AP'de kritik Türkiye oturumu: Müzakereleri dondurma işareti

Avrupa Parlamentosu’ndaki en büyük iki grup, AB’nin Türkiye ile üyelik müzakerelerini dondurmasını resmen talep etti. “Dondurma” kararının kitlesel gözaltıları, milletvekilleri ve gazetecilerin tutuklanmasını durdurması için “Erdoğan’a siyasi mesaj” olacağı vurgulandı. Karar tasarısı yarın oylanacak

22 Kasım 2016 Salı, 18:10

Avrupa Parlamentosu (AP) Türkiye ile tam üyelik müzakerelerinin dondurulması kararı alacağının en net işaretini verdi. AP’deki en büyük iki grup, AB’nin Türkiye ile müzakereleri dondurmasını resmen talep etti. Bununla ilgili karar tasarısı yarın oylanacak.

Dün Strasbourg’da AP Başkanı Martin Schulz’un başkanlığında toplanan “Türkiye ile müzakerelerin geçici dondurulması” oturumuna çok sayıda parlamenter katıldı. Merkez sağ-muhafazakâr partilerin oluşturduğu Avrupa Halk Partisi’nin (EVP) Grup Başkanı Manfred Weber, “Türkiye ile işlerin alışıldık şekilde devam etmesi mümkün değil. Türkiye’ye mesajımız çok net: Müzakereler derhal dondurulmalı” diyerek ekledi: “İdam cezasının geri getirilmesini planlayan bir ülke AB’nin üyesi olamaz.”

‘Erdoğan’a siyasi mesaj’

Sosyal demokrat partilerin oluşturduğu Sosyalistler ve Demokratlar Grubu Başkanı Gianni Pittella da, “Türkiye ile müzakereler geçici dondurulmalı. İlerlemesi için gereken şartlar yok” diye konuştu. “Erdoğan yönetimi altında Türkiye gitgide otoriter bir rejim olmaya sürükleniyor” görüşünü dile getiren Pittella, dondurmanın, kitlesel gözaltıları, siyasi liderler ve milletvekillerinin tutuklanmasını, yargıçlar ve gazetecilere yönelik baskı kampanyasını durdurması için “Erdoğan’a siyasi bir mesaj” olacağını savundu. Türkiye’yi “jeopolitik konumu ve dini sebepler nedeniyle “AB’nin vazgeçilmez bir partneri” diye nitelese de “Ancak AB’nin bir parçası olmak istiyorsanız insan hakları, yurttaşlık hakları, demokrasi pazarlık konusu değildir. Bu konuda sosyal demokratlar şantajlara boyun eğmez” vurgusu yaptı.

Liberaller ve Demokratlar Grubu Başkanı Guy Verhofstadt, üçüncü grup olarak kendilerinin de müzakerelerin askıya alınmasını talep ettiğini belirtti.

‘Otokratlarca kuşatıldık’

Eski Belçika Başbakanı Verhofstadt, AB’nin birliği yıkmaya çalışan “bir otokratlar çemberi” tarafından kuşatıldığını söylerken bunun içinde Cumhurbaşkanı Tayyip Erdoğan, Rusya Devlet Başkanı Vladimir Putin ve müstakbel ABD Başkanı Donald Trump’ı saydı.

“Bugün baktığımda Ruslar, Amerikalılar ve Türkler Avrupa modelini yok etmek için Avrupa toprakları üzerinde birlikte çalışıyor” diyen Verhofstadt, Putin’in AB karşıtı-popülist partilere açıkça para verdiğini, Erdoğan’ın Avrupa’daki Türkiye kökenli muhalifleri hedef aldığını, bunların üzerine Trump’ın baş stratejisti Steve Bannon’ın yönetimindeki Breitbart News sitesinin Almanya ve Fransa bürolarını açarak seçimleri etkilemeye çalışacağını anlattı.

“Üç liderin de ortak noktası bizim düşünce biçimimizi, değerlerimizi yok etmek istemeleri” diyen liberal lider, “Bu AB tarihinde bir dönüm noktası. Direnip geri püskürtmeliyiz” çağrısı yaptı.

Bağlayıcılığı yok ama...

AP’de yarınki oylamada müzakerelerinin dondurulması tasarısının onaylanması beklenirken kararın bağlayıcılığı olmasa da sembolik önemi ve ağırlığı var. Yürürlüğe girmesi için AB’ye üye 28 ülkenin hükümeti tarafından oylamaya konulup onaylanması gerekiyor. Şimdilik Almanya başta olmak üzere çoğunluğu müzakereleri dondurmaya karşı.

MOGHERINI’DEN AB VE ANKARA’YA UYARI

AB Dış Politika Yüksek Temsilcisi Federica Mogherini Türkiye ilemüzakerelerin dondurulmasının bir “kaybet-kaybet” hamlesi olacağı uyarısını yaptı. “Türkiye’de demokrasiyi güçlendirmenin en iyi yolu, bence, Türkiye ile muhatap olmaya devam etmek, kanalları açık tutmak. Katılım süreci noktalanırsa bence her iki taraf da kendini kaybet-kaybet senaryosunun içinde bulur” dedi.

‘Türkiye yol ayrımında’

Ancak Mogherini, Ankara’ya da uyarılarda bulundu. “Türkiye-AB ilişkileri de, Türkiye’nin kendisi de bir yol ayrımında” diyen Mogherini, Türkiye’den ne istediği konusuna açıklık getirmesini talep etti.

“AB’ye üye olmanın koşulu Avrupa değerlerini paylaşmaktır, ancak Erdoğan hükümetinin planladığı idam cezası bu değerler arasında bulunmamaktadır” vurgusu yapan AB Yüksek Temsilcisi, Avrupa Konseyi’nin aracı forumu olma işleviyle önemli bir rolü olduğunu, Türkiye ile AB ülkelerinin Avrupa Konseyi üyesi olduklarını ve Türkiye’nin Avrupa Konseyi’nin İnsan Hakları Yüksek Temsilcisi Nils Muizniek’in dile getirdiği endişeleri dikkate alması gerektiğini söyledi.