A+ A-

Başsavcılık: FETÖ gibi yapılandılar silahlı güçleri de var

İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığı, Adnan Oktar ve örgütüyle ilgili tutuklama sevk yazısında çarpıcı tespitlerde bulundu. Örgütün aynı FETÖ yapılanması gibi olduğunun altı çizildi.
Yayınlanma tarihi: 20 Temmuz 2018 Cuma, 10:09

[Haber görseli]Sözcü'den Aytunç Erkin'in haberine göre, savcılığın tutuklama talebinde yer alan detaylar şöyle:

1) Adnan Oktar'ın liderliğini yaptığı örgüt içerisinde farklı alanlardan sorumlu, sözde imam konusundaki örgüt yöneticileri ve mensuplarından oluşan FETÖ benzeri bir yapılanma var. (İmam kardeşler, imam bacılar, adliye imamı, para imamı)

 2) Adnan Oktar'ın örgüt içi konuşmalarda ve A9 televizyon kanalındaki programlarında FETÖ elebaşı Fetullah Gülen'in ‘Mehdinin' yani kendisinin en büyük yardımcısı ve büyük bir alim olduğu yönünde açıklamalar yaptığı görüldü.

 3) 17-25 Aralık süreci sonrasında dahi bir kısım örgüt mensuplarıyla özel toplantılar yaptığı (FETÖ) bilinmektedir.

 4) Önemli ulusal yayın kuruluşlarında, büyük firma ve holdinglerde çalışan bir kısım örgüt mensuplarının FETÖ yapılanmasına benzer şekilde örgütün faaliyetlerine yararlı istihbarat toplamak için kullanıldıkları bilinmektedir.

 HİMMET VURGUSU YAPILDI

 5) Örgütün finans kaynaklarıyla ilgili olarak… Örgüt mensupları ve sempatizanlarından FETÖ benzeri bir yöntemle dini duyguların sömürülmesi suretiyle ‘infak', ‘himmet' ve ‘ecir' adı altında örgüte para toplandığı tespit edilmiştir.

 6) Adnan Oktar'ın koşulsuz liderliğini yaptığı örgüt, çocukların cinsel istismarı, cinsel saldırı, suçtan elde edilen mal varlığı değerlerinin aklanması, şantaj, dolandırıcılık, rüşvet, eziyet suçlarını işlemek amacıyla ortak bir iradeye dayalı yapıdır.

 7) 80'li yıllardan itibaren devamlılık arz eden, belirli bir hiyerarşi dahilinde planlı ve disiplinli bir oluşum içerisinde, amaç ve stratejisini, zihin yıkama yöntemleri FETÖ'ye benzer hiyerarşik yapısı, üye sayısı, sahip olduğu silahlı ve zorlayıcı gücü itibarıyla amaç suçları işlemeye elverişli bir suç örgütü olduğu hukuki kanaatine varılmıştır.

[Haber görseli]

 İSRAİL BAĞLANTISINI OKTAR BABUNA VE AYLİN KOCAMAN SAĞLADI

Adnan Oktar örgütüne yönelik başlatılan soruşturma kapsamında tutuklanan isimlerin faaliyetleriyle ilgili çarpıcı detaylar yer aldı. Sevk yazısında iki isim öne çıktı: Oktar Babuna ve Aylin Kocaman. Neden mi? Çünkü iki isim de İsrail'le ilişkileri yürütüyor. Oktar Babuna'yla ilgili şu tespitler yapılmış: İmam Kardeşler Grubu'nda örgüt yöneticisi. İsrail başta olmak üzere örgütün yurt dışı irtibatlarını sağlıyor. Süreklilik gösterecek şekilde örgüte ait A-9 isimli televizyon kanalında örgüt liderinin örgütü masum-meşru gösterme amacıyla yaptığı programlara katılıyor.” Aylin Kocaman için de şöyle deniyor: ‘İmam Bacılar Grubu'nda örgüt yöneticisi… Örgüt lideri Adnan Oktar ile sürekli iletişim halinde. Örgütle ilgi bilgi veren Ceylan Özgül'ün ifadesine göre şüpheli Aylin Kocaman, İsrail başta olmak üzere örgütün yurt dışı ayağını sağlayan şahısların başında. Yurt dışında örgüt için temaslarda bulunacak örgüt mensuplarının karşı tarafla görüşecekleri konuları hazırlamakta.”

[Haber görseli]

 TURNİKE SİSTEMİYLE KIZ GETİRİLİYORDU

 Savcılığın şüphelileri tutuklamaya gönderdiği sevk yazısında yer alan mağdurlardan G.Ç., örgüt mensupları tarafından turnike sistemi uygulanarak cinsel saldırı suçlarına maruz bırakıldığını söyleyerek çocuk yaşta istismar edildiğini, örgüte turnike sistemi ile kız getirme konusunda görevli bir şahısla 15 yaşında tanıştığını ve duygusal yakınlık yaşadıklarını söyledi. Belli bir süre sonra örgüt mensuplarıyla ilişkiye girdiğini söyleyen G.Ç., ilişkiler sonrasında fotoğraflarının çekildiğini ve direnci ortadan kalkınca da kendisini örgüt lideri Adnan Oktar ile tanıştırdıklarını anlattı. Birçok kişi ile ilişkiye girdiği esnada Oktar'ın da kendilerini izlediğini ve Oktar'ın da kendisini istismar ettiğini beyan etti. Mağdur S.M., 8-9 yaşlarındayken annesinin ‘mehdi' olarak kabul ettiği Adnan Oktar ile tanıştığını söyleyerek, Oktar'ın kendisine dekolteli kıyafetler giydirdiğini, makyaj yaptırdığını anlattı. Oktar'ın sürekli cinsel istismarda bulunduğunu belirten S.M., Oktar'ın kendisine “Beni istiyor musun? Benim olacaksın. Beni seviyor musun? 13 yaşına geldiğinde evleneceğiz” dediğini söyledi.

