Kapat
A+ A-

Berkin Elvan davası: Tanık polislerin hiçbiri katil zanlısı polisi tanımadı

Haziran direnişinde Okmeydanı’nda polisin attığı gaz fişeğiyle başından yaralanmasının ardından 269 günlük yaşam mücadelesini kaybederek yaşamını yitiren Berkin Elvan’ın katillerinin yargılandığı davanın 8’inci duruşması bugün görüldü. Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, “Deniz Gezmiş’i astıran hakimin boğazına nasıl kemik takıldıysa, benim çocuğumu öldürenlerin boğazına da benim çocuğumun alamadığı ekmek takılacak” dedi. Sinir krizi geçiren acılı anne duruşma salonundan çıkarıldı.
Yayınlanma tarihi: 19 Eylül 2018 Çarşamba, 11:30

Gezi direnişinde Okmeydanı’nda polisin attığı biber gazı fişeğinin başına isabet etmesi sonucu 269 gün boyunca yoğun bakımda kaldıktan sonra hayatını kaybeden Berkin Elvan’ın öldürülmesine ilişkin açılan davanın 8. celsesi dün Çağlayan’daki İstanbul Adliyesi 17. Ağır Ceza Mahkemesi’nde görüldü. Duruşmada konuşan Berkin Elvan’ın annesi Gülsüm Elvan, “Deniz Gezmiş’i astıran hâkimin boğazına nasıl kemik takıldıysa, benim çocuğumu öldürenlerin boğazına da benim çocuğumun alamadığı ekmek takılacak” dedi. Sinir krizi geçiren acılı anne duruşma salonundan çıkarıldı.

Duruşmayı CHP Milletvekili Sezgin Tanrıkulu, HDP Milletvekilleri Hüda Kaya, Garo paylan, Meral Danış Bektaş, CHP İstanbul İl Başkan Yardımcısı Saniye Yurdakul, Taksim Dayanışması’ndan Mücella Yapıcı ile çok sayıda yurttaş takip etti. Mahkeme heyeti bu celsede olay günü Okmeydanı’nda görev yapan ve ZET silahı kullanan tanık polisleri dinledi. Tanıkların sürekli olarak, “bilmiyorum, hatırlamıyorum, görmedim” diyerek beyanda bulunmaları dikkat çekti.

 ‘Gezi’de gaz kullanılmadı’

Duruşmada ilk olarak tanıklar polis Mehmet Çelik konuştu. Olayın olduğu gün sabaha kadar Mecidiyeköy’de olduklarını söyleyen Çelik, “Grubu yönlendirmeyle görevliydim. Olay yerine hiç gitmedim. Gezi olayları boyunca gaz kullanmadık. Sanık Fatih Dalgalı’yı tanımıyorum” dedi. Görüntülerin izletildiği tanık, görüntülerdeki kişileri tanımadığını söyledi.

 ‘Sabaha kadar müdahale ettik’

Çelik’in ardından tanık polis Orhan Şimşek dinlendi. Şimşek, olay günü sabaha kadar çeşitli gruplara müdahalede bulunduklarını belirtti. Olaylar sırasında ZED silahı kullanmadığını söyleyen Şimşek sanık Fatih Dalgalı’yı ise tanımadığını söyledi. Olay gününe ilişkin görüntülerin izletildiği Şimşek, kimseyi tanımadığını aktardı.

 ‘Yaralıydım’

Daha sonra mahkeme Ses ve Görüntü Bilişim Sistemi SEGBİS ile Erzincan’dan görev yapan tanık polis Mustafa Erbek’e bağlandı. Olay günü Okmeydanı’na gittiklerini belirten Erbek, “Birilerinin taşlı saldırısına uğradık. Şefimize durumu bildirdim. Olay yerini gidip gitmediğimizi ise hatırlamıyorum. Yaralı olduğum için emniyetli sakin bir yerde bekledim. Ambulansın gelmesiyle ben oradan ayrıldım. Olay günü ZET silahı kullanmadım” ifadelerini kullandı. Mahkeme başkanının, “ZED silahını depodan alırken bir belge imzalıyor muydunuz?” sorusuna Erbek, “Silahları zimmetle alıyorduk. Herhangi bir imza atıp atmadığımızı hatırlamıyorum” diye cevap verdi.

 ‘Ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık’

Duruşmaya Sivas'ın Kangal ilçesinden SEGBİS ile bağlanılan Ömer Koç ise o günlerde yoğun bir çalışma temposu içinde olduklarını belirtti. Koç, “O dönemde büro memuru olarak görev yapıyordum. Ama takviye yapıldığı için başka göreve gönderildim. O dönemde ekibimin kaç kişi olduğunu ise hatırlamıyorum. Dinlenmeden sürekli çalışıyorduk. Kalkan tuttuğumuz oldu, mühimmat taşıdığımızda. O dönem ne yapılması gerekiyorsa onu yaptık. Ben ZET silahı kullanmıyorum” dedi. Mahkeme başkanının, “ZED silahı belgeniz var mı?” diye sorması üzerine tanık ZED silahı sertifikasının olduğunu aktardı. Sanığı tanımadığını söyleyen Koç, izletilen görüntülerde de kimseyi tanımadığını belirtti.

