Cumartesi günü yaşama veda eden tiyatro sanatçısı son yolculuğuna uğurlandı

Haldun Taner Sahnesi’nde düzenlenen cenaze töreninde duygu dolu anlar yaşandı, usta sanatçının dostları Fosforoğlu’nun değerinin bilinmediğini söylerken çocukları ise gözyaşlarını tutamadı.

cumhuriyet.com.tr
24 Haziran 2019 Pazartesi, 22:23

Tiyatro sanatçısı, yazar ve eğitmen Enis Fosforoğlu dün son yolculuğuna uğurlandı. 22 Haziran Cumartesi günü geçirdiği kalp krizi sonrası 71 yaşında hayata veda eden sanatçı için İstanbul Büyükşehir Belediyesi Şehir Tiyatroları Haldun Taner Sahnesi’nde tören düzenlendi. Törene Fosforoğlu’nun ailesinin yanı sıra sanatçı arkadaşları, öğrencileri, siyasetçiler ve sevenleri katıldı. Törenin ardından sanatçı Moda Camisi’nde öğlen vakti kılınan cenaze namazının ardından Karacaahmet Mezarlığı’na defnedildi.

Anma töreninde Enis Fosforoğlu’nun tabutu Türk bayrağına sarıldı ve Galatasaray bayrağıyla örtüldü. Usta ismin kızı, sanatçı Seren Fosforoğlu, “Çok zarif bir insandı babam. Kimseyi kırmazdı. İltifatı, güzel sözü severdi, tatlı dilliydi” diye başladığı konuşmasında “Hastanedeyken 2 gün önce aramızdaki konuşmayı anlatmak istiyorum. Rüyamda Atatürk’ü gördüm. Atatürk sevdalısıydı babam, bizi de öyle yetiştirdi. Heyecanla aradım. ‘Baba’ dedim, ‘Atatürk’ü gördüm, devlet büyüklerini görmek çok iyiymiş. Ondan büyüğü yok. Herhalde bazı şeyler değişecek artık.’ Gözleri doldu, çok duygulandı. Keşke bu sabaha uyanabilseydi” ifadelerini kullandı. Seren Fosforoğlu konuşurken gözyaşlarını tutamadı.
Sanatçının oğlu Eren Fosforoğlu da gözyaşları içerisinde konuştu. Fosforoğlu, “Tiyatro, babamın hayat noktasıydı. Onun aşkıydı. İşini çok iyi yapardı... Çok duygusal, kibar ve vicdan sahibi bir insandı. Çok güzel anılar biriktirdi.

Aslında onun değerini bilemediğimizi düşünüyorum. Türkiye, gerçek değerlerine sahip çıkamadı. 14 gün artı 71 yıl mücadele etti. Bu sırada ben baba oldum... Sanırım babam bana babalığını miras bıraktı” diye konuştu.

İstanbul Şehir Tiyatroları Genel Sanat Yönetmeni Süha Uygur da törende bir konuşma yaparak “Çok dik bir adamdı, onurlu bir adamdı. Atatürk ve Cumhuriyet sevdalısıydı” dedi. Sanatçı Nedim Saban ise Enis Fosforoğlu’nu 12 Eylül’de sıkıyönetim zamanı Kadıköy’de tiyatro açabilmesi nedeniyle Don Kişot’a benzetti.

Enis Fosforoğlu’nu uzun yıllardır tanıyan arkadaşı Mansur Beyazyürek de törende, “Sevgili Enis bu ülkeye fazlaydı. Bu ülkenin, bu insanların hep gönlündesin Enis” şeklinde konuştu. Törende ayrıca Kadıköy’de geçen yıl temeli atılan tiyatro binasına Enis Fosforoğlu’nun adının verilmesi dileğinde bulunuldu.

‘Keşkelerle uğurluyoruz’

Enis Fosforoğlu, son yolculuğuna uğurlanırken usta sanatçılar da gazetemize Fosforoğlu’nu anlattı.

Göksel Kortay: Çok üzgünüz, Enis Fosforoğlu erken göçtü bu dünyadan, daha yapacağı işler vardı. Ama nedense acele etti... Benim gönlüm ister ki bu gibi sevgimizi, dostluğumuzu, hayranlığımızı sanatçılarımıza yaşarken gösterelim. Salon tıklım tıklım doluydu. Ama keşke ölümünden önce böyle bir gece yapılsaydı da kendisi de görseydi. Ben her giden ustanın, sanatçının ardından bunları düşünürüm. Belki de o bilmiyordu bu kadar sevildiğini...

Suna Keskin: Enis’le 20 yıl Kadıköy’de tiyatroya hizmet verdik. Çok değerli bir tiyatro adamıydı. Enis’e yaşarken de yazık oldu, çünkü gerçek değeri bilinemedi. Çok isterdim. bu güzel günü görebilseydi. Çok isterdim, keşke yeni doğan torununu kucağına alabilseydi, onu keşkelerle uğurluyoruz burada.

Ediz Hun: Benim çok yakın arkadaşımdı. Büyükada’da son yıllarda hep beraber olduk. 1 hafta önce beraber oturduk, kır kahvesinde birer çay içmiştik. Çok sevimli, düzgün bir insandı, iyi bir sanatçıydı her şeyden önce. Ama insanlığı, sanatının da ötesinde mükemmeldi.

Sezai Aydın: Başımız sağ olsun. Enis’le 1971’de tanışmıştım. Dostluğumuz yıllarca devam etti, Moda’da otururken çok sık görüyordum. Ama işte, sıra var herhalde bu işte, önce abisini defnettik, şimdi de Enis...

Orhan Aydın: Oyuncuların insan hayatına kattığı sevinçleri, aydınlanmayı, eşitliği, barışı, kardeşliği ve aşkı nasıl önce kendilerinin bedenin bir parçası haline getirdiklerini ve onu hayata katmak için nasıl mücadele ettiklerini unutuyoruz. Dilerim Enis Fosforoğlu, bize bıraktıklarıyla yaşar ve diğerleri gibi olmaz sonu, unutulmaz.