ADNAN OKTAR KENDİSİNİ BÖYLE SAVUNDU: ATATÜRKÇÜYÜM, MİLLİYETÇİYİM

Oktar mahkemede başlıktaki savunmayı yaptı ve şöyle konuştu: Müştekiler kumpas kurmuş. Hukuka uygun yaşayan biriyim…

 Adnan Oktar örgütüne yönelik operasyon kapsamında 168 kişi tutuklanarak cezaevine gönderildi. Oktar'ın İstanbul Sulh Ceza Hakimliği'ndeki ifadesi ortaya çıktı. Oktar, ifadesinde üzerine atılı suçlamaları kabul etmediğini söyledi. Geniş bir arkadaş grubu olduğunu savunan Oktar, “Lakap kullanırım ancak kod adım yoktur. Türk polisine karşı iddia edildiği gibi düşüncem olmadığını beyan etmek isterim. Ayda 3 bin 500 TL gelirim olmakla başkaca bir gelirim yoktur. Müştekiler bana kumpas kurmuşlardır. Yurt dışı görüşmelerim Türkiye aleyhine değil, Türkiye lehine yapılan görüşmelerdir” dedi.

 ‘CİNSEL TACİZ İFTİRA'

 Oktar, kız çocuklarına cinsel tacizde bulunduğu iddialarını da kabul etmediğini belirterek şunları kaydetti: “Bu da iftiradır. Ben kanuna, hukuka uygun yaşayan bir kişiyim, halkın içinde yaşayan bir kişiyim. Milletin içinde yaşayan, televizyonda yaşayan bir kişi olmakla herkes, halk da beni görür tanır. Gittiğim yerler bellidir. Gizli anlaşılmaz örgüt lideri bir kişi değilim. Dürüst insanlarla yaşamayı seven, dost olmayı seven, arkadaş çevresi olan bir kişiyim. İddiaları çirkin buluyorum. Kabul etmiyorum.”

 ‘DİKKATLİ İLİŞKİ KURDUM'

 “Kız çocuklarının ailelerine 50 bin TL para vererek onları aldığımıza dair iddialar vardır” diyen Oktar, serbest bırakılmasını şöyle talep etti: “Halbuki ben hayatımın her evresinde dikkatli olduğum gibi kız çocukları konusunda da son derece dikkatli olarak ilişki kuran bir kişiyimdir. O bahse konu küçük kız annesi ile birlikte geldi. Ancak eve almadım, bahçede görüştük gönderdim. Bu iftiraları kabul etmiyorum. Atatürkçü, milliyetçi bir kişiyim.”

 SAVCILIK: SUÇ İŞLEMEK AMACIYLA ÖRGÜT KURDULAR

İstanbul Mali Suçlarla Mücadele Şube Müdürlüğü ekiplerince 11 Temmuz'da Adnan Oktar ve grubuna yönelik operasyon yapılmıştı. Operasyon kapsamında 187 kişi gözaltına alındı. Şüphelilerden 5'i emniyetteki işlemlerinin ardından serbest bırakıldı. Oktar'ın da aralarında bulunduğu 182 şüpheli ise emniyetteki işlemlerinin ve sağlık kontrollerinin ardından önceki gün Çağlayan'daki İstanbul Adliyesi'ne gönderildi. Şüphelilerin sorgu işlemleri yaklaşık 24 saat sürdü. Savcılık ifadeleri tamamlanan 13 şüpheli adli kontrol şartıyla serbest bırakılırken, 1 şüpheli ise savcılık sorgusunun ardından serbest bırakıldı. Tutuklama talebiyle Nöbetçi Sulh Ceza Hakimliği'ne sevk edilen Adnan Oktar'ın da aralarında bulunduğu 168 kişi ise “suç işlemek amacıyla örgüt kurmak”, “çocuğun cinsel istismarı”, “cinsel saldırı”, “kişiyi hürriyetinden yoksun kılma”, “şantaj” suçlarının da aralarında bulunduğu çok sayıda suçtan tutuklanarak cezaevine gönderildi.

"AYLIK GELİRİM 3 BİN 500 TL"

Sorgusunda aylık gelirinin 3 bin 500 lira olduğunu beyan ettiği öğrenilen Oktar'ın, "Müştekiler bana kumpas kurmuşlardır. Yurtdışı görüşmelerim Türkiye aleyhine değil, Türkiye lehine yapılan görüşmelerdir. Küçük kızları evine alarak cinsel tacizde bulunduğuma dair iddiaları da kabul etmiyorum. Ben kanuna, hukuka uygun yaşayan bir kişiyim. İddiaları çirkin buluyorum, kabul etmiyorum. Gittiğim yerler bellidir. Gizli anlaşılmaz örgüt lideri bir kişi değilim" dediği kaydedildi.

Cumhuriyet İMECESİ

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler