A+ A-

Uzaydaki Türkçe selamın sırrı: Sabah şerifleriniz hayır olsun

Voyager uzay aracının taşıdığı Türkçe “Sabah şerifleriniz hayır olsun” mesajının sahibi Prof. Dr. Peter Ian Kuniholm, o kaydın hikâyesini ve Türkiye sevgisini anlattı.
Yayınlanma tarihi: 12 Kasım 2017 Pazar, 10:55

[Haber görseli]

Tam 40 yıl önce Voyager 1 ve Voyager 2 uzay araçlarına, uzay derinliklerine çıkmalarından önce bir kayıt yapıldı. Sesin sahibi ABD’li arkeolog Prof. Peter Ian Kuniholm, “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayır olsun!” mesajının hikayesini anlattı.

[Haber görseli]

Peter Ian Kuniholm

1977’DEKİ AKSANLI SESİN SAHİBİ

Voyager uzay araçları uzayın derinliklerine dünyadan 55 dilde sesli mesaj taşıyor. Bunlardan biri de Türkçe. 1977 yılında kaydedilen Türkçe mesajda aksanlı bir sesten “Sayın Türkçe bilen arkadaşlarımız, sabah şerifleriniz hayır olsun!” cümlesi duyuluyor.

Mesajdaki o ses ABD’li arkeolog Prof. Peter Ian Kuniholm’e ait. Babasının Ankara’daki görevi sebebiyle 1949’da küçücük bir çocukken Türkiye’ye gelen Kuniholm daha sonra ülkemizle bağını hiç koparmamış. Şimdilerde ABD’nin Maine eyaletinde yaşayan Kuniholm uzay boşluğunda salınan Türkçe mesajın hikâyesini Hürriyet’ten Gökçe Aytulu’ya anlattı. 

Her şey, uzaya gönderilecek mesajları taşıyan ‘Altın Plağı’ tasarlayan Carl Sagan ve ekibinin çalıştığı Cornell Üniversitesi’nde yaşanmış. Kuniholm, o günü şöyle anlatıyor: “Koridorda yürüyordum ve bölüm başkanını gördüm. Bana ‘Sen Türkçe konuşuyordun, değil mi?’ diye sordu. Ben de ‘Evet’ dedim. Az önce Sagan’ın ‘Evren’e dünyadan merhaba’ kaydı için Latince, Yunanca ve Galce kayıt yaptığını, benim de Türkçe bir selamlama kaydedip edemeyeceğimi sordu. Ben de kabul ettim. Sonra gidip Carl Sagan’le konuştuk.”

[Haber görseli]

Behçet Kemal Çağlar

BEHÇET KEMAL’İN SABAH SELAMI

Tıpkı Ay’a ayak basan ilk astronotun “Benim için küçük, insanlık için büyük bir adım” dediği gibi Kuniholm da “Benim için 5 saniyelik bir kayıttı. Çok üzerinde düşünmedim. Sonra da unuttum” diyor. Peki niye, “Merhaba Uzaylı, biz dostuz” gibi bir cümle yerine “Sabah şerifleriniz hayır olsun” gibi ağdalı bir selamlama yapma gereğini duymuş?

Kuniholm anlatıyor: “1960’larda Robert Kolej’de İngilizce öğretmenliği yapıyordum. Behçet Kemal Çağlar da o sıralarda kolejde Edebiyat öğretmeniydi. Yan yana sınıflarda ders veriyorduk. Zil çalınca ben onun çıktığı sınıfa İngilizce dersine, o da benim çıktığım sınıfa Türkçe dersine girerdi. Ve beni her sabah o şekilde selamlardı. Bütün edebiyat ve Türk tarihi hocaları da hep öyle ağdalı ve eski biçimde konuşurlardı. Behçet Kemal Çağlar’ın beni her sabah selamlama biçimiyle Türkçe bir kayıt yaptım.”

‘SAGAN TÜRKİYE’Yİ PEK BİLMİYORDU’
Prof. Kuniholm, Altın Plak projesinin fikir babası ünlü bilim insanı Carl Sagan’ın, Voyager’daki Türkçe mesajı anlatırken bilgi eksikliği bulunduğunu söylüyor: “Sagan Türkiye’yi pek iyi bilmiyordu. “Murmurs of Earth” kitabında Türkçe için ‘Anadolu’da yaşayan yaklaşık 70 milyon insanın konuştuğu dil’ diye yazdı. Orta Asya ya da Balkanlar’da Türkçe konuşanlar hakkında hiçbir şey bilmiyordu. Bir coğrafyacı olarak bu bilgiyi zayıf bulduğumu söylemeliyim.”

Carl Sagan, Voyager’ın taşıdığı Altın Plak için “Okyanusa atılan bir şişedeki mesaj gibi” diyordu. Peki, Prof. Kuniholm, 40 yılın sonunda uzaya yolladığı Türkçe mesajına bir yanıt almış mı? Cevabı net: “Hayır!”

'TÜRKÇEM BİRAZ KÖYLÜ'

PROF. KUNİHOLM, çalışmalarını ABD’de sürdürse de Türkiye’yle bağlarını hiç koparmamış. Zaten 1962-68 arasında Robert Kolej’de öğretmenlik yaptıktan sonra doktora çalışmasını da 1970’lerde Ankara Anadolu Medeniyetleri Müzesi’nde gerçekleştirmiş. Ege’den Van’a, Karadeniz’den Antakya’ya Anadolu’yu karış karış dolaşmış. O yüzden kendi Türkçesinin biraz ‘köylü’ olduğunu söylüyor: “Bütün Anadolu’da dolaştığım için benim Türkçem bir köylününki gibidir. Şehirli arkadaşlarım benim konuşmama çok güler. Mesela Erzurum’da sorsanız ‘Bu yol nereye gider’ diye ‘Dorgu gider’ der ya onun gibi. Ama Anadolu’da hiç sıkıntı çekmem.”

TEPKİ ALMIŞ

KUNİHOLM’un selam tercihine Türkiye’den tepkiler de gelmiş. Ama eleştiriler onu pek etkilememiş: “Daha önce Türkiye’den bir gazeteci bana Voyager’daki selamlamayı böyle söylemek için nereden izin aldığımı sordu. Ben de ABD’de herhangi bir şey söylemek için izin almak gerekmediğini söyledim. Behçet Kemal için böyle bir selamlama yeterince iyiyse benim için de öyledir. Zaten uzayda böyle kurallar olmaz, her şey açıktır.”

Röportajın tamamını okumak için tıklayınız 

Comment disclaimer