Sınıf arkadaşlarından destek... Osman için özgürlük istiyoruz

Tutuklu işadamı Osman Kavala’nın Robert Koleji’nden sınıf arkadaşları, dayanışmak için dün Silivri Cezaevi önünde bir araya geldi. Arkadaşları “Osman Kavala’ya Özgürlük” yazılı pankart açtı. Ortak açıklamada, “Bizler yalnızca Osman için değil, onun gibi haksız bir şekilde cezaevinde tutulan bütün düşünce suçlularını da selamlıyor, adalet ve özgürlük talep ediyoruz” dendi.

25 Kasım 2017 Cumartesi, 21:50

Tutuklu işadamı Osman Kavala’nın Robert Koleji’nden sınıf arkadaşları, Kavala ile dayanışmak için dün Silivri Cezaevi önünde bir araya geldi. Hürriyet Gazetesi yazarı Sedat Ergin’in ve yazar Yıldırım Türker’in aralarında bulunduğu Robert Koleji 1975 yılı mezunları, Silivri Cezaevi önünde, “Osman Kavala’ya Özgürlük” yazılı pankart açtı. Liseden mezun olduktan 42 yıl sonra bir cezaevi önünde buluşacaklarını akıllarının ucundan dahi geçirmediklerini söyleyen Kavala’nın arkadaşları, Kavala’yı gazetemize anlattı.

Füsun Kocaman, Kavala’nın lise sıralarındayken de sosyal sorumluluk projeleriyle uğraştığını aktarak, “O yıllarda bizler sosyal sorumluluğun farkında değilken, notlarımızı yüksetmeye çalışırken, Osman sosyal sorumluluk projeleriyle uğraşırdı. Biz o günlerde ona pek akıl erdiremezdik. Ama sonraki yıllarda bizler de bunun bilincine varınca onu hep takdir ettik. Zaman zaman bazı projelerde yollarımız kesişti. Onu takdir ederek izledim. Şu anda onun bulunduğu durum için ise büyük üzüntü duyuyorum” dedi. Kavala’nın hümanist bir insan olduğuna dikkat çeken Kocaman, “Osman herhangi bir dinle, herhangi bir görüşe tamamen saplanacak biri değildir. Onun temel hedefi insandır. İnsana faydalı olmaktır” diye konuştu.

Yıldırım Türker, Osman Kavala’nın her zaman vicdan, demokrasi, onur ve daha iyi bir Türkiye için mücadele ettiğini söyleyerek, Kavala’nın ‘FETÖ’ ile ilintilendirilmeye çalışılmasının gülünç olduğunu vurguladı. Türker, “Osman, FETÖ’nün hükümet ile koyun koyuna yattığı zamanlarda, FETÖ’nün ne olduğunu en baştan gören insanlardan biridir” dedi.

Naci Üstün ise Osman Kavala’nın çok ilginç bir arkadaş olduğunu dile getirdi: “Osman ile ilkokuldan sonra tanıştık. Ortaokul ve liseden bugüne kadar arkadaşız. Dediğim gibi Osman hep ilginçti. Bu ilginçliğini hiç kaybetmedi. Osman’ın FETÖ ile ilişkilendirmeye çalışmak ise komik ötesi. Kimse buna inanmaz.”

Ömrü darbecilerle mücadeleyle geçti

Tiyatro sanatçısı ve yönetmeni Nihal Geyran Koldaş, ortak hazırladıkları açıklamayı okudu. Osman Kavala’nın özgürlüğünden mahrum bırakılmasına itiraz etmek için toplandıklarını belirten Nihal Geyran Koldaş, “Osman Kavala’ya çok büyük bir haksızlık yapıldığına inanıyoruz. Onu yakından tanıyan arkadaşları olarak Osman’ın bir darbe girişiminin içinde yer aldığı ya da cemaat görünümlü kriminal bir örgütle ilişkisi olduğu gibi iddiaları reddediyoruz. Dünyanın yuvarlak değil düz olduğunu iddia etmek ne kadar akla, gerçeğe aykırı ise Osman’ın darbeci olduğunu ileri sürmek de bir o kadar gerçek dışıdır. Sahici bir demokrat olarak onun hayatı darbeci zihniyetle mücadele ederek geçmiştir” dedi. Kavala ile dayanışmak, ona olan sevgilerini göstermek ve Kavala’nın yalnız olmadığını herkese duyurmak istediklerini aktaran Koldaş, “Cezaevinin tel örgülerinin, demir parmaklıkların, hücre kapılarını kilitleyen sürgülerin, yüksek beton duvarların hiçbir şekilde onu bizden uzak tutamayacağını göstermek için buradayız” diye konuştu.

Kavala’nın tutuklanmasına uluslararası düzeyde bir itirazın da yükseldiğini kaydeden Nihal Geyran Koldaş, “Birleşmiş Milletler’den Avrupa Konseyi’ne ve Avrupa Parlamentosu’na, parlamentolardan uluslararası alanda önde gelen insan hakları ve sivil toplum kuruluşlarına, dünyanın saygın basın organlarına ve üniversitelere kadar yayılan kuvvetli ve diri bir tepki dalgası yükseldi her bir taraftan. Bu dalga her gün biraz daha genişleyerek yayılıyor” ifadelerini kullandı. Kavala’nın herkesin yardımına koşan biri olduğunu belirten Koldaş, Kavala’nın Türkiye’de demokrasinin, insan haklarının ileri götürülebilmesi için sivil toplumun gücüne inandığını, sivil toplum inisiyatiflerini teşvik ettiğini, elindeki bütün imkânları bu doğrultuda sarf ettiğini vurguladı.

Diğerleri için de adalet ve özgürlük

Koldaş, özetle şunları söyledi: “Osman Kavala kültürün gücüne, kültürün, sanatın bütün kapıları açabileceğine inandı. Karşılaştığımız köklü sorunların aşılabilmesi için kültürel temasların seferber edilmesi yönünde bütün gücüyle çabaladı. Türkiye’den günün birinde sivil toplum geleneğinin tarihi yazıldığında Osman Kavala, bu geleneğin en önemli isimlerinden biri olarak şeref sayfasına yazılacaktır. Osman’ın tutuklanması, sonuçları açısından yalnızca bir insanın hücreye konulması fiili ile sınırlı değildir. Osman Kavala’nın şahsında ne yazık ki onun temsil ettiği, simgelediği bütün değerler, idealler de demir parmaklıklar arkasına atılmıştır. Bizler buraya gelmişken yalnızca Osman değil, onun gibi adaletsizliğe uğrayarak haksız bir şekilde bu cezaevinde tutuklu bulunan bütün düşünce suçlularını da selamlıyoruz, onlar için de adalet ve özgürlük talep ediyoruz.”

“Bugün burada bulunmamız, umutsuzluğa teslim olmadığımızın, teslim olmayacağımızın ifadesidir” diyen Nihal Geyran Koldaş, “Osman’ın demir parmaklıkların arkasında umudunu hiçbir şekilde yitirmediğini ve bizlere oradan da bu yönde cesaret verdiğini biliyoruz, bunu hissediyoruz” dedi.