Kapat
A+ A-

Hukukçulardan mazbata yorumu: Kirli bir oyun oynanıyor

İmamoğlu’na mazbata verilmemesini yorumlayan hukukçular, ‘Seçme hakkı gasp ediliyor’ dedi. Kaboğlu ve Kazan, YSK’nin 2014’te verdiği kararları da hatırlattı.
Yayınlanma tarihi: 8 Nisan 2019 Pazartesi, 02:37

[Haber görseli]

Hukukçular kanunlara göre CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı olduğuna dikkat çekerek mazbatasının verilmesi gerektiğine vurgu yaptı. CHP’li milletvekili ve anayasa hukukçusu Prof. Dr. İbrahim Kaboğlu, Yüksek Seçim Kurulu’nun (YSK) anayasal çerçevede karar vermesi gerektiğini belirterek “Hem burada seçilmiş olan bir kişinin kendi hakkı ve görevini yerine getirmesi uygulaması engellenmektedir hem de ona oy veren seçmenlerin seçme haklarının gasp edilmesi söz konusudur” dedi. İstanbul Barosu’nun eski başkanlarından avukat Turgut Kazan da YSK’nin 2014 yılı yerel seçimlerinde verdiği kararlarını anımsatarak “Şu anda kirli bir oyun oynanıyor” ifadelerini kullandı.

İstanbul İl Seçim Kurulu, Büyükşehir Belediye Başkanı Seçim İl Birleştirme Tutanak Özeti’ni 1 Nisan’da açıkladı. Söz konusu tutanakta, 2972 Sayılı Kanun’un 22. maddesine atıf yapılıyor. Bunun üzerine gazetemize açıklamalarda bulunan hukukçular 2014’te Ankara’daki yerel seçimlerde yaşananları anımsattı. 30 Mart 2014 tarihindeki seçimlerde Ankara Büyükşehir Belediye Başkanı seçimleri neticesinde Melih Gökçek itiraz süreci devam etmesine karşın 5 Nisan tarihinde mazbatasını almıştı. YSK, Mansur Yavaş’ın itirazına ilişkin kararını 9 Nisan 2014’te vermişti. Kesin sonuçlar, Resmi Gazete’de 6 Mayıs’ta ilan edilmişti.

Söz konusu madde uyarınca Ekrem İmamoğlu’nun hukuken başkan seçildiğine ve dolayısıyla mazbata verilmesi önünde hiçbir engel olmadığına dikkat çeken Kaboğlu, “Seçim mevzuatını incelediğimiz zaman makul süre kavramını göz önünde bulundurmamız gerekiyor. Mazbatanın Ekrem İmamoğlu’na makul sürede verilmesi gerekiyor. Nedir o makul süre? Seçimi izleyen günlerdir ya da bu hafta 8 - 9 Nisan makul süredir. Sonuçların değişmeyeceği belli olmuştur” dedi. Kaboğlu sandıkların açılması ve sayılması gerekçesinin kullanmanın kolay olmadığına dikkat çekerek şöyle devam etti:

‘İmamoğlu başkandır’
“Çünkü bu işlemler bir yıl sürer. YSK’ye 1 yıl içerisinde kesinleştirme esnekliği tanınmış bulunuyor. Bu kadar uzun sürebileceğine göre bu işlemler, sırf belirsizdir diye, itirazlar var diye mazbatayı vermekten kaçınırsa o zaman İBB başkansız mı kalacak? İşin özü Ekrem İmamoğlu başkandır, başkan seçilmiştir. Mazbata ise göreve başlama koşuludur. Hem burada seçilmiş olan bir kişinin kendi hakkı, görevini yerine getirmesi engellenmektedir hem de ona oy veren seçmenlerin seçme haklarının gasp edilmesi söz konusudur.”

