AB sürecini hızlandırma sözü

Türkiye’nin AB üyeliğine defalarca karşı çıkan Merkel, sığınmacı krizine çözüm bulmaya geldiği İstanbul’da AB müzakerelerini canlandırıp vizesiz seyahat sürecini hızlandırma sözü verdi
Yayınlanma tarihi: 19 Ekim 2015 Pazartesi, 07:30

Dolmabahçe Sarayı bir işaret olmalı. Almanya Başbakanı Angela Merkel’in yanında gülümsemesini zorla bastıran Başbakan Ahmet Davutoğlu olduğu halde söyledikleri, 159 yıl önce bu Avrupai sarayı inşa ettiren Osmanlı sultanlarının arzularını aşar nitelikteydi. Sığınmacı krizine çözüm arayışıyla İstanbul’a gelen Merkel, Türkiye’nin sürüncemede kalan AB’ye üyelik sürecini hızlandırma sözü verdi. Ekonomik ve Parasal Politikalar fasılının açılabileceğini belirten Alman lider, Türk yetkililerin nefret ettiği “imtiyazlı ortaklık” tabirini hiç kullanmadı.

Türkiye’nin sınırlarında kaçak geçişlere engel olması ve sığınmacıların iadesi karşılık kendi vatandaşlarının vizesiz seyahati için “süreci hızlandıracakları” sözü veren Merkel, bunun ilk etapta yalnızca Almanya için geçerli olabileceğini vurguladı. İki ülkenin bu konuda ortak çalışma grubu kurduğunu eklese de tarih belirtmedi. Davutoğlu ise “Geri kabul anlaşmasının olabilmesi için aynı zamanda Türk vatandaşlarına Schengen uygulamasının başlaması lazım” diyerek, iki anlaşmanın da Temmuz 2016’da devreye gireceğini umduğunu söyledi.

Mali yardım

Türkiye’de iki milyonu aşkın Suriyeli bulunmasına karşın çok az uluslararası yardım geldiğini belirten Merkel,“Kontrolsüz bir kriz söz konusu. Bu yüzden mali anlamda daha yakın ilişkiler kuracağız” dedi. Avrupa’nın nihayet Türkiye’nin yüzleştiği sorunları tanıdığını belirten Davutoğlu ise “Aslolan adil külfet paylaşımı. Rakamlar 2. derecede önemli” dedi. Davutoğlu, Türkiye’nin Suriye’nin kuzeyinde güvenli bölge kurulması teklifinde ısrarcı olduğunu, İdlip ve Halep’teki gelişmelerin yeni göç dalgası başlatabileceğini de belirtti.

Erdoğan yardım istedi

Davutoğlu’yla görüşmesinin ardından Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan ile bir araya gelen Merkel, özellikle terörle mücadele konusunu değerlendirdiklerini ve seçimlerden sonra Kürtlerle barış sürecinin canlanmasını umduğunu söyledi. Alman başbakanla Türkiye’nin AB sürecini değerlendirdiklerini kaydeden Erdoğan ise “Gerek Almanya’nın, Fransa’nın, İngiltere’nin, İspanya’nın, bu tür ülkelerin bu konudaki desteğini kendilerinden özellikle rica ettim” dedi.

Atatürk burada mı öldü?

Görüşme öncesi Merkel, Başbakan Davutoğlu’na, “Atatürk, hayatını burada mı kaybetti?” sorusunu yöneltti. Davutoğlu da Merkel’e, “Atatürk, Dolmabahçe Sarayı’nda hayatını kaybetti fakat burası sarayın başka bir bölümü. Biz burayı sizin gibi önemli konukları ağırladığımız Başbakanlık Ofisi olarak kullanıyoruz” yanıtını verdi.

‘Enerjisini boşa harcıyor’

Sığınmacı krizinin “Sefillerin Başbakanı” kıldığı Merkel’e kendi partisi CDU içindeki muhalefet giderek büyürken, seçmeni ikna etmesi de gitgide zorlaşıyor. Köln’de belediye başkan adayını bıçaklayan zanlı buna sebep Merkel’in açık kapı politikasını gösterdi. Merkel şimdi sonuç elde etmesi gerektiğini biliyor. Suriyeli sığınmacı akınını durdurmak için Türkiye’ye bağımlı. Oysa Türkiye ve AB arasındaki ilişkiler yıllardır gergin. Üyelik müzakereleri uzun süredir askıda, Avrupalı liderler nadiren yollarını şaşırıp Ankara’ya gidiyor.

‘Pragmatizmden ibaret’

CDU/CSU blokunun Avrupa Parlamentosu Grup Başkanı Herbert Reul, Gezi Parkı protestolarının şiddetle bastırıldığı 2013 sonbaharında “Kanın aktığı yerde AB Komisyonu aynı hamam aynı tas çalışamaz” demişti. Özgür Demokrat Partili (FDP) dış politika uzmanı Alexander Graf Lambsdorff’a göre “askeri diktatörlük dönemleri hariç” Türkiye o günlerde Avrupa’nın değerlerinden hiç olmadığı kadar uzaktı.

Ancak Suriyelilerin Avrupa’ya akını karşısında AB realpolitike dönüyor. Merkel’in AB liderler zirvesinden sonra ifade ettiği “Mültecilerin masraflarını kendi ülkemizde karşılayacağımıza, memleketlerine daha yakın bir yerde barındıralım” sözleri pragmatizmden ibaret.

Lambsdorff, ortak sığınmacı politikası müzakerelerinde Ankara’ya gerçekleşmeyecek vaatler verilmemesi gerektiğini söylüyor. “Türkiye’nin AB üyeliği hakkında konuşanlar, gerçek sorunların çözümünde kullanacakları zamanı ve enerjiyi boşa harcıyorlar” diyor.

‘Türkiye dürüst değil’

Müzakerelerin sebepsiz yere dondurulmadığını, Türkiye’nin iç siyasetinin AB değerlerinden çok uzakta olduğunu, Brüksel’in aday ülkelere dürüst davranmadığını belirtiyor.

Yeşiller’den AP üyesi Terry Reintke Türkiye’nin açık bir üyelik sürecine ihtiyaç duyduğunu savunsa da, Merkel’in müzakerelere karşı ani açıklığının olabilecek en kötü zamanda geldiği kanaatinde. “Merkel’in ziyareti Erdoğan’ın antidemokrat siyasetini destekliyor” diyen Reintke, Merkel’in insan haklarını mülteci krizine kurban ettiğini savunuyor. “Merkel AKP’yle flört edeceğine muhalefetle buluşup Hukukun Egemenliği ve İnsan Hakları fasıllarını açsaydı” diyor.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu