Musa Kart: Umuda yaslanmalıyız

Musa Kart: Umuda yaslanmalıyız

11.09.2017 06:41:00
Güncellenme:
Haber Merkezi
Takip Et:
Musa Kart: Umuda yaslanmalıyız

Gazetemiz çizeri Musa Kart Alman Der Spiegel dergisine açıklamalarda bulundu. Cumhuriyet davasının hukuk düzenine inancını derinden sarstığını belirten Kart, “Yine de umutsuzluğa değil, umuda yaslanmamız gerektiğini düşünenlerdenim” dedi.

Almanya’da yayımlanan Der Spiegel dergisine açıklamalarda sulunan gazetemiz çizeri Musa Kart, cezaevinde geçirdiği 9 ayı anlattı. Cumhuriyet davasının hukuk düzenine inancını derinden sarstığını belirten Kart, “Yine de umutsuzluğa değil, umuda yaslanmamız gerektiğini düşünenlerdenim” dedi.

Der Spiegel’in sorularını yanıtlayan Kart, cezaevi koşullarına ilişkin bir soruya “Bize sert tecrit şartlarının uygulandığını söyleyebilirim. Örneğin eşimle haftada bir 1 saat kapalı görüş, 2 ayda bir 1 saat açık görüş yapma şansım olabildi. Diğer gazeteci arkadaşlarımla 9 ay boyunca yan yana getirilmedim. Ziyaretime gelen milletvekillerine bile yazılı mesaj veremedim. Kaleme dokunmam yasaklanmıştı. Dışarıya karikatür çıkarmama da izin yoktu. Ayrıca tutukluluğumuzun ilk aylarında, yürüyüş yapabildiğimiz avlunun üstü tel bir kafesle kapatılmıştı” dedi.

Hayatları boyunca gazetecilik yapmış, darbelere karşı mücadele etmiş kişilere terör suçlaması getirildiğini anlatan Kart, “Gelişmiş ülkelerde insanlar önce yargılanırlar, sonra cezalandırılırlar. Biz de ise tam tersi oldu. Peşin cezaya dönüşen uzun tutukluluktan sonra hâkim karşısına çıkabildik. Türkiye’de büyük bir çoğunluk, hakkımızda hazırlanan iddianameyi ve bize yöneltilen suçlamaları ilk günden itibaren inandırıcı bulmadı” diye konuştu.

Kart, “Baskıların devam etmesinden endişe duymuyor musunuz” şeklindeki soruya ise şu yanıtı verdi: “Doğrusu bu dava, hukuk düzenimize olan inancımı derinden sarstı. Hukuk bizim güvenlikli korunağımızdı. Ama artık yok... Yine de umutsuzluğa değil, umuda yaslanmamız gerektiğini düşünenlerdenim. Türkiye’de uzun bir zamandır bağımsız, tarafsız, araştırmacı gazetecilik yapmanın zorluklarını yaşıyoruz. Bu koşullara rağmen Cumhuriyet gibi birkaç gazete, bütün baskı ve ekonomik ambargolara karşın duruşlarını koruyarak, ayakta kalmaya çalışıyorlar. Ben cezaevinin ağır tecrit koşullarında bile ülkeme ve insanlarıma inancımı kaybetmedim. Yarının daha aydınlık olacağından hiç şüphem yok.”