Toplusözleşme kâğıt üstünde

Türkiye’de özel sektörde çalışan 16 milyon 254 bin işçinin sadece 1 milyon 859 bini sendika üyesi. Sendikalı işçinin de yüzde 39’u toplu iş sözleşmesi yapamıyor.

05 Haziran 2019 Çarşamba, 23:05

Meclis’teki torba yasa tartışmaları dikkatleri bir kez daha ülkedeki baraj altında kalan işçilere çevirdi. Türkiye’de 1.8 milyon sendikalı işçiden 727 bini baraj altında kaldığı için toplusözleşme hakkından yararlanamıyor.

Ülkedeki çalışma yasalarının bir türlü çalışan lehine düzenlenmemesi, her geçen gün daha fazla çalışanın ya haklarını kaybetmesine ya da hakkı olduğu halde kullanamaması sonucunu doğuruyor.
Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi (DİSK-AR) tarafından yapılan sendikalaşma araştırması (2019) sendikalaşma, toplu iş sözleşmesi ve grevler konusundaki vahim tabloyu ortaya koymuştu. Buna göre, Türkiye’de sendikalaşabilen işçilerin oranı yüzde 11 ile sınırlı kalırken, işçilerin sadece yüzde 7’si toplu iş sözleşmelerinden yararlanıyor. Gelin ülkedeki çalışma yaşamına ilişkin istatistikleri kısaca hatırlayalım:

-Kamu emekçileri dışarıda tutulduğunda 16 milyon 254 bin işçinin sadece 1 milyon 859 bini sendika üyesi.

-İşçilerin sadece 1 milyon 132 bini toplu iş sözleşmesi kapsamında. 15 milyon 122 bin işçi ise hiçbir sendikal korumaya sahip değil. Turizm işkolunda işçilerin yüzde 98.4’ü, büro ve ticaret, eğitimde işçilerin yüzde 97.4’ü ve inşaatta işçilerin yüzde 97.2’si toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında.

YHK’de sıçrama

-Ocak 2019 tarihli bakanlık verilerine göre 1 milyon 859 bin sendika üyesi olarak gözükse de bunların 727 bini (yüzde 39’u) toplu iş sözleşmesi kapsamında değil.

-Toplu iş sözleşmesinden yararlanan üye sayısı 1 milyon 132 bin. 727 bin işçi sendika üyesi olduğu halde toplu iş sözleşmesinden yararlanamıyor.
4 2011’de sadece 27 bin, 2012’de 20 bin, 2013’te 41 bin, 2014’te 14 bin ve 2015’te 35 bin işçiyi kapsayan toplu iş sözleşmelerini bağıtlayan Yüksek Hakem Kurulu 2016’da büyük bir sıçramayla 182 bin, 2017’de ise 287 bin işçinin toplu iş sözleşmesini bağıtladı.

Türkiye OECD’nin en kötülerinden

Türkiye, Avrupa Birliği (AB) ülkelerinde Toplu İş Sözleşmesi (TİS) kapsamı genellikle yüzde 50’nin üzerinde. OECD verilerine göre, toplu iş sözleşmesi kapsamı Avusturya’da yüzde 98, Belçika’da yüzde 96, Yunanistan ve İsveç’te yüzde 90. TİS kapsamının en düşük olduğu ülkeler yüzde 12.5 ile Meksika, yüzde 12 ile ABD, yüzde 11.8 ile Kore, yüzde 7.1 ile Litvanya ve yüzde 7 ile Türkiye.

-Toplu iş sözleşmesi kapsamının en düşük olduğu ilk üç işkolu sırasıyla turizm (yüzde 1.6), büro (yüzde 2.6) ve inşaat (yüzde 2.8). Turizm işkolunda işçilerin yüzde 98.4’ü, büro ve ticaret, eğitim işkolunda işçilerin yüzde 97.4’ü ve inşaat işkolunda işçilerin yüzde 97.2’si toplu iş sözleşmesi kapsamı dışında. Sağlık, sosyal hizmetler, gazetecilik, tekstil işkolları da toplu iş sözleşmesi kapsamının düşük olduğu işkolları. TİS kapsamının en yüksek olduğu işkolları ise banka ve finans, enerji ve genel işler kolları.