AKP’nin itirazlarına karşı olmadıklarına da değinen Kaboğlu, “İtiraz haklarını, başvuru haklarını kullanabilirler. Tabii ki anayasal bir haktır. Seçim mevzuatında yer alan bir haktır ama bizim karşı olduğumuz husus bu hakkın kötüye kullanılmasıdır ve başından beri bu hakkın kötüye kullanılmasına tanık oluyoruz. Bunun uzantısı olarak özellikle YSK verdiği kararlarda kendi yetkilerini zorluyor. Kendi yetkilerini aşarak karar vermeye çalışıyor” dedi.

‘Yazık olur’
Avukat Turgut Kazan da YSK’nin 2014 kararlarına aykırı bir süreç yaşandığını belirterek “Çok kirli bir süreç yaşıyoruz. Siyasal iktidar ya da Cumhur İttifakı İstanbul’u vermek istemiyor” ifadelerini kullandı. YSK’nin düzgün bir süreç yürütmediğini söyleyen Kazan özetle şöyle konuştu: “Seçimlerde tabii ki itiraz bir haktır ama seçimi böyle sürece yaymak için kötüye kullanma yolunun kapatılması gerekir. Nitekim, 2014 yılında Mahsur Yavaş kararında YSK kararını şöyle özetlemiştir: ‘Sandık kurullarında siyasi parti üyelerinin görev yapması ve tutanaklarda imzalarının bulunması ve sayımın müşahitlerle hazır bulunanların huzurunda yapılmış olması geçersizlik durumunun sandık başında denetlendiğini gösterir.’ Yani ‘orada denetlenmiştir’ diyor. YSK öncelikle 2014 kararına uygun şekilde oyların yeniden sayılması talebini derhal reddetmek zorundadır. Eğer reddetmezse hem Türkiye’ye yazık olur hem demokrasimize yazık olur hem de YSK’ye yazık olur. YSK de AA gibi bir ajans olma kuşkusuyla karşı karşıya kalır.”

‘Beklenmesi gereksiz’
Anayasa hukukçusu Doç. Dr. Demirhan Burak Çelik, 2972 Sayılı Mahalli İdareler Seçimi Kanunu’na göre CHP’nin adayı Ekrem İmamoğlu’nun İstanbul’un seçilmiş belediye başkanı olduğunu söyledi. İstanbul İl Seçim Kurulu’nun Büyükşehir Belediye Başkanı Seçim İl Birleştirme Tutanak Özeti’nde 2972 sayılı kanunun 22. maddesine atıf yapıldığını söyleyen Çelik, “Söz konusu madde uyarınca Ekrem İmamoğlu başkan seçilmiştir. Dolayısıyla mazbata verilmesi önünde hiçbir engel yoktur” ifadelerini kullandı. Hukuken İmamoğlu’nun mazbatayı alması gerektiğini belirten Çelik’in açıklamaları özetle şöyle:

“Üstelik ‘Seçim Sonuçlarının Yüksek Seçim Kurulunca İlanı’ başlıklı 26. maddeye göre, ‘Yüksek Seçim Kurulu, ilçe seçim kurulları tarafından yollanan belgelere dayanarak, seçimin genel sonucunu ilan eder.’ ‘Seçim Sonuçlarının Devlet İstatistik Enstitüsü Tarafından Yayımlanması’ başlıklı 27. maddeye göre kesin seçim sonuçlarının açıklanması bir yılı bulabilecektir. Bu maddelere göre kanun koyucu YSK tarafından kesin sonuçların ilanı için 1 yıllık azami süre koymuştur. Bu durum madde 22 ile birlikte okunduğunda mazbata verilmesi için kesin sonuçların açıklanmasının beklenmesine gerek yoktur. Hatta tam tersine madde 22 uyarınca mazbatanın verilmesi bir zorunluluktur. Zira kesin sonuçlar mazbatanın koşulu değildir. Aksi yorumla kesin sonuçların ilanı uzun bir zaman alabileceğinden seçilmiş olan kişi göreve başlayamayacaktır. Bu durum ise seçme ve seçilme hakkının ihlali olacaktır.”

Cumhuriyet İMECESİ

Cumhuriyet Arşivi Gazete Kupürlerinde:

İbrahim Kaboğlu, Melih Gökçek