Besinlerin gücüyle insülin direncini yenin

Yaşam biçimindeki değişikliklerle insülin direncinin kırılabileceğini söyleyen Dr. Özgür Şamilgil, insülin direnci ve bağışıklık sisteminin korunmasıyla ilgili önemli bilgiler verdi.

24 Mart 2020 Salı, 12:56

Bel çevresinde genişleme, kilo verememe, kontrolsüz kilo artışı gibi şikayetleriniz varsa sizde insülin direnci olabilir. Hazır gıda tüketimi, gereksiz antibiyotik kullanımı, hareketsizlik gibi nedenlerle ortaya çıkan insülin direncini yaşam biçiminizdeki değişikliklerle kırabilirsiniz. Dr. Özgür Şamilgil anlatıyor.

İnsülin direnci nedir?

3 temel gıdamız var; proteinler, yağlar ve karbonhidratlar (unlu ve şekerli gıdalar). Karbonhidratlar sindirim yoluyla emilip kana geçip karaciğerde glikoza yani şekere dönüşür. Oradan kana salınıp anca ortamda ‘insülin’ denen hormon varsa hücrelere girebilir. Çeşitli nedenlerle metabolizma bozulduğu zaman hücreler şekerle beraber gelen insülini içeri alamazlar. Şekerin içeri alınabilmesi için daha fazla insülinin gerekir. İşte bu durum insülin direnci olarak adlandırılır. Pankreas, kanda şeker yükselmesin ve hücreler enerji için şekeri içlerine alabilsin diye üretimi artırır.

Bu işaretlere dikkat

• Bel çevresi ölçümü üst sınır erkeklerde 94 cm kadınlarda 80 cm. Bel çevresini kalça çevresine bölerseniz erkekte 0,95’den fazla, kadında 0.80’den yüksekse risk de yüksektir.

• Kilo artışı, kilo vermede güçlük,

• Sık tatlı yeme isteği,

• Yemek sonrası acıkma,

• Yemek sonrası ani şeker düşmesi,

• Yorgunluk.

YAĞ DEPOLATIR!

Artan insülin üretimi, damar sertliği ve daha birçok hastalığın ortaya çıkmasına neden olur çünkü insülin yağ depolatan bir hormondur. Bu durum ilk yıllarda karbonhidrat fazla tüketildiğinde fazla insülin salgılanmasına bağlı yemek sonrası ani şeker düşmelerine neden olur. Bu da açlık hormonunun fazla salgılanmasına yol açarak kişiyi daha çok yemeye sevk eder. Artan kilolarla aslında vücut hücre sayısı da arttığından pankreas bu nüfusa yetecek insülin üretmez hale gelir. Ayrıca pankreas erken yaşlanmış olduğundan insülin üretimi azalmaya başlar ve şeker hastalığı yani diyabet ortaya çıkar. Aslında bu noktaya kadar geçen zamanda çoğu kişide damar sertliği çoktan oluşmuştur. İnsülin direncinin olup olmadığı basit bir kan testiyle belirlenebilir.

EN ÖNEMLİ 6 NEDEN

1- Antibiyotikler: Sık ve gereksiz antibiyotik tüketimi, bağırsaklarda sindirim yapan faydalı bakterileri azaltır. Bu da kilo almayı kolaylaştırır. Hayvancılık sektöründeki bilinçsiz antibiyotik kullanımı nedeniyle gıda yoluyla da fark etmeden aşırı antibiyotik aldığımız iddia ediliyor.

2- Hayvancılıkta Kullanılan Diğer İlaçlar: Kullanımı birçok ülkede yasak olmasına rağmen gizlice kullanılan büyüme hormonu, gebelik hormonu, kas geliştirici hormon, süt salgılatıcı hormon gibi.

3- Hormon Benzeri Kimyasal Maddeler ve Böcek İlaçları: Evlerde kullanılan plastik ürünler ve deterjan gibi kimyasallar insan hormonlarına yapı olarak benzer. Dolayısıyla bunların hormon benzeri etkilerle kilo yapabildiği düşünülüyor. Tarımda kullanılan bazı böcek ilaçlarının insanda bağırsaktaki faydalı mikropları yok ettiği ve bu nedenle kilo artışı ve bağışıklık sistemini zayıflatıcı etkisi olduğunu gösteren araştırmalar var.