 ‘Amirimi hatırlamıyorum’

Tanık polis Yusuf Koçoğlu da takviye amaçlı Mecidiyeköy’e çağırıldıklarını aktararak, “Gaz tüfeği kullanma sertifikam var. Olaylar sırasında ise kullanmadım. ZED silahlarının depodan nasıl alındığını hatırlamıyorum. Bizler takviye kuvvet olduğumuz için bizleri genelde dış çevrede bekletiyorlardı. Meslek hayatım boyunca Okmeydanı sokaklarına hiç gitmedim. Fatih Dalgalı’yı ise tanımıyorum. O bölgede olmadığım için görüntülere çok dikkatli bakmama rağmen kimseyi tanıyamadım” diye konuştu. Avukatların, “O süreçte amiriniz kimdi” sorusuna ise Koçoğlu, “Hatırlamıyorum” diyerek yanıt verdi.

‘Sanığı tutuklayın’

Tanık beyanlarının ardından söz alan Elvan ailesinin avukatlarından Çiğdem Akbulut, tanıkların hiçbir şey söylemediğini belirterek olay gününe ilişkin görüntülere dair gelen Adli Tıp Kurumu (ATK) Raporunun da yetersiz olduğunu anımsattı. Akbulut, Jandarma Kriminal Büro’nun daha önceden dosyaya sunduğu rapora göre Berkin Elvan’ı vuran polisin Fatih Dalgalı olduğunun yüzde 70 oranında belirlendiğini söyledi. Ancak mahkeme heyetinin bu rapora rağmen ATK’dan rapor istediğini anımsatan Akbulut, “Mahkeme heyeti görüntülere ilişkin Ulusal Kriminal Büro’dan yeni bir rapor alınsın” dedi.

İkinci talebini de ise sanığın tutuklanmasını talep eden Akbulut, “Siz hiçbir gerekçe sunmadan sanığın tutuklanma talebini reddiyorsununuz. Biz bunu kabul etmiyoruz. Sanık sizin kararla sormanıza rağmen o gün ZET kullanan hiçbir polisin ismini vermedi. Sanığın beyanları çelişkilidir. Grup arkadaşı Mesut Çiftçi’de sanığı yalanlamıştı” dedi. “Siz bugünler de Berkin’in katilini değil avukatlarını tutukluyorsunuz” diyen Akbulut, “Bir yalancıyı bir katili burada tutuklamıyorsunuz. Meslektaşlarımızı tutuklatan yalancıyı da tutuklamıyoruz Halkın çocuklarını savunanları tutukluyorsunuz. Katilleri ve yalancıları koruyorsunuz. Sisteminiz bunu yapıyor” diye konuştu.

 ‘İkinci ZET’çi Berkin’i vurmuştur’

Daha sonra avukat Can Atalay söz aldı. Atalay, “Bütün raporlar Berkin’i vuranın ikinci ZET’çi olduğu ve bu ikinci ZET’çinin Fatih Dalgalı olduğunu biliyoruz bu kanıtlandı. Mahkemeniz artık daha nasıl bir kanıt bekliyor. Raporlar da bu şekilde. İkinci ZET’çi Berkin’i vurmuştur o ZET’çi de Fatih Dalgalı’dır” dedi.

Avukatların savunmasının ardından Berkin’in annesi Gülsüm Elvan konuştu. “Ben çocuğumu ekmek almaya gönderdim bana kanlı gömlek gönderdiler” diyen acılı anne özetle şunları söyledi: “Kimse bu kişiyi tanımıyor. Kime sorsak tanımıyor bilmiyor. Bu kişi şeytan mı? Bugün benim çocuğumu vuran kişi yargılanmıyor çocuğumun avukatları yargılanıyor çocuğumun cenazesine katılanlar yargılanıyor Berkay Ustabaş yargılanıyor. Bu ülkede çocuklar öldürülüyor. Bir taraf şehit oluyor, bir taraf terörist. Benim çocuğum ne yaptı benim çocuğum bile bile vurdular. Benim çocuğum ayın 5’inde Vatan’a çağrılmış ayın 16’sında vurulmuş bu bir tesadüf olamaz. Deniz Gezmiş’i astıran hâkimin boğazına nasıl kemik takıldıysa, benim çocuğumu öldürenlerin boğazına da benim çocuğumun alamadığı ekmek takılacak. Yeter artık Benim sakinleşecek bir durumum kalmadı. Yeter. Bize yaptığınız işkence yeter. Beni yargılayamazsınız” dedi. Konuşmasının ardından Gülsüm Elvan fenalaştı ve mahkeme salonundan çıkarıldı.

 Ara kararını açıklayan mahkeme heyeti sanık Fatih Dalgalı’nın duruşmaları takip ediyor olması, yaptığı görev nedeniyle kaçma şüphesinin bulunmadığı gerekçesiyle tutuklaması talebini reddederek, duruşmayı 28 Kasım tarihine erteledi. 

 BABA ELVAN: HİÇBİR ŞEY BEKLEMİYORUM

Duruşma sonrası Elvan ailesi adliye önünde basın açıklaması yaptı. Baba Sami Elvan, bu davadan ne beklediklerini şu sözlerle anlattı: "Bizim beklediğimiz tek şey katilin tutuklanması. Mahkeme bunu reddetti. Biz inanıyoruz bu halk bizim gibi düşünen insanlar olduğu müddetçe onlar yaptıkları cezayla boğulacak. Sonucu merakla bekliyorum ama ne bekliyorsunuz derseniz hiçbir şey beklemiyorum."

Her gün bir Cumhuriyet gazetesi alın, aldırın…
Comment disclaimer

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ömer Koç, Deniz Gezmiş, Meral Danış Bektaş, Garo Paylan, Hüda Kaya

En Çok...

okunanlar

yorumlananlar

beğenilenler