Hacamat yüksek lisansta! Sülük mastırı

Yıldırım Beyazıt Üniversitesi hacamat, hipnoz gibi uygulamaları müfredatına kattı. Türk Tabipleri Birliği Etik Kurulu, "Eğitim müfredatları içinde kanıtı eksik, bilimsel dayanağı olmayan uygulamalara yer verilmesi uygun değil" diyor.
Yayınlanma tarihi: 25 Mart 2019 Pazartesi, 02:10

[Haber görseli]

Sülük, hacamat, hipnoz, ozon terapi gibi uygulamalar, Ankara Yıldırım Beyazıt Üniversitesi’nin hem yüksek lisans hem de doktora programı müfredatına alındı. Türk Tabipleri Birliği (TTB) Etik Kurulu Üyesi Profesör Doktor Gülriz Erişgen, eğitim müfredatları içinde kanıtı eksik, bilimsel dayanağı olmayan uygulamalara yer verilmesinin uygun olmadığını belirterek “Öğrencilerimize, kanıta dayalı tıp uygulamalarının önemini vurguluyoruz, bilimsel kanıt olmadan uygulama yapmamaları gerektiğini söylüyoruz” dedi.

TTB Etik Kurulu’nun bildirisine göre Resmi Gazete’de geleneksel ve alternatif tıp ile ilgili uygulamaların yayımlanması, bunun getirdiği hukuki değişimler, geleneksel ve alternatif tıp konulu kongrelerin devlet protokolü ve bürokrasisi içinde yer alması; bu uygulamaları meşru zemine çekerek daha çok tercih edilmesine neden oluyor. Tıbbi Nebevi kongreleri ile modern tıbbın dinsel söylemle sorgulanması yöntemi sonucu, sağlık uygulamaları dini pratik ile ilişkilendiriliyor. Söz konusu sağlık uygulamaları; geleneksel, alternatif, tamamlayıcı, geleneksel tamamlayıcı, geleneksel alternatif olarak adlandırılıyor. Son yıllarda; alternatif yerine “Geleneksel, Alternatif, Tamamlayıcı Sağlık Uygulamaları (GATSU)” tanımı yaygınlaştırılmaya çalışılıyor. GATSU, milyar dolarlar büyüklüğünde yeni bir pazar yaratıyor. Tüm bu adlandırmalar, modern tıp uygulamaları dışında bilimsel tıp bilgileri içermemesiyle ortaklaşıyor. Bilimsel bilginin üretilmesi, öğretilmesi ve kullanılması hedefinde olması gereken üniversiteler, geleneksel tıp uygulamalarının yürürlüğe girmesiyle çelişkide kalıyor.
Erişgen, bu tip uygulamaların hastaların sağlık hizmetine ve tıbbi uygulamalara ulaşmalarının önüne geçmemesi ve alternatif olarak önerilmemesi gerektiğini belirtti.

Sağlık kurumları içinde bu uygulamalara yer verilmesinin uygun olmadığını vurgulayan Erişgen, “Her zaman kanıta dayalı tıp uygulamalarının önemini vurguluyoruz. Öğrencilerimize mesleki uygulamalarının yararlılığı ile yarar ve zarar oranı konusunda bilimsel kanıtlar olması gerektiğini öğretiyoruz. Eğitim müfredatında bilimsel dayanağı olmayan uygulamaların yer almasını doğru bulmuyorum” dedi.

A+ A-