Kapat
A+ A-

Bağımlılık tedavisinde "elektroşok" skandalı

Uyuşturucu bağımlılarına Türkiye'de uygulanan tedavi yöntemlerinde korkunç gerçekler ortaya çıktı.
Yayınlanma tarihi: 20 Temmuz 2014 Pazar, 03:42

[Haber görseli]

Türkiye’de çığ gibi büyüyen uyuşturucu kullanımının tedavisinde, bu alanda kullanılması yasal olmayan "elektroşok" yöntemine de başvurulduğu ortaya çıktı. Cumhuriyet'e konuşan uyuşturucu bağımlıları, tedavi süreçlerine ilişkin çok ciddi iddialar da ortaya attı: Kimi bu merkezlerde bağımlı gibi tedavi gören torbacıların kol gezdiğini söylerken, kimi de tedavide verilen ilaçların, uyuşturucunun kendisi kadar bağımlılık yarattığını dile getirdi. Ve bir madde bağımlısı, kendisi gibi madde bağılılarına bazı merkezlerde yasadışı elektroşok yöntemi uygulandığını anlattı.

Uzmanlar, Türkiye’de uygulanan madde bağımlılığı tedavi yöntemlerinin telkin ve terapi kısmının atlandığını, süre olarak da olması gerekenin altında kaldığını belirtirken, özel merkezlerdeki tedavi ücretlerinin ise cep yaktığı ortaya çıktı. Öte yandan önümüzdeki günlerde Türkiye’nin ilk “Bağımlı Köyü” kuruluyor.

Önce, bağımlılar anlatıyor…

“Hastaneler torbacı kaynıyor”

Serhat K. 27 yaşında, 13 yıldır madde, son 7 yılda da eroin kullanıyor. Defalarca AMATEM’de yatmasına rağmen her seferinde daha fazla bağımlı hale geldiğini söylüyor. “Eroin kullanmaya başladıktan kısa bir süre sonra bağımlısı oldum. Temin etmek için ailemden para alıyor ve bazen hırsızlık yapıyordum. Bir süre sonra kendime ve çevreye verdiğim zararın farkına varıp, kendi isteğimle özel bir hastaneye yattım” diyen Serhat, tedavi sürecini ise şöyle anlatıyor:

“Yaptıkları tedavi, içeri girer girmez koluma serum takıp avuç avuç ilaç vermekti. Verdikleri ilaçlar beni direk uyutuyordu. Arada psikiyatrist çağırıyordu, gidiyordum, 15 dakikalığına havadan sudan sohbet ediyorduk. Telefon ve internet serbestti, arada arkadaşlarım arayıp bana ‘iyi mal’ geldiğini anlatıyor, canımı istetiyorlardı. Oysa bir madde bağımlısının dış dünyadan izole edilmesi gerekiyordu. Ayrıca, bu özel merkeze dışarıdan madde sokulduğu da olurdu. İzin veriyorlardı diyemem ama önlem yoktu. Ben orada 1 ay tedavi gördüm diyemiyorum, 1 ay boyunca uyudum ve tedavi bitip kendime geldiğimde soluğu direk torbacıda aldım. Diyebilirim ki bana tedavinin faydasından çok zararı oldu.”

Bir süre dışarda kaldıktan sonra AMATEM’e yattığını anlatan Serhat, çok ciddi bir iddia ortaya atıyor: “AMATEM’de bir gece kriz geçirirken biri kapımı çaldı, bir baktım madde satıyor. İçeride bağımlı gibi yatan kişi torbacıymış, bana madde getirdi.” Serhat, burada kullandığı ilaçlardan da şikayetçi: “İçinde saf eroin olan ilaçlar veriyorlar. Bir uyuşturucu yerine başka uyuşturucu yani. Nerde bunun tedavi kısmı? İçerde verdikleri bu ilaca bağımlı hale gelip dışarda bunu yasa dışı yollarla almaya çalışan insanlar tanıyorum. Ayrıca oralarda bize köpek gibi davranıyorlar, dolayısıyla bu hastanelerin bana faydasından çok zararı oldu.”

“Elektroşok ile hafızam silindi”

Türkiye’deki madde bağımlılığı tedavisinde, yasal olmamasına rağmen “elektroşok” yönteminin de kullanıldığı iddia ediliyor. İstanbul’da bir hastanede kendisine yapıldığını söylediği elektroşok uygulaması nedeniyle beynindeki elektron akışları bozulan ve hafıza kaybı yaşayan Doğancan A., yaşadıklarını gazetemize anlattı. İstanbul’daki hastaneye eroini bırakmak için gittiğini anlatan Doğancan, “Konuyu çok iyi bilmediğimiz için ailemizle hiç şüphe etmeden Elektroshock (EKT) uygulaması yapılmasını kabul ettik. O dönem üniversite sınavını kazanmıştım ve tedavi sonrasında okulumu okuyacaktım. EKT uygulamasından sonra bütün hafızamı kaybettim. Öyle ki çarpım tablosunu bile hatırlamıyordum” diye konuşuyor.

