Koç'a bir milyon ziyaretçi

Rahmi Koç imzalı bir mektup aldım. Hele “Yazgülü Hanım, size bu mektubu bir müjde vermek için yazıyorum” diye başladığını görünce çok heyecanlandım. Hayırdır inşallah dedim, hayırlara vesile olsun dedim! Rahmi Bey, kelimesine dokunmadan şöyle yazıyor:

14 Ocak 2020 Salı, 02:00

“Koleksiyonculuk bana rahmetli annem, Sadberk Hanım’dan geçti. Hayatım boyunca imkânlarım, bilgim, göz zevkime göre bir şeyler toplamaya çalıştım. Evler doldu, depolar taştı. Ne yapacağımı düşünürken 1956’da Otosan’ın makinelerini almaya Detroit’e gittiğimde Henry Ford Müzesi ile tanıştım. Dünya harbinden sonra, varlıklı, başarılı, meraklı bir insan olan Heny Ford bir müze kurmaya karar vermiş. O zamana göre imkânları sonsuzmuş. Avrupa harp yorgunluğu ve fakirlik çekiyormuş. Bilgili danışmanları ile fevkalade güzel eserleri bir araya getirebilmiş. 

Detroit’te kaldığım iki ay süresince her gün, birkaç saati müzede geçirdim. Allah, bana da bir gün böyle bir müze kurma imkânı versin diye düşündüm. 

Nitekim bu arzum, 1994 senesinde İstanbul’da, 2005’te Ankara’da ve 2014’te Ayvalık’ta gerçekleşti.

25. senemizde, Kasım 2019’da 1 milyon ziyaretçiye ulaştık. Böyle bir adede, bırakın Türkiye’yi, yurtdışındaki özel sektör müzelerinin erişmesi bile güçtür. Bu vesile ile yaptırdığımız kupayı kabul etmenizi rica eder, sevgilerimi sunarım. “

Koç Holding Şeref Başkanı Rahmi Koç’un Haliç kıyısındaki müzesini gezmeyeniniz kaldı mı? 7’den 70’e hangi çocuk heyecanlanmıyor o arabaların, oyuncakların, uçakların arasında? Bir gün bu müzeye bir süre sergilenmek üzere gelen bir tren vagonu dolayısıyla yemek yiyorduk. Rahmi Bey, çok mutluydu. Benim de dilim durmaz, “Babanız Rahmetli Vehbi Koç’un eli sıkı olduğunu hep duyardık. Size galiba hiç oyuncak tren, araba filan almadı, bunların gerçeğine bu kadar meraklısınız?” diye takılmıştım. Ankara’da Kaleiçi’ndeki müze de çok güzeldir, Ayvalık’ta tarihi bir kilise içinde restorasyondan sonra kurulan da. Ayrıca Pera Müzesi de, yeni açılan Arter de elbette çok güzel kültür sanat mekânları. Bu konuda hayli kısır sayılabilecek ülkemizde bu tür mekânları, en büyük özel sektör sanayi kuruluşu Koç Holding’in yaratıp yaşatmasının karşılığında, ki İKSV ve Bienal’e yaptıkları sponsorluklar da ayrı bir önemde, halkın böyle bir izlenme sayısıyla karşılık vermesi ne güzel! Yeri gelmişken Abdülmecit Köşkü’nde Ömer Koç’un özel koleksiyonunun sergisinde de inanılmaz bir izdiham yaşanıp kuyruklar oluşması, Koç ailesinin sanata katkısının görmezden gelinmediğini gösteriyor. Ben de bu müjdeyi kupamla bir kahve içerek kutluyorum, Sn. Rahmi Koç! Ayrıca bu samimi mektupla farklılık ve heyecan yaratma başarısı gösteren kurumsal iletişime de bir selam yolluyorum!