İHL’ler öğrenci ararken Anadolu liselerinde laboratuvarlar bile sınıfa dönüştürüldü

LGS’ye girecek öğrencilerin en çok istediği okul türü olan Anadolu liseleri şimdiden doldu taşıyor. Yaklaşık 600 bin öğrencinin de ekleneceği bu yıl akademik lise isteği nasıl karşılanacak belli değil. İmam hatip liselerinin büyük bölümünde ise kontenjanların altında öğrenci bulunuyor.

11 Şubat 2020 Salı, 02:00

Liselere Geçiş Sınavı’na (LGS) bu yıl girecek öğrenci sayısı geçen yıllara göre yaklaşık yüzde 50 arttı. Ancak öğrencilerin en çok istediği okul türü olan Anadolu liselerinin kontenjanlarına ilişkin öğrencileri rahatlatacak bir açıklama henüz Milli Eğitim Bakanlığı’ndan gelmedi. 

Anadolu liseleri yoğun talep nedeniyle zaten tıklım tıklım. Laboratuvarlar, etkinlikler için ayrılmış odalar sınıflara dönüştürülmüş durumda. Bunların da yeterli gelmediği okullar ikili öğretime geçti. Öğrencilerin giderek daha az talep ettiği imam hatip liselerinde ise durum tam tersi. 

İKİ KATINDAN FAZLA

EğitimSen Genel Başkanı Feray Aytekin Aydoğan, Türkiye genelinde yerel yerleştirme sonucu imam hatip liselerinin kontenjanlarının boş kalmasına rağmen İHL ısrarının devam ettirildiğini belirterek şunları söyledi: 

“Anadolu liselerine yönelik yoğun talepler sonucunda ise sorunlar katlanarak devam etmektedir. Örneğin İzmir Karabağlar’da Nevval Salih İşgören Anadolu Lisesi’nde şube sayısı 5’ten 10’a çıkarılarak öğrenci mevcudu 966’ya, İnönü Anadolu Lisesi’nde şube sayısı 8’den 19’a çıkarılarak mevcut 1374’e ulaşmıştır. Kütüphane, laboratuvar vb. ortak kullanım alanları sınıfa dönüştürülmüştür. 

Aynı bölgede Biruni Anadolu İmam Hatip Lisesi’nin öğrenci mevcudu 46, Hisar AİHL’nin 102, Necmettin Erbakan AİHL’nin ise 223’tür.

Eğitim Sen olarak 4+4+4’ün 8. yılında LGS’ye girecek öğrenci sayısının yüzde 50 artışına ilişkin MEB’in hazırlık yapması gerektiği; bütçe görüşmelerinde okul inşası için bütçe aktarımı, 8. sınıf öğrenci ve velilerine yönelik tercih etmek istedikleri okul türüne ilişkin anket çalışması yapılması, kontenjanları boş kalan okul türlerinin en çok tercih edilen okul türlerine dönüştürülmesi için çalışmalarını kamuoyu ile veliler, öğrenciler ve eğitim, bilim emekçileri ile paylaşması gerektiği uyarısını bir yıl önceden yapmış olmamıza rağmen MEB hâlâ bir açıklama yapmamıştır.”

‘PLANLAMALAR PAYLAŞILSIN’

 2018 - 2019 öğretim yılında 3 milyona yakın öğrencinin yeterince okul olmadığı veya istemedikleri okul türüne mecbur bırakıldıkları için örgün eğitim dışına çıktığını ya da özel okullara mecbur bırakıldığını vurgulayan Aydoğan, “Okul türleri içinde en az tercih edilen veya istediği okul türüne yerleşemediği için öğrencilerin açık öğretime gitmemek için tercih etmek zorunda bırakıldığı imam hatip liselerinin sayısı MEB tarafından ısrarla artırılmaktadır. 2015 - 2016 öğretim yılından bugüne İHL öğrenci sayısında yüzde 10.41 oranında azalma meydana gelmesine rağmen okul sayısında ise yüzde 41.25 artış gerçekleşmiştir. Yüz binlerce öğrencimizin geleceği söz konusu. MEB verilerine göre en çok tercih edilen okul türleri, fen liseleri, Anadolu liseleri ve öğrencilerimizin ilgi, yetenek ve becerileri doğrultusunda seçtikleri sosyal bilimler, güzel sanatlar, spor liseleri; akademik liseler ile ilgili bir an önce çalışmalarını, planlamalarını kamuoyu ile paylaşmak zorundadır.”

'BU OKULLAR NİYE ARTIYOR?'

Eğitim-İş Genel Başkanı Orhan Yıldırım şunları söyledi: “OECD’nin ‘Bir Bakışta Eğitim’ raporuna göre Türkiye, öğrenci başına en az harcama yapan üçüncü ülkedir. Buna rağmen MEB bütçesi kısıtlanırken bütçenin önemli kısmı imam hatiplere ayrılmaktadır. MEB bütçesinin büyük bölümünün aktarıldığı Din Öğretimi Genel Müdürlüğü’ne bağlı İHL’lerin, üniversitelerin lisans bölümlerine yerleşme oranı da yüzde 15’te kalmıştır. Akademik liselere puanı yetmeyen az başarılı gençler zorunlu olarak meslek liselerine ve İHL’lere yerleştirilmektedir.

4+4+4 düzenlemesiyle birlikte imam hatip ortaokullarının yeniden açılması ve birçok genel lisenin İHL’ye dönüştürülmesiyle, imam hatip okullarında inanılmaz bir artış yaşanmıştır. Bu uygulamalar, Temel Eğitim Yasası’nın ‘Genellik ve Eşitlik’, ‘Laiklik’, ‘Yöneltme’. ‘Ferdin ve Toplumun İhtiyaçları’ ilkelerine aykırıdır.”