Para meta pul ise kültürdür

İnsan doğasının kendine özgü zamanı var, yaşantı deneyimlerini özüyle buluşturup varoluşla kaynaşmasının bir hızı. Mektup, kartpostal bu hızın, belki bazen geç ama yeterince yaşanmasına olanak sağlıyordu.

18 Ocak 2020 Cumartesi, 02:00

Şimdinin harika iletişim yeteneği ise modern hayat için sağladığı bir dolu yarar bir yana, o hızı doğamıza göre doğru yaşamadığımız için olumsuz sonuçlara da neden olabiliyor. Doğamızın gereği demlenmesi gereken duygular, pişmesi gereken ilişki, iletişim süreçleri hep bu yeni iletişim çağının hızında pas geçiliyor. İşin acı yanı bu çılgın hız artık o kadar doğal sayılıyor ki bu olumsuz sonuçlarının farkına bile varmadan ilişkiler, iletişimler tüketiyoruz, ardı ardına, bazen henüz derinliğin ikinci katmanına bile geçemeden, bir sonraki hızdan şeye geçerek. Oysa etten kemikten, duygudan düşünceden, daha bir dolu insani özellikten oluşması gereken ama hızdan başkasına eli ermeyen o şeye. 

TÜM BİLGİYE ULAŞILABİLİR 

Evet, bu metin bir mektup methiyesi, bir pul mersiyesi olabilirdi. Pul da mektup gibi ölmüş olsaydı. Mektup yok, pul nerede, diye sorduğumuzda ise karşımıza geniş mi geniş bir pul dünyası çıkıyor. Pul da pulculuk (filateli) da dipdiri, kendi hızıyla kendi yörüngesinde dönüp duruyor, ilerleyerek. Mektup üzerinde pulun, taşıma ücreti olduğunu biliyoruz. Pul 1841’de İngiltere’de işleme girdi. Pul gelişimi ilgi çektiğinden posta idareleri tarafından görkemli, değişik konularda pul üretilerek meraklıların ilgisini sağladı. Günümüzde iletişim araçları pulu geri planda bıraksa bile, posta idarelerinin meraklıları için çıkardığı pullar sayesinde pul ticareti devam etmekte, kurulmuş şirketlere yenileri eklenmekte, hatta pul müzayedeleri yapılmakta. Ulusal, uluslararası yarışmalar ise bu dünyada oldukça önemli. Pul sosyal, ticari, tarihi, siyasi dahil içinde neredeyse her şey olan bir kültür değeri. Pulları takip ederek insanın yeryüzünde ürettiği neredeyse tüm bilgiye ulaşılabilir. 

EN BÜYÜKLERİNDEN

“Kamer Pul Evi” Galata’daki Galip Dede Caddesi üzerinde bu dünyaya ta en baştan giriş yapanlardan, Türkiye’deki kuruculardan. 1942 yılında Kamer Arıkan tarafından açılmış, şimdi kültür dünyamız için üstlendiği sorumluluğu Arman Arıkan yürütmekte. Türkiye’nin en büyük pul koleksiyoncularından biri olan Arman Bey birçok madalya kazanmış. 

“Pul kültürdür” diyor Arman Bey, “Ülkesini, para birimini, nerededir, ne için çıkmıştır belirten, her konuda pul var. Coğrafya, tıp, gemi, uçak... Oscar ödülü kazanıyor pulu çıkıyor, Nobel kazanıyor pulu basılıyor. 10 yaşımdaydım, babam bana küçük bir pul defteri verdi, içinde damgalı hayvan temalı resimler vardı, koşan eden yaramaz bir çocuktum, durur o hayvanlara bakar incelerdim. O merak 18 yaşımda gümüş madalya kazanmamı sağladı. İyi bir pul koleksiyoncusu olmak isteyenlere önerim doğru desteği almaları. Kendi başınıza pul koleksiyoncusu olamazsınız, bilen yeri, bilen birini bulmalısınız. Pulculukta usta çırak ilişkisi önemli. Pul aldığınız zaman en aşağı bir 20 yıl beklemeniz gerek ki ekmek yiyebilesiniz. 1955’lerde pul o kadar önemliydi ki altın borsasında altın oynanmıyordu, pul oynanıyordu.”

Pul içine girdikçe derinleşen, genişleyen bir konu. Televizyonlardaki bilgi yarışmalarını kazanmak isteyenler pul toplamaya, pul kitapları okumaya başlasalar yeridir.