Hürriyet'e bir gecede 2 saldırı

Pazar günü saldırıya uğrayan Hürriyet Gazetesi, bu akşam da saat 20.30 sularında kalabalık bir grup tarafından ikinci kez saldırıya uğradı. Az sayıdaki polis, saldırganların binaya girişine engel olamadı. Bu arada saldırganların Hürriyet binasına yaklaştığı sırada 4 el silah sesi duyulduğu belirtildi. İstanbul'un ardından Ankara'da da Hürriyet'e yönelik saldırı gerçekleşti.

08 Eylül 2015 Salı, 21:04

<video:364259>

 

48 saat önce saldırıya uğrayan Hürriyet Gazetesi bu akşam da saat 20.30 sularında yaklaşık 100 kişi tarafından saldırıya uğradı. Girişte çevik kuvvet polislerinin durdurduğu eylemciler, 'Ya Allah Bismillah Allahu Ekber' sloganları attı. Az sayıdaki çevik kuvvet polisi yetersiz kaldı ve daha sonra sayıları artan eylemciler polis engelini aşarak Hürriyet Gazetesi'nin bina kapısına doğru ilerledi. Polislerin yetersiz kaldığı olayın ilerleyen dakikalarında iki adet TIR ve bir adet kamyonun da giriş kapısında beklediği görüldü.

Eylemcilerin bina içine girmeleri son anda engellenirken taş ve sopalarla binaya yine hasar verdi. Hürriyet Gazetesi güvenlik görevlileri ve polislerin müdahalesiyle eylemciler Hürriyet Gazetesi binası dışına çıkarıldı.

Hürriyet'e ikinci saldırı - FOTO GALERİ

Yaklaşık 25 dakika sonra takviye polis ekiplerinin gelmesiyle saldırganlar bina dışına çıkarıldı. Polis ekipleri saldırının ardından Hürriyet Gazetesi önünde güvenlik önlemi aldı.Göstericiler uzun süre Hürriyet gazetesinin dışında slogan atmaya devam etti.

GÖZALTI YOK

Çok sayıda kişinin karıştığı, büyük maddi hasarın oluştuğu ve polisin gözleri önünde gerçekleşen saldırıda hiçbir saldırganın gözaltına alınmaması dikkat çekti.

DÖRT EL SİLAH SESİ

Bu arada saldırganların Hürriyet binasına yaklaştığı sırada 4 el silah sesi duyulduğu belirtilirken, söz konusu silahın kimler tarafından ateşlendiği henüz öğrenilemedi.
 
1 SAAT SONRA İKİNCİ GRUP

Saldırıyı gerçekleştiren ilk grubun gazete önünden ayrılmasının ardından yeni bir grubun Hürriyet önüne geldiği görüldü. Yakllaşık 50-60 kişilik grup bir süre slogan atarak bina önünden ayrıldı.

ANKARA'DA DA SALDIRI

Hürriyet Gazetesi’nin İstanbul’daki merkezinden sonra Ankara’da matbaasının bulunduğu Doğan Printing Center (DPC)  binasına da saldırı düzenlendi.
Ankara'daki Hürriyet gazetesi matbaasına saldırı kamerada - VİDEO

Büyük bir araç konvoyu ile DPC önüne gelen eylemciler, Esenboğa Havaalanı yolunu trafiğe kapattı. Araçlardan inen eylemciler, DPC girişindeki kulübeye ve bariyerlere doğru ilerlediler. Bu sırada bazı eylemciler, kaldırım taşlarını sökerek kulübeyi taşlamaya başladılar.

Grubun bina içine girmesini önlemek üzere Hürriyet’in özel güvenlik elemanları duruma müdahale etmeye çalıştı. Atılan taşlar yüzünden kulübenin camları hasar gördü, bariyer ve kameralar kırıldı. Eylemciler, bir süre sonra bina içine girmeden dağıldı.