4- Suni Tatlandırıcılar: Kalorisiz suni tatlandırıcılar içeren içecekler, daha ağıza alınmadan önce şekerli bir şey içeceğimizi düşündüğümüzden vücudumuzda, sindirim salgılarıyla beraber insülin salınımını başlatıyor. İçtikten sonra kan şekeri yükselmeyince vücut kandırıldığını düşünerek açlık hormonu salgısını artırıyor. Üstelik peşinen salgılanmış olan insülin, kan şekerini daha da düşürerek şeker arzusunu artırıyor. Bu da bizi daha fazla yemeye sevk ediyor. Araştırmalar, kalorisiz suni tatlandırıcı içeren içecek ve gıda tüketenlerin daha çok kilo aldığını gösteriyor.

5- Aşırı Hazır Gıda Tüketimi: Taze sebze- meyve tüketiminin yerine kimyasal katkılarla bayatlaması engellenmiş, boyanmış, yapay lezzetlendirilmiş, şekerli hazır gıda tüketiminin yayılması tüketimi körüklüyor.

6- Hareketsiz Yaşam: Asansör, yürüyen merdiven ve araç kullanımının artışı, kas hücrelerinin azalmasına yani şeker depolarımızın küçülmesine neden olarak kan şekerinin artmasına yol açıyor. Fazla şeker ise yağ olarak depolanıyor kilo artışına neden oluyor.

Hangi sorunlara neden olur?

Fazla kilolu ve insülin direnci olanları bekleyen sağlık sorunları:

Kalp damar hastalığı 

 Kalp yetersizliği

 İnme

 Yüksek tansiyon

 Kan yağlarında yükseklik

Metabolik sendrom

Kanser

 Kireçlenme

 Uyku apnesi

 Kısırlık

Direnci kıracak gıdalar

 Siyah çikolata

Siyah fasulye, barbunya, mercimek, nohut

 Avokado

 Yulaf

 Yoğurt

 Greyfurt

 Badem, ceviz, fındık

 Brokoli

 Elma, armut

 Keçi peyniri

 Yumurta

 Tarçın

Yeşil çay

 Acı biber

Yaban mersini, kızılcık,  ahududu,  böğürtlen,  dut, çilek.

İlacı var mı?

İnsülin direncini azaltmaya yarayan çeşitli ilaçlar var. Bunlar çoğunlukla karaciğer, kas, yağ ve damar iç duvarındaki hücrelerde etkili. İlaçlar sayesinde glikoz kolayca hücre içine girer ve kan şekeri yükselmez. Esas olan insülin direnci gelişmesini engelleyecek yaşam tarzı değişiklikleridir. İnsülin direnci geliştikten sonra bile yapılan yaşam tarzı değişiklikleri şeker hastalığı ve buna bağlı oluşabilecek hastalıkları yüzde 58 kadar azaltabilir.

ESAS TEDAVİ YAŞAM TARZI DEĞİŞİKLİKLERİDİR!

 Sigara içmeyin.

 Yapay katkılı gıdalardan uzak durun.

Mevsim meyve-sebzesi, zeytinyağı ve kuruyemiş tüketimine ağırlık verin. Daha az miktarda tam tahıl ürünleri tüketin. Saf şeker yerine bölgenizde üretilen balı tercih edin.

Yüksek ısıda, is ve duman altında pişirme ve kızartma yerine, daha düşük ısıda buğulama, haşlama ve ızgara yöntemlerini tercih edin.

 Yoğurt, sirke, turşu gibi fermente edilmiş faydalı bakterilerden zengin gıdaları tüketin.

Not: Önerilen gıdaların miktarı az tutarak düşük kalorili beslenin.

DÜZENLİ UYUYUN

 Çelik, cam veya porselen pişirme kaplarını tercih edin. 

 Alkol erkeklerde günde bir veya iki, kadınlarda yarım veya bir kadehi aşmamalı

 İdeal kilonun yüzde 5-10’dan fazlasına çıkılmamalı.

 Haftada 5 gün 30-60 dakika civarında egzersiz yapın.

 D vitamini için güneşlenmeyi ihmal etmeyin.

 Düzenli ve ortalama 7 saat uyku uyuyun.

 Hijyen (temizlik) kurallarına dikkat edin.

 Strese karşı dostluklar kurun, hobi edinin.

İstanbul Florence Nightingale Hastanesi, Sağlıklı Yaşam Merkezi Direktörü, Dr. Özgür Şamilgil