Gençler kazanacak

Eskişehir Kitap Fuarı’nda, Cumhuriyet Kitapları’nın organize ettiği “Milli Mücadelenin 100. Yılında Kadın, Adalet ve Aydınlanma” konulu panel düzenlendi. Oturum yöneticiliğini Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve gazetemiz İmtiyaz Sahibi Alev Coşkun’un yaptığı panelde; Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri ve gazetemiz yazarı Işık Kansu, gazetemiz yazarları Mine G. Kırıkkanat ve Barış Terkoğlu konuşmacı olarak yer aldı.

15 Aralık 2019 Pazar, 02:00

Aydınlanma için gerekenin “harekete geçmek” olduğunu belirten Kırıkkanat, “İşlenmemiş akıl, elmasa dönüşmemiş bir kömürdür. O kömür ise yalnızca yakılabilir” dedi. Öte yandan, ABD Senatosu’nda alınan Ermeni kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kırıkkanat, “Türkiye, metrekareye en çok ajan düşen ülkedir. Türkiye’ye yeniden Sevr’i dayatmak istiyorlar. Başaramazlar” diye konuştu. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının tahrip edildiğine dikkat çeken Işık Kansu ise “Kurtuluş Savaşı’nda bile görev yapan Meclis, Bakanlar Kurulu işlevsizleştirildi. Mühürsüz oylarla, anayasa rafa kaldırıldı” dedi. Ulus devletin de saldırı altında olduğunu kaydeden Kansu, “Başımızdaki azgın azınlık, ulus egemenliğini ortadan kaldırıp ‘saray düzenini’ yerine koymuş durumda” diye konuştu. 

Barış Terkoğlu ise konuşmasında, “adalet ve aydınlanma” arasındaki ilişki üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin son yıllarda anayasa tartışmalarıyla aslında “anayasasızlaştırıldığını” belirten Terkoğlu, “Cumhuriyet devrimi 96 yıl önce yurttaşlık kültürüyle herkesi hukuk önünde eşitledi. Bugün ise çeşitli imtiyazlar hukuk düzeninde yükseliyor” dedi.

 Alev Coşkun ise Fransız Devrimi ve Bolşevik devrimlerini anımsatarak, “Dünyadaki üç büyük devrimden biri de Türk Devrimi’dir” dedi.  AKP’nin Cumhuriyet değerlerine saldırdığına dikkat çeken Coşkun, “Unutmayalım ki kötü ve olumsuz dönemlerin öğretici ve iyi yanları da olabilir. Bu dönem, din devleti anlayışına dayanan ve yolsuzluklarla öne çıkan devlet anlayışının ne kadar kötü olduğunun görülmesini sağladı. Umutsuzluğa kapılmayacağız, aydınlanma kavgasını gençler ve Atatürkçüler kazanacaktır. Çünkü Kuvayi Milliyeciler, bu topraklarda bitmeyecek ve yeniden kazanacak” dedi. 

BÜYÜKERŞEN CUMHURİYET STANDINDA

Eskişehir Kitap Fuarı’nda, Cumhuriyet Kitapları’nın organize ettiği “Milli Mücadelenin 100. Yılında Kadın, Adalet ve Aydınlanma” konulu panel düzenlendi. Oturum yöneticiliğini Cumhuriyet Vakfı Yönetim Kurulu Başkanı ve gazetemiz İmtiyaz Sahibi Alev Coşkun’un yaptığı panelde; Cumhuriyet Vakfı Genel Sekreteri ve gazetemiz yazarı Işık Kansu, gazetemiz yazarları Mine G. Kırıkkanat ve Barış Terkoğlu konuşmacı olarak yer aldı. 

Aydınlanma için gerekenin “harekete geçmek” olduğunu belirten Kırıkkanat, “İşlenmemiş akıl, elmasa dönüşmemiş bir kömürdür. O kömür ise yalnızca yakılabilir” dedi. Öte yandan, ABD Senatosu’nda alınan Ermeni kararına ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kırıkkanat, “Türkiye, metrekareye en çok ajan düşen ülkedir. Türkiye’ye yeniden Sevr’i dayatmak istiyorlar. Başaramazlar” diye konuştu. 

Türkiye Cumhuriyeti’nin kurumlarının tahrip edildiğine dikkat çeken Işık Kansu ise “Kurtuluş Savaşı’nda bile görev yapan Meclis, Bakanlar Kurulu işlevsizleştirildi. Mühürsüz oylarla, anayasa rafa kaldırıldı” dedi. Ulus devletin de saldırı altında olduğunu kaydeden Kansu, “Başımızdaki azgın azınlık, ulus egemenliğini ortadan kaldırıp ‘saray düzenini’ yerine koymuş durumda” diye konuştu. 

Barış Terkoğlu ise konuşmasında, “adalet ve aydınlanma” arasındaki ilişki üzerine değerlendirmelerde bulundu. Türkiye’nin son yıllarda anayasa tartışmalarıyla aslında “anayasasızlaştırıldığını” belirten Terkoğlu, “Cumhuriyet devrimi 96 yıl önce yurttaşlık kültürüyle herkesi hukuk önünde eşitledi. Bugün ise çeşitli imtiyazlar hukuk düzeninde yükseliyor” dedi.

 Alev Coşkun ise Fransız Devrimi ve Bolşevik devrimlerini anımsatarak, “Dünyadaki üç büyük devrimden biri de Türk Devrimi’dir” dedi.  AKP’nin Cumhuriyet değerlerine saldırdığına dikkat çeken Coşkun, “Unutmayalım ki kötü ve olumsuz dönemlerin öğretici ve iyi yanları da olabilir. Bu dönem, din devleti anlayışına dayanan ve yolsuzluklarla öne çıkan devlet anlayışının ne kadar kötü olduğunun görülmesini sağladı. Umutsuzluğa kapılmayacağız, aydınlanma kavgasını gençler ve Atatürkçüler kazanacaktır. Çünkü Kuvayi Milliyeciler, bu topraklarda bitmeyecek ve yeniden kazanacak” dedi.