Kapat
A+ A-

Sektör yetkilileri, ‘Yapım şirketleri ağır yaptırımlara maruz kalmalı’ dedi

Netflix’te yayımlanacak “Atiye” isimli dizinin setinde iş cinayetine kurban giden Hasan Karatay’la ilgili olarak sinema ve televizyon meslek birlikleri ortak basın açıklaması yaptı.
Yayınlanma tarihi: 17 Nisan 2019 Çarşamba, 03:06

[Haber görseli]Dijital platform Netflix’te yayımlanmak üzere çekimleri başlayan “Atiye” (The Gift) isimli dizinin setinde iş cinayetine kurban giden Hasan Karatay’ın ölümüyle ilgili 15 Nisan Pazartesi günü Sinema TV Sendikası’nda bir basın açıklaması yapıldı.

Sinema Oyuncuları Meslek Birliği (BİROY), Çağdaş Sinema Oyuncuları Derneği (ÇASOD), İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi (İSİG), Kamera Asistanları Derneği (KAD), Oyuncular Sendikası, Sinema TV Sendikası ve Sinema Emekçileri Sendikası’nın (Sine-Sen) ortak açıklamasını Sinema TV Sendikası Yönetim Kurulu üyesi Tuba Ataç okurken, “Sektörün olumsuz çalışma şartları derhal değişmelidir” denildi.

Açıklamada, Karatay’ın duvarları boyamak üzere sete çağrıldığı ve yapımcı şirket tarafından SGK girişi yapmadan çalıştırıldığı belirtildi. Kaza anında sette iş güvenliği uzmanı ve sağlık personeli olmadığı vurgulanırken ilk müdahaleyi ekip arkadaşlarının yaptığı ifade edildi.

Öte yandan Ataç, dizinin yapımcı şirketi OG Medya’nın toplantı taleplerini yanıtsız bıraktığını bildirdi. Toplantı talebini yineleyen yetkililer, OG Medya ve Netflix Türkiye’yi yaşanan olaya ilişkin detaylı bir açıklama yapmaya çağırdı. Ayrıca OG Medya’ya yönelik “sette kazadan sonra dahi tam zamanlı iş güvenliği uzmanı istihdam edilmediğine dair” iddialar soruldu.

Açıklamada, “Yaşanan olaya karşın, üst işveren Netflix Türkiye ve İKSV ile İstanbul Film Festivali kapsamında ortaklaşa gerçekleştirilen ‘Hakan: Muhafız’ gala ve parti organizasyonlarının herhangi bir açıklama yapılmaksızın gerçekleştirmiş olmalarını ve setin hemen ertesi gün hiçbir şey olmamış gibi devam etmesini, duyarsızlık ve ölen kişinin yakınlarına saygısızlık olarak görüyor ve kınıyoruz” denildi.

“Gerek yasal mevzuata aykırı ve insanlık dışı çalışma saatleri, gerekse alınmayan güvenlik önlemleri sebebiyle tüm set çalışanlarının can güvenliği yok sayılmaktadır” diye devam eden açıklamada, “Sektörde çok ciddi bir denetim ve yaptırım eksiği vardır” şeklinde vurgu yapıldı.

Açıklama, “Set öncesi ve sırasında çalışma ortamında bulunan işçilerin yani bizlerin, yapımcı tarafından sigortalandığımız, işçi sağlığı ve güvenliği koşullarının sağlandığı bir çalışma ortamı istiyoruz... 1 Ocak 2019’da yine bir ihmal sonucu kaybettiğimiz Uygar Can Çetinkaya’nın üzüntüsü dinmeden ve bütün çağrılarımıza rağmen, şimdi de bu acı olayın yaşanmasını kabul etmiyoruz” ifadeleriyle sona erdi.

‘İnsan hayatı bu kadar ucuz mu?’

Basın açıklaması sonrası konuşan Sine-Sen Genel Başkanı Zafer Ayden, “Bu tür konularla basının karşısına çıkmaktan utanıyoruz” diye konuştu. Ayden, “İş cinayeti demekten kaçınmamalıyız, çünkü önlenebilir. Firmaları teşhir etmekten de kaçınmayalım” ifadelerini kullandı.

Oyuncular Sendikası Genel Sekreteri Sercan Gidişoğlu ise “Niye Fransız, Alman, ABD’linin burnu kanamazken ben burda dizi çekerken ölüyorum. Temel soru budur... Netflix Türkiye burada rol model olmak istiyorsa huzursuzluk duyması gerekir. Kurallar getirmeli. Getirmiyorsa, kınamıyorsa, ‘Bir daha size iş vermeyeceğim. İnsan hayatı bu kadar ucuz mu’ demiyorsa bu suçun içindedir. Yarın öbür gün başka platformlar da gelecek, hep aynı sömürü düzenini mi yaşayacağız” diye sordu. Avukat Ceren Kalı da “OG Medya’nın bu yargılama sonunda ciddi bir yaptırıma maruz kalması gerekiyor ki bir daha tekrarlanmasın... 5 yıl sonra gelecek adaletin adalet olduğuna inanmıyoruz” diye konuştu.

İSİG Meclisi üyesi Murat Çakır ise “Siyasi iktidar bu noktaya yönelik herhangi bir adım atmıyor. Bunlar 3 kuruşluk önlemlerdir” dedi.

Cumhuriyet İMECESİ