Elektroşok tedavisinden sonra unutamadığı tek anının eroine ilişkin olanlar olduğunu belirten Doğancan, şöyle devam etti:

“Unutamadığım tek şey eroindi ve çıkar çıkmaz yine kullanmaya başlamıştım. Babam ve annem tam ben kurtuldum diye düşünürken daha büyük hayal kırıklığı yaşıyordu. Babam alkole sığınmış annem ise antidepresanlarla ayakta durabiliyordu ve ikisi de madde bağımlısı haline gelmişlerdi."

Uyuşturucu Madde Bağımlılıkları ve Alkolizmle Mücadele Federasyonu yetkilisi İsmail Karakaş, özellikle maddeye bağlı şizofreni tanısıyla, İstanbul, Ankara’daki baze özel hastaneler ile Manisa’daki AMATEM’de uygulamaya maruz kalan birçok madde bağımlısının olduğunu söyledi.

“Bağımlı halimle hacca gittim”

Selman P. 30 yaşında, evli ve 2 çocuk babası bir bonzai bağımlısı. İlk tedavisini 1,5 yıl önce görmüş. Yaşadıklarını şu sözlerle anlatıyor:

“Hastanede vücuduma sarı bir serum bağladılar, vücudumun temizlendiğini söylediler. 4 gün yattım fakat hastaneden çıktığım gün tekrar başladım bonzaiye. Sonra Zeytinburnu’ndaki o ünlü hastaneye yattım. İçerisi çok sıkı, kantin dışında hiçbir yerden yemek siparişi bile veremiyorsunuz. Ama orada da verdikleri ilaçlar beni resmen ayakta uyutuyordu. İnsan kendinde olmuyor, konuşmakta bile zorluk çekiyordum. Oradan çıktıktan bir hafta sonra da yeniden başladım. Bir süre sonra de bu beladan kurtulmak için hacca gittim. Hacca gittiğimde bağımlıydım, çok sıkıntı çektim. O da bir işe yaramadı.”

“Doktor bırakamazsın dedi”


36 yaşındaki eroin bağımlısı Deniz S. ise, AMATEM’de tedavi görmeye başladığı ilk gün temizlenme hayallerinin yıkıldığını söylüyor. Deniz, sözlerini şöyle sürdürüyor:


“İçeri girer girmez doktor bana, ‘bu maddeyi bırakamayacağını biliyorsun, değil mi?’ diye sordu. O an tüm hayallerim yıkıldı. Sonra bana ilaç verdiler, bilmiyordum o ilaçların içinde saf eroin varmış. Bana yatış vermediler, ayakta tedavi oldum. Ama bu kez de, tedavi için verilen ilaçlara bağımlı oldum. Artık eskisinden daha beter bağımlı haldeydim. Artık her iki satte bir vücut istiyordu. Bugüne kadar tedavi görüp iyileşen kimseye rastlamadım, ben de bırakamadım.”


23 yaşındaki eroin bağımlısı Ensar K., ilk tedavisini bir nöropsikiyatri hastanesinde olmuş. “21 gün kaldım ama çıkar çıkmaz geri döndüm maddeye. Çünkü ne zihnim ne vücudum temizlenmişti. Oradayken bıraktığımı hissediyordum ama çıktığımda robot gibiydim, direk torbacının yanına gittim. Merkezde verilen ilaçların etkisinden kurtulmak için yeniden maddeye başladım. Ve tabii ki yeniden eroin bağımlısı oldum” sözleriyle anlatıyor yaşadıklarını. 18 yaşındaki Abdurrahman A. da tedavide verilen ilaca bağımlı olmuş: “6 ay dil altı hapı şeklindeki o tedavi ilacını içtim. Bu arada ayakta tedavi olduğum için eroin kullanmaya da devam ettim. Artık iki bağımlılığım birden vardı. Ama şunu söyleyebilirim, tedavide verdikleri hapın krizi eroin krizinden daha kötüydü. Bu ilaçlar zaten artık karaborsada satılıyor, 15- 20 lira karşılığında.”

