Kapat
A+ A-

Çağdaşlık yolunda mihenk taşı... 30 yılda 110 bin Kardelen

ÇYDD’nin öncüleri dört kadın öğretim üyesi Prof. Dr. Necla Arat, Prof. Dr. Aysel Çelikel, Prof. Dr. Türkan Saylan ve Prof. Dr. Aysel Ekşi’ydi.
Yayınlanma tarihi: 4 Mart 2019 Pazartesi, 02:02

[Haber görseli]

Bundan 30 yıl önce kurulan Çağdaş Yaşamı Destekleme Derneği (ÇYDD) bir yandan çocuklara ve gençlere, eğitim haklarını kullanabilmeleri için eğitim desteği verirken, bir yandan da gereksinimlere göre üretilen onlarca proje ile çocukların, gençlerin, kadınların gelişimlerine katkıda bulunuyor. Derneğin Başkanı Prof. Dr. Aysel Çelikel ile ÇYDD’nin kuruluş sürecini, yıllar içinde gelişen faaliyet alanlarını, ulaştığı noktayı, kurumsallaşmasını konuştuk.

ÇYDD hangi nedenlerle kuruldu?
Anayasamızın temel ilkeleriyle, Atatürk devrimlerinin tehlikede olduğu, siyasal iktidarın Cumhuriyet değerlerini ve devrimleri korumakta yetersiz kaldığı, özellikle laik eğitimin, kadın haklarının ve Medeni Kanun’un her geçen gün yıpratılması nedenleriyle toplumun devrimler konusunda aydınlatılması ve bu geriye gidişin durdurulması amacıyla bir hareket başlatıldı. Bu hareketin ilk toplantısı 30 sene önce karlı bir kış gününde Türkan Saylan’ın Arnavutköy’deki evinde yapılmıştı. Davet Aysel Ekşi’den gelmişti. Aynı düşünce ve endişeyi paylaşan 30-35 kişi bir araya gelmiştik. İlk iş olarak derneğe sağlam bir altyapı kurmak için konferanslar, paneller, sempozyumlar düzenledik.
Devrimler, demokrasi ve Cumhuriyet, laiklik, insan hakları ve kadın hakları, eşitlik, birey olmak, siyasal islam, din ve devler ilişkileri... bütün bunları çok büyük gruplar içinde tartıştık.

Kızlara öncelik

Sonra neler yaptınız?
Bu andığım konuların toplumca içselleştirilmesinin yavaş gelişeceğini biliyorduk. Ama katkımızın bir yerden başlaması gerekiyordu. Tüzüğümüzde çağdaş insan ve çağdaş topluma ulaşma hedefi yazıyordu ve bunun ancak eğitimle olabileceğini biliyorduk. Okullaşma oranının yükseltilmesi, laik bilimsel ve demokrasi eğitiminin güçlendirilmesi ilk amaç olarak görülüyordu. Önceliği kız çocuklarına vermiştik çünkü toplumun yarısını oluşturan kadınların eğitimsiz kalması toplumun gelişmesinin en büyük engeliydi. Kardelenler, Baba Beni Okula Gönder, Anadolu’da Bir Kızım Var Öğretmen Olacak, Her Kızımız Bir Yıldız gibi projelerle kız çocuklarının okullaşmasını artırdık, sürdürülebilir bir eğitimi sağladık. Bu şekilde onbinlerce kız öğrenci çocuk yaşta evlendirilmekten ve taşıyamayacağı ağır yükler altında ezilmekten kurtularak, eğitimli, meslek sahibi, ekonomik gücü olan bireyler olarak topluma kazandırıldı. Aynı şekilde binlerce üniversiteli gencimiz özgür düşünceli, demokrat Atatürkçü bireyler olarak toplumda yerini aldı. Bu anlattığım gelişmeler, o dönemde derneğin efsane genel başkanı Türkan Saylan’ın çalışmalarıyla başladı.

Ciddi yönetim anlayışı

Derneğe duyulan saygı ve güveni neye yoruyorsunuz?
Her aile çocuğunun başarılı olması için iyi eğitim almasını, iyi meslek sahibi olmasını hayal eder ve çaba gösterir. Hedef kitlemiz kız çocukları, gençler ve onların eğitimi olunca böyle bir derneğin kurulması çok büyük heyecan yaratmıştı. İkinci olarak derneğin kısa sürede saygın işler yapması, kurallara uygun ciddi bir yönetim kurulu ve yönetim oluşturması saygı duyulmasının diğer bir sebebiydi. Üçüncü olarak Atatürk devrimlerinin belirli çevrelerce yıpratılmaya çalışılması, toplumun aydınlık düşünceli kesimini derin bir endişeye sevk etmişti, devrimlerin korunması heyecan yaratmıştı.