Hürriyet Gazetesi'ne 2. kez saldırmalarının ardından Başbakan Ahmet Davutoğlu, basın kuruluşlarının korunması ve genel kamu düzeni için İçişleri Bakanı ve İstanbul Valisi'ne talimat verdi.

Sedat Ergin saldırı anını anlattı

Hürriyet Gazetesi Genel Yayın Yönetmeni Sedat Ergin, gazeteye düzenlenen ikinci saldırıyı CNN Türk canlı yayınında anlattı.

"Gazetenin bir ana girişi var. O ilk gelenleri karşıladığımız yer. Türk bayrakları var, tekbir getiriyorlar. Dorseleri getirmişler onlar sürekli gürültü efekti yapyor. Türkiye bölünmez gibi bir slogan atıyorlar. Bahçeye çıktık. Görünüşte 35-40 kişi görünüyordu. Polis onları önleyebileceklerini düşündü. Yaklaştık hatta. Arkadaşlar uyardı ‘aman yapmayın’ diye. Bu çekiciler sürekli kornaya basıyorlar, Allah-u Ekber sesleri. Polis yetersiz kaldı. Yine kırdılar ve döktüler. Ben o sırada içeriye kaçtım, can derdine düştüm.

Kapıyı yine kırdılar. Yerlere cam parçaları kapladı. Döner kapı var ve oraya girdiler. Önce Cumhurbaşkanı’na sonra Başbakan’a sonra da İçişleri Bakanı’na bir çağrı yapılsın. Bize yapılan saldırı kınansaydı, bugün bu saldırganlar tekrar gelip basma cesaretini bulamazlardı. Polis yetersiz. Göstericiler hamle yapıyorlar. Güvenlikçilerimiz bizleri uyardılar. Yavaş yavaş bize doğru gelmeye başladılar. Polis bariyeri yetersiz kaldı. Burası Hürriyet Gazetesi merkez. Pazar günü saldırıya uğramış. Son derece yetersiz. Hükümet, İçişleri Bakanı son derece kusurludur.

Polis onları tutabilir derken binaya doğru gelmeye başladılar. Biz de itiraf edeyim kaçmak zorunda kaldık. 40 yıllık gazeteciyim ilk kez can güvenliğimin olmadığını hissettim ve ilk kez korkup kaçtım.

Giriş katında nereye kaçacağız? Bina içerisine girdiklerinde can güvenliğimiz ne olacak. Merdiven boşluğuna girdik ve bir kat çıktık. Kadın görevliler, temizlik çalışanları, emekçiler herkes panik içerisinde. Dışarıdan sesler gelişiyor. Kapıya geldiler ve sesler geliyor dışardan.

Polisin gelmesi ve olayların başlaması arasında 20 dakika süre var. Burada ciddi bir ihmal var. Pazar akşamı bu saldırı olduktan sonra sabaha karşı 2.30 sularında CNN Türk’te canlı yayına katıldım. Evden gazeteye gelmiştim. Bir konuda çok emindim. Bir daha böyle bir şey olmayacak. Her halde sayın Cumhurbaşkanı, Başbakan, Vali güvenlik önlemlerini alacaklardır diye. Siyasi partilerin terörle aralarına mesafe koymaları gerekir dedim. Demokrasiye inanıyorsak şiddetle aramıza mesafe koymalıyız dedik. 48 saatte iktidardaki Ak Parti şiddetle arasına bu mesafeyi koymak konusunda, bu saldırıları kınamak konusunda eksik kaldı.

Beşir Atalay bizim Ankara temsilcimize bir açıklama yaptı. Tüm kamuoyuna yapılan bir açıklama değildi o da. İlk kez bu iktidar bir korkuyu yaşattı bana. Bana bu korkuyu yaşatmaya kimin hakkı var? Hürriyet Türkiye’nin en büyük ve en etkili gazetesi. En etkili gazetesi 48 saatten sonra tekrar vandalizmin hedefi olmuştur ve bunun sorumlusu da itiraf edelim, Türk toplumunun vicdanına bırakalım. "