Prof. Sözen: Türkiye’de tedavi eksik ve kısa

İstanbul Üniversitesi Adli Tıp Anabilim Dalı Başkanı Prof. Dr. Şevki Sözen, merkezlerde tedavi için verilen ilaçların bağımlılık yaratacak dozlarda olmamasına rağmen buraya başvuran kişilerin bağımlı kişilik özelliği göstermeleri nedeniyle bu ilaçlara bağımlı olma riskleri bulunduğuna dikkat çekti. Prof. Sözen, Türkiye’de uygulanan madde bağımlılığı tedavi yöntemlerinin telkin ve terapi kısmının atlandığını, süre olarak da olması gerekenin altında kaldığını belirterek, şöyle devam etti:

“Bağımlılıktaki tedavi kişinin kendini tanımasını, anlamasını ve değerlendirme yetisini kazanmasını hedefler. Kişi öncelikle bağımlılığını kabul edecek ve kurtulmaya istekli olacak. Kişinin maddeye başlamasındaki psikolojik etkilerini ortadan kaldırılması, aile desteği ve sosyal çevrenin değişimi sağlanmadan bağımlılık tedavisi gerçekleştirilmiş olmaz. Türkiye’deki bağımlılık tedavisinin Avrupa başarı oranlarının altında olmasının önemli bir nedeni, bu telkin ve terapi sürecinin uygulamada atlanarak ilaçla tedaviye ağırlık verilmesidir. Bir de, bir bağımlının tedavi olması için ortalama gereken süre 1 yıldır. Bizde ise 2- 3 ayda tedavi bitiriliyor.”

Bağımlılık tedavisinde astronomik fiyatlar

Türkiye’de madde bağımlılığı tedavisinde, özel hastaneler ve merkezlerde istenen fiyatlar, her bağımlının tedavi olmasına izin verecek türden değil. Zira özel hastanelerdeki tedavi ücretleri haftalık 8 bin lira dolaylarında. Son dönemde bazı özel merkezlerde yeni tedavi yöntemi olarak “Palet” yöntemi uygulanıyor. Maddeye duyulan isteği kestiği iddia edilen bir çipin deri altına yerleştirilmesi anlamına gelen Palet yönteminde, aylık maliyet kimi yerlerde 20 bin lirayı buluyor. Nöro psikiyatri merkezlerinde madde bağımlılığı tedavisi haftalık ortalama 8 bin lira civarında. Özel kliniklerde ise muayene ücreti 300- 600 lira arasında değişiyor, sonrasında her seans ortalama 400 lira. Yine güncel bir yöntem olan NLP Tedavisi ise özel cihazları aracılığıyla elektromanyetik radyo frekanslarının beden üzerine gönderilmesi ve bu cihazlar aracılığıyla farklı ses frekanslarının dinletilmesinden oluşuyor ve bunun bedeli de ortalama 24 bin lira. Yine madde bağımlılarına uygulanan bir başka yöntem olan biorezonans yöntemi ise ortalama 21 bin liraya mal oluyor ve doktorlar ise bu yöntemle maddenin enerjisini kopyalayarak suya kopyaladıklarını ve suyu içirerek yoksunluğu yok ettikleri iddiasında bulunuyor. AMATEM gibi devlet hastanelerinde ise, bir madde bağımlısının devlete günlük maliyeti 120 lira dolaylarında.

Bağımlılık Köyü kuruluyor

UBAM madde bağımlılıklarının ilaçlarla çözülemeyeceğini iddiasıyla 7 yıldır bir rehabilitasyon köyü oluşturmak için çalışmalar yürütüyor. UBAM yetkilisi İsmail Karakaş, merkezin temellerin kısa süre içinde atılacağını belirtti. Köyün içinde futbol, basketbol ve voleybol sahaları, kapalı ve açık yüzme havuzları, tenis kortları yer alacak. Bunun yanında arazi içerisinde tarım ve hayvancılık için ayırılmış özel alanlar da olacak. Rehabilitasyon Köyü’ndeki tedavi yöntemi ise, Narconon Rehabilitasyon programı olacak. Narcocon Programı ile uyuşturucu bağımlılığından kurtulmak isteyenlere, çeşitli yöntemlerle rehabilite uygulanıyor. İlaçsız olan programın 8 aşamadan oluştuğunu ve 6 ay sürüyor. Programda bağımlılara öncelikle vitamin takviyesi yapılıp, sonrasında detoksifikasyon, sauna, spor gibi eğitimler veriliyor. UBAM, bu programla Avrupa’da yüzde 84 oranında başarı elde edildiğine, 2 milyona yakın bağımlının tedavi edildiğine dikkat çekiyor.

Cumhuriyet İMECESİ