riskler konusunu yaşanabilecek en aşırı koşullara göre araştırdı. Bu kararı alan, aslında atom lobisinin iktidarı sayılan Hıristiyan Demokrat-Liberal koalisyon.

Araştırmanın sonuçlarını Başbakan Merkel açıkladı. Nükleer enerjinin son risklerinin göze alınamayacağı saptamasını yaptı.

Bunun üzerine, federal hükümet, atom lobisinin direnmesine ve tazminat davaları tehdidine karşın, ülkedeki on yedi atom santralının 2022 yılına dek peyderpey kapatılacağını kararlaştırdı. En son santral 2022 yılından devreden çıkacak.

Ülkenin üç büyük partisinden biri konumuna gelen ve ilk kez bir eyalet başbakanı çıkaran Yeşiller Partisi’nin, en önemli siyasi hedefi gerçekleşiyor. Bunu gerçekleştirme kararı alan, tarihin garip bir cilvesi, atom santrallarının baş savunucusu Hıristiyan Demokrat - Liberal koalisyon.

Yeşiller ve taraftarları bir yandan, en önemli program maddesini diğer partilere mi kaptırıyorlar tartışması yaşarken, muhalefet partisi olarak, Merkel hükümetinin atom santrallarını 2022 yılına dek tamamen kapatma kararına federal Meclis’te olumlu oy verecekler mi, tartışması yaşadılar. Yoksa kendi önerileri olan son kapatma tarihi 2017 yılında ısrarlı olup, hayır mı diyecekler? Sosyal Demokratlar Meclis’te olumlu oy vereceklerini açıkladılar. Bir tek Sol Parti, hemen kapansın görüşüyle karşıt oy vermekte ısrarlı.

Yeşiller, işleyen Batı demokrasisine örnek olacak biçimde, tek gündem maddeli olağanüstü kurultay toplayarak, konuyu orada açıkça tartıştılar. Az farkla, yeşil politikanın özünü oluşturan atom santrallarından kesinlikle vazgeçme kararını destekleme sonucu çıktı. 2022 yılına dek bütün atom santrallarını kapatma kararından geri dönüş olmasın diye de bunu bir anayasa maddesi yapma önerisinde bulunuyorlar. Ayrıca, yenilenebilir enerjiye geçiş için, gerekli altyapı yatırımlarının yoğunlaştırılmasını istiyorlar.

Türkiye’de yeni Meclis’in gündemine baş madde yeni bir anayasa. En ileri teknolojiye sahip ülkelerdeki bu gelişmeleri dikkate alır mı bilinmez. İleri teknolojiye sahip ülkeler, yenilenebilir enerji teknolojisinde de öncü ve ileri olmak yolunda büyük bir adım atıyorlar. Türkiye elli yıl geriden gelmeyi sürdürerek atom santralları yapma yerine, önüne çıkan fırsatı değerlendirerek, yenilenebilir enerji üretiminde öncüler ve ileriler safına katılabilir. Bununla aynı zamanda içinde yaşadığımız uygarlıktan sonraki uygarlıklara büyük tehdit oluşturacak atom çubukları atığını da önlemiş olur. Zira bu atıklar, bugünkü uygarlık çoktan sona erdikten sonra da doğaya ve canlılara bela olmayı sürdürecektir.



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları

Kaygan Mantık 7 Şubat 2014
Yargı ve Demokrasi 30 Ocak 2014

Günün Köşe Yazıları