Güçlü kurum

Kurumsallaşmaya neden özel bir önem verdiniz?
2009’da sevgili Türkan Saylan’ın ve derneğimizin başına gelenlerin ardından, bir ay içinde Saylan’ın kaybı çalışmalarımıza ivme kazandırdı, yeni bir bakış açısı edindik. İlk işimiz ÇYDD’nin güçlü bir kurum olarak yer almasıydı, bu şekilde saldırılara karşı kendimizi daha iyi koruyabilirdik, bu çalışmalarımız hâlâ devam ediyor. Dernek yöneticilerinin tercihlerine bağlı olmadan, demokratik kurallara göre kamu hizmeti veren, gerektiğinde siyasete ağırlığını koyan misyonu ve vizyonu belli örnek bir kurum olmak hedefimiz oldu. Bugün 110 şubemizle genel merkezin birimleri arasında kurallar çerçevesinde sistemli birçalışma yürütülmektedir. İç eğitim, iç denetim ve şeffaflık bunun önemli bir parçasıdır.

Başarıya ulaştığınızı düşünüyor musunuz?
Yaptığımız bu çalışmalar ÇYDD’nin dokunduğu bütün insanların sosyal kültürel, sanatsal değişimi üzerinde etkili oldu, demokrasi bilincini güçlendirdi ancak uzun vadede hayalimiz olan toplumdaki değişim olgusunu gerçekleştirdi diyemem. Çünkü siyasal iktidarın ana politikasıyla bir STK çalışmaları çatıştığında, devletin hâkimiyetinin üstün bir güç olduğu bilinmektedir. Bu nedenle de çalışmalarınız gençlerimizin, çocuklarımız ve kadınlarımızın bilinçlenmesi ve kültürel gelişimesinde çok etkili oldu.

Halkevleri modeli

Genel Başkan Yardımcısı Nihal Kızıl, derneğin projelerinden Eğitimevleri ile Üretimden Yeniden Eğitime Projesi (ÜYEP) hakkında bilgi verdi. 26 eğitimevinin her birinde her yıl yaklaşık 500 kişinin ihtiyaçları olan eğitimi aldıklarını söyleyen Kızıl, ‘’Eğitimevlerinden sosyo kültürel olarak gereksinimi olan aileler öncelikli olarak yararlanıyor. Hedef kitlenin gereksinimleri, gönüllü profili ve eğitimevi altyapısına göre etkinlik düzenleniyor’’ dedi. Yararlanmak için başvurmanın yeterli olduğu eğitimevlerinin daha da gelişmesi için AR-GE araştırması yapıldığını, dünyadaki benzer örnekler incelendikten sonra en uygununun Halkevleri Modeli olduğunun ortaya çıktığını söyleyen Kızıl, sayının artması için hem ekonomik hem gönüllü desteğine ihtiyaç bulunduğunu vurguladı.

Çocuk işçiler okula...

ÇYDD, Üretimden Yeniden Eğitime Projesi’ni (ÜYEP) dört uluslararası tekstil firmasıyla sürdürüyor. Projeye göre ana firma kendisine iş yapan taşeron firmalara denetçi göndererek çocuk işçi olup olmadığını ortaya çıkarıyor. Çocuk işçilerin bilgileri derneğe ulaştırılarak üçlü bir protokol yapılıyor. Taşeron firma, tespit edilen çocuk işçinin 15 yaşa gelene kadar hem eğitim masraflarını hem de aile ekonomisine yaptığı katkıyı karşılamak zorunda. Yapmadığı takdirde ana firma ticari ilişkiyi keseceğini bildiriyor.

Projede tekstil atölyelerinde çalışmaktan kurtarılan 11-15 yaş arasında 100’ün üzerinde çocuk bulunuyor. Bu çocuklardan 80’i eğitimine devam ediyor, bazıları ailesel nedenlerle okula gitmiyor. Çocuk işçiliğinin çok arttığına dikkat çeken Nihal Kızıl, projenin özellikle ağır sanayide, otomotiv ve kimya sanayisinde de sürdürülmesi gerektiğini vurguladı.

ANADOLU’DA BİR KIZIM VAR

ÇYDD 30 yıl içinde 110 bin öğrenciye eğitim desteği verdi. Çeşitli biçimlerle ulaşılan öğrenci sayısı bunun yaklaşık 6 katı. Dernek halen ortaöğretimden üniversiteye çeşitli kademelerdeki 8 bin öğrenciye burs veriyor.

Derneğin süren projelerinden bazıları:
-Bir ışık da siz yakın
-Anadolu’da bir kızım var, öğretmen olacak
-Kadınlarla elele
-Çocuk Kulübü
-Kodlamaca
-Gençlik Birimi
-Mentorluk Projesi
-Orada bir okul var, uzakta
-Bin çiçek açsın, bin fikir yeşersin
-Çevre Birimi

NASIL DESTEK OLURSUNUZ?

-Burs verebilir, kayıt ve barınma giderleri için katkıda bulunabilirsiniz.
-Projelere bağış yaparak destek olabilirsiniz.
-Eğitimevlerinde bilim, sanat, sağlık, hukuk, iletişim, psikoloji, çocuk gelişimi ve tüm sosyal çalışmalar için gönüllü eğitmen olabilirsiniz.
-Eğitimevlerinin yapı ve donanımları için destek olabilirsiniz.
-ÇYYD ürünlerini alarak, kermeslere katılarak, özel günlerde bağışta bulunarak katkıda bulunabilirsiniz.
-Cenaze törenlerinde çelenk servisi aracılığıyla bağış yapılmasını sağlayabilirsiniz.
-Tüm şubelerde ve projelerde gönüllü çalışabilirsiniz.

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Necla Arat