‘Sanat yalnızlığımı unutturuyor’

76. Venedik Film Festivali’nden Yaşam Boyu Başarı Ödülü’nü alan Pedro Almadovar, şanslı bir azınlığın katılabildiği Ustalık Dersi’nde içini döktü. Öncesinde ise bu yılın juri başkanı şahane Arjantinli yönetmen Lucrecia Martel’in elinden aldığı Altın Aslan ödülünü “Evdeki iki kedimin yanına götüreceğim” dedi.
Yayınlanma tarihi: 5 Eylül 2019 Perşembe, 02:36

[Haber görseli]

“Dark Habits” adlı filmiyle 1983’te Venedik sayesinde ilk kez uluslararası bir etkinliğe çıkabildiğini söyleyen 69 yaşındaki sinemacı, “Çocuk gibi sevinçliydim, nihayet mahalle dışında birileri beni ciddiye almış gibi hissettim, festivale minnettarım” dedi. Bu yıl Cannes’da yarışan ve kendiyle hesaplaşmaya çalışan orta yaşlı bir yönetmeni canlandıran Antonio Banderas’a en iyi aktör ödülü kazandıran son filmi “Acı ve Zafer”den ( Dolor y gloria) söz açılması kaçınılmazdı. Şöyle konuştu Almadovar: “Aslında filmin adı ‘Arzu’ olmalıydı, çünkü filmde çok büyük önem taşıyor. İş ve özel hayatta, arzu yaşamın en temel duygularından birisi. Filmde de çocuğun adını henüz koyamadığı ama apaçık gördüğümüz arzunun doğuşu ve patlaması var. Zaten film içindeki filmin adı da ‘El premier deseo’. Ben de film yapmak yapmak istediğimi küçük yaştan itibaren biliyordum. 1971’de telefon şirketinde çalışırken bile aklımdan Madrid Film Okulu’na gitmek vardı ama maalesef Franco kapatmıştı. Ben de kendi kendimi yönetmen ilan ettim ve bir süper8 kamera alarak sürekli çekimler yapmaya başladım. Hayatta her şey gibi sinema da ancak yaparak öğreniliyor. Sette ilk düzgün kararımı verebildiğim gün kendimi müthiş hissetmiştim, sanki sinemayı yeniden icat ediyordum. Yani gençler size tavsiyem, film çekmek için illa bir okul bitirmeye çalışmayın. Sokağa çıkın, etrafınıza bakın ama dön dolaş illa ki kalbinizin sesini dinleyin. Anlatacağınız hikâyenin içten ve samimi olması gerekiyor yoksa başarmak zor.”

A+ A-