-Kadınların sendikalaşma oranı kayıt dışı işçiler dahil yüzde 6.7’ye düştü. Toplam işçilerin yüzde 27.6’sı kadınlardan oluşurken, kadın sendika üyeleri toplam sendika üyelerinin yalnızca yüzde 19’unu oluşturuyor.

 

TÜRK-İŞ: Kıdem tazminatı son kalemiz

Kıdem tazminatının işçinin “son kalesi” olduğunu, bayram sonrası herhangi bir olumsuzluk ile karşılaşmak istemediklerini belirten TÜRK-İŞ Genel Başkanı Ergün Atalay, aynı zamanda sayıları 500 bini aşan emeklilikte yaşa takılan işçilerin de sorunlarına çözüm bulunması için çalışma yapılmasını istedi.
Sakarya TÜRK-İŞ İl Temsilciliği4nce düzenlenen bayramlaşma programına katılan Atalay, “Önümüze kıdem tazminatı geliyor, her sene her sene bir kıdem. Seçimlerden sonra umarım olumsuz bir tablo önümüze gelmez. Bu şekliyle biz razıyız, memnunuz bu şekli muhafaza edilmek şartıyla almayanlarla ilgili bir çalışma yapılırsa TÜRK-İŞ olarak katkı sağlarız, ama aksi bir şey yapılırsa, kıdem tazminatımız bizim son kalemiz, kızımızın çeyiz parası, oğlumuzun düğün parası diye her yerde ifade ediyorum, çünkü başka kaybedecek bir şeyimiz yok. Onun için kıdem tazminatıyla ilgili olumsuz bir şey yapılmaz diye umut ediyorum” diye konuştu.

Tüpraş’ta TİS süreci

Tüpraş Genel Müdürü İbrahim Yelmen-oğlu, Petrol-İş Sendikası ile yürütülen toplu iş sözleşmesi (TİS) görüşmelerinin masada tamamlanacağına dair inancını koruduğunu belirtti.
Yelmenoğlu, Petrol-İş Sendikası ile yürütülen görüşmelerde bayram öncesi işçilere iyi bir haber verebilmeyi ve süreci müzakereye açık bir şekilde devam ettirmek istediklerini anlatarak “Niyetimizi sendikamıza da aktararak kendileri ile masada çözüme ulaşmak üzere bir kez daha bir araya gelmek istediğimizi belirttik” dedi. Yelmenoğlu, görüşmelerde 22 maddeyi tek tek görüştüklerini anlattı. 11 Haziran’da sendika temsilcileri ile yeniden bir araya geleceklerine işaret eden Yelmenoğlu, “Ben halen bu süreci masada tamamlayacağımıza dair inancımı koruyorum. Aksi bir durumda taraflar olarak sözü ve kararı Yüksek Hakem Kurulu’na bırakmak dışında bir seçeneğimiz de kalmıyor” dedi.

Meclis tatilinden önce ek gösterge uygulansın

Türk Eğitim-Sen Genel Başkanı Talip Geylan, “Ek gösterge 3600’e çıkarılırsa memur maaşlarında ortalama 600 TL, emekli ikramiyelerinde de 20 bin TL artış olacak. Bu durum öğretmenleri emekliliğe teşvik edecek, böylece atama bekleyen 400 bin öğretmen adayına iş kapısı ve tayin bekleyen öğretmenlere de yer açılacak. Hükümet, TBMM tatile girmeden ek göstergeyi hayata geçirmelidir” diye konuştu.

Öte yandan, 15 Mayıs itibarıyla üye sayılarının tespit edildiğini bildiren Geylan, “Türk Eğitim-Sen olarak Milli Eğitim Bakanlığı, üniversiteler ve Yurt-Kur’da toplam 207 bin 500 üyeye ulaştık. Sendikal anlamda olumsuz konjonktürün başladığı 2002’de Türk Eğitim-Sen’in üye sayısı Türkiye genelinde 125 bin 863 idi. O tarihten bu tarihe neredeyse net olarak 100 bin artış sağladık. Emekli olanları, kamudan ayrılanları, istifa edenleri hesap ettiğimiz zaman 300 bini aşkın yeni üye kaydı yaptık” diye konuştu.