Nuh Köklü'nün katil zanlısı: Psikolojim bozuldu

Öldürülen Gazeteci Nuh Köklü’nün davası, İstanbul Anadolu Adliyesinde görüldü. Duruşma 20 Ocak 2016 tarihine ertelendi.
Yayınlanma tarihi: 21 Ekim 2015 Çarşamba, 14:12

[Haber görseli]

Kadıköy’de arkadaşlarıyla kartopu oynarken, bir esnafın dükkanının camının kırılması sonucu bıçaklanarak öldürülen Gazeteci Nuh Köklü’nün davası, bugün İstanbul Anadolu Adliyesi'nde görüldü.

Duruşmada, katil Serkan Azizoğlu yine "deli raporu" olduğunu söyleyerek, "Ben bu kadar gündemde kalmak istemiyorum, psikolojim bozuldu" dedi.

Hakim katilin tutukluluk halinin devam etmesine karar verirken, duruşma 20 Ocak 2016 tarihine ertelendi.

Tutuklu sanık Serkan Azizoğlu hakkında “kasten adam öldürme, silahla kasten öldürmeye teşebbüs ve hakaret” suçlarından ağırlaştırılmış müebbet hapis cezası isteniyor.

Tutuksuz sanık Nazım Coşanar, cinayeti işleyen Serkan Azizoğlu’nun suçu işlemesine yardımda bulunduğu gerekçesiyle “kasten adam öldürmeye yardım etmek” suçundan yargılanıyor.

Kadıköy Yeldeğirmeni'nde kartopu tartışması sonrası bıçaklanarak öldürülen gazeteci Nuh Köklü cinayetine ilişkin davanın 2 duruşması bugün Anadolu 5. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görüldü. Duruşmanın ardından Nuh Köklü'nün ağabeyi Sedat Köklü, Avukat Ümit Abanoz ve CHP İstanbul Milletvekili Barış Yarkadaş adliye önünde açıklama yaptı.

"NUH HUNHARCA ÖLDÜRÜLDÜ"

Konuşmakta güçlük çektiği görülen Sedat Köklü, "Resmen sevgiye barışa kardeşliğe sıkılan bir kurşundu. Nuh hunharca öldürüldü. Nuh'un ölümü de geleceğimize bir ders olsun. Barışa kardeşliği ve sevgiye ihtiyacımız olduğu günlerde bu bize bir miyad olsun" dedi.

"SAVCININ GÖREV YERİ DEĞİŞTİ"

Olay anının görüntüleri ile cinayetin tartışmalara yer bırakmayacak şekilde ortaya çıktığını söyleyen Barış Yarkadaş, "Bu davada bir karartma şüphesi olduğunu da söylemeden geçemeyeceğiz. Sanığın ağabeyinin Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan'a BİMER üzerinden bir mektup yazdığı ve mahkeme için destek istediği ortaya çıkmıştı. Biz ilk mahkemenin ardından bu bilgiler açığa çıktıktan sonra bu mektubun neden yazıldığını, bu mektupla ilgili herhangi bir işlem yapılıp yapılmadığını, Cumhurbaşkanı Erdoğan'ın ya da yakınlarının bu davaya müdahil olup olmadıklarını, yargı üzerinde baskı kurup kurmadıklarını Başbakan Ahmet Davutoğlu'na bir soru önergesiyle yönelttik. Bu soru önergemiz meclisten geçti.

Şuan da Ahmet Davutoğlu'nun önünde; ancak Ahmet Davutoğlu henüz bu sorulara cevap vermiş değil. Bundan daha vahimi bu mektupla ilgili avukatların yaptıkları suç duyurusuna ilişkin herhangi bir dosya da açılmış değil. Dosyaya bakacak olan savcının görev yeri değişti. Bu savcı neden görev yerinden alındın, neden başka bir yere gönderildi. Ayrıca bugün yine bir hakimin değiştiğini görüyoruz" ifadesini kullandı.

