Savaşçıydı. Yürekliydi!

Duygu Asena’nın 1980’lerdeki röportajlarından bir derleme: “Zamana Değen Sorular”

28 Haziran 2019 Cuma, 15:01

 

GAMZE AKDEMİR

[email protected]

 

Gazetecilik hele ki röportaj ve söyleşi çileli iştir.  Kutsal kitap didaktizmiyle başlıca şartlarını sayarsak: Okuyacaksın. Araştıracaksın. Kendini hele ki dilini geliştireceksin. Birikim yapacaksın. Adanacaksın! Disiplinli olacaksın. Karşındakini sev, sevme saygılı olacaksın. Güven sağlayacaksın. Nitelikten ödün vermeyeceksin. Söyleşi boyu kafa sallayanlardan olmayacaksın. Cesur olacaksın. Sorunu soracaksın.

Bu bir cesaret işi, her kerte yeni bir macera, bildiğiniz bilmediğiniz bir dünyaya giriş bileti. Hele ki çeşitli alanlardan söyleşilere imza atıyorsanız... Bu işi ciddiye alarak yapanlar öncesinde sıkı bir hazırlık yapmaları gerektiğinin bilincindedir. Adeta bir kampa girmek gibidir. Ufak çapta bir tez ödevi hazırlığına soyunmaktır ya da. Söyleşiye konuk olan kişinin tüm çalışmalarını, yaşamının önemli dönemeçlerini, anılarını, kendisi hakkında yazılmış yazıları, yapılmış söyleşileri okumak, taramak, notlar çıkarıp hazırlanmaktan bahsediyoruz ne de olsa.

OKURU HAFİFE ALMADI, ZORU SEÇTİ!

Duygu Asena, tüm bu özelliklerin çok daha fazlasına sahip bir gazeteciydi. İşinde ustaydı. Süslü, köşeli, garantili, cepte sorulara meyletmedi. Yalın soruları küçümsemedi. Haberinin özüne ve çözüme odaklanmayı önceledi. Zoru seçti. Bilgiden, nitelikten, gerçeklerden taviz vermedi. Bunu dava edindi. Okuru hafife almadı. Boş, yok hükmünde işlere imza atmadı.

Röportaj ve söyleşide sıcaklık ve saygı arasındaki dengeyi iyi kurmuş; metne gerçek yaşamın doğallığını yansıtabilmiş; yazının, bilimin ve toplumsalın tüm dallarından aldığı özü söyleşilerinde okura aktarabilmiş az sayıda kalemden biriydi.

Üstüne savaşçıydı. Yürekli bir itirazcıydı! Hepimiz adına, hepimiz için itiraz etti. Kadın-erkek eşitliği konusunda yarattığı farkındalıkla ve yürüttüğü mücadeleyle de ülkede yepyeni bir sayfa açtı, tarih yazdı.

ZAMAN DUYGU’YA ÇALIŞIYOR!

Tüm bu bağlamları birer birer gözler önüne seren “Zamana Değen Sorular” da, Duygu Asena’nın 1980’li yıllarda çeşitli gazetelerde yayımlanmış; siyaset, sanat,edebiyat, eğlence ve spor dünyasının en renkli isimleriyle yapılmış röportajlarından bir derleme. Çok yakın tarihimizin geleceğe kalan ve aydınlatmaya devam eden simülatif bir belgesi. Öyle ki İlhan ağabeyin (Selçuk), Turhan Selçuk’un sanatı için yaptığı olağanüstü tespiti Duygu Asena’ya uyarlamak da mümkün: “Zaman Duygu’ya çalışıyor”.

Kendisini yakından tanıma şansına sahip olanlardanım. Sadece bir meslek büyüğüm değil, ne mutlu ki arkadaşımdı da.

Ağzı olanın konuştuğu, hasbelkader eline kalem ve akıllı telefon alanın yazar, gazeteci olduğunu iddia ettiği, her alanda yozlaşmanın alıp yürüdüğü bir dönemde değeri biliniyor, eksikliği de hissediliyor şükür ki.

Zamana Değen Sorular” kitabının sunuş yazısını kaleme alan, Asena’nın en yakınındaki gazeteci dostlarından sevgili Filiz Aygündüz’ün de dediği gibi; “Şimdi bir kahve yapın kendinize... Bütün programlarınızı iptal edin. Yahut sadece size ait bir gün yaratın. Duygu Asena’nın söyleşilerini okuyun. Kitap bittiğinde ‘Hayat güzel’ diyeceksiniz. Hayatı boyunca hayatı önceleyen cesur bir kadının soruları bize iyi gelecek.”

Zaman Değen Sorular / Duygu Asena / Doğan Kitap / 296 s.