"GÖĞSÜNE SAPLADIĞI ÇOK AÇIK ORTADA"

Davada gelinen son aşamadan bahseden Avukat Ümit Abanoz ise, "Bugün ikinci celse yapıldı. Dinlenmemiş birkaç müşteki ve tanık vardı, onlar dinlendi. Bıçaklama anına dair görüntüler izledi. Çok net biçimde geçen celse sanık tarafının savunmasında 'Üzerine düştü, istemeden oldu' yönündeki doğru olmadığı bile isteye göğsüne sapladığı çok açık ortaya çıktı.

Dosyada sanığın sara hastalığı nedeniyle Adli Tıp'tan bir rapor alınması durumu var. Aslında sanığın ifadeleri, tarzı, tavrı, olayı yapışı ne kadar bilinçli olduğunu gösteriyor; ama Yargıtay uygulamaları nedeniyle Adli Tıp'tan bir rapor alınacak. Şuan geldiğimiz aşama budur. Bir sonraki celse 20 Ocak 2016 gününe ertelendi" diye konuştu.

KATİLİN ABİSİ ERDOĞAN'A MEKTUP YAZMIŞTI

6 Ağustos'ta görülen ilk duruşmada, Nuh Köklü'yü öldüren katilin abisinin Erdoğan'a "Vefat eden kişi AKP’ye karşı ve Gezi olayının öncülerindendir" şeklinde mektup yazdığı ortaya çıkmıştı.

İDDİANAME

17 Şubat 2015 tarihinde meydana gelen olayda Nuh Köklü ve yakın dostlarının saat 21.00’de Kadıköy Boğa Heykeli’nin bulunduğu yerde toplanıp bir arkadaşlarının evine çay içmeye giderken birbirlerine kar topu atarak şakalaşmaya başladığı anlatıldı. Kar toplarından birinin Karakolhane Caddesi üzerindeki baharat dükkanının camına isabet etmesi üzerine dükkan sahibi Serkan Azizoğlu’nun “Uzaklaşın lan buradan, o cam kaç para biliyor musunuz, gidin nerede oynarsanız oynayın” diyerek küfrettiği belirtilen iddianamede, yaşanan tartışma sonucu Serkan Azizoğlu’nun, Nuh Köklü’nün göğsüne bıçağı sapladığı belirtildi.

İddianamede, gazeteci Nuh Köklü’yü ‘kartopu kavgası’ yüzünden bıçaklayarak öldürdüğü gerekçesiyle Serkan Azizoğlu hakkında, “Kasten adam öldürmek” suçundan müebbet hapis cezası, Köklü’nün arkadaşı olan 13 kişiye karşı “Kasten yaralamaya teşebbüs”, “Tehdit” ve “Hakaret” suçlarını işlediği gerekçesiyle de toplamda 3 yıl 9 aydan 11,5 yıla kadar hapsi isteniyor.

Olay sırasında Serkan Azizoğlu’na yardım eden bir esnaf hakkında ise “Kasten adam öldürmeye yardım etmek” suçundan 10 yıldan 15 yıla kadar hapis cezası isteniyor.

NUH KÖKLÜ

Nuh Köklü 46 yaşındaydı.

Köklü 2002-2003 senelerinde Bianet’te editör olarak çalıştı. Daha sonra bir müddet yurtdışında yaşayan Köklü, Hürriyet ve Radikal gazetelerinde muhabirlik ve editörlük yaptı. Ardından Sabah gazetesinde çalışmaya başladı.

13 Şubat 2009’da greve çıkan ATV-Sabah çalışanlarından olan Nuh Köklü, o dönem Türkiye Gazeteciler Sendikası işyeri temsilcisiydi.

Köklü greve çıktıktan sonra işten çıkarılan 10 gazeteciden biriydi.

Daha sonra NTV’de program editörü olarak çalıştı, Mayıs 2014’te işten çıkarılmıştı.

Köklü, 17 Şubat gecesi Kadıköy Yeldeğirmeni Mahallesi’nde arkadaşlarıyla kartopu oynarken bir esnaf tarafından bıçaklanarak öldürülmüştü.

Türkiye Gazeteciler Cemiyeti (TGC) 06 Temmuz 2015’te, Nuh Köklü’nün adının cemiyetin “Öldürülen Gazeteciler” listesine eklendiğini açıkladı.

A+ A-

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

Ahmet Davutoğlu, Recep Tayyip Erdoğan, Barış Yarkadaş