Hortlak ile kol kola

30 Haziran 2019 Pazar

Zamanın ruhu, hayatın ruh haletini anlamaya ve anlatmaya çalışan fiyakalı bir felsefi kavram.
Zaman içinde olup bitenin bir tür fotoğrafını değerlendirmeyi ifade eder.
Ülkemizde ise bu ruh öteden beri hortlar durur.
Meslekte ve Cumhuriyet’te yeterince uzun çalışınca bu ruhun çok değişik hallerinin tanığı ve tarafı olursunuz.
Reyiz iktidar kudreti üzerinden bu kez de “yenilen pehlivanlığa” soyunmazsa o iş bitti.
Gündemde F-16’lar ile TRT’de canlı demeç veren kırmızı bültenli akraba Öcalan var.
Münasebetsiz bir “Akyetkili”ye göre “asıl Öcalan” da zaten “yerli ve milli”.
Zamanın ruhuyla kol kola 30 yıldır gündemde, dolanıp duruyor

*

TBMM’de milletvekillerinin PKK’ci diye yaka paça tutuklandığı, “kırmızı-sarı-yeşil” renkli çiçekleri yan yana ektiler diye Meclis bahçıvanlarının “hassasiyet yarattığı” için takibe uğradığı günler!

*

Cumhuriyet adına bir NATO heyetiyle İtalya Verona’daki NATO üssünü geziyoruz.
Üste, Türk Hava Kuvvetleri’ne ait F-16’lar da var.
Fotoğraf zinhar yasak.
Askeri yetkili “Bir seferlik, uzaktan kendi uçaklarınızı çekebilirsiniz!” diyor.
Meslek büyüğümüz M. Ali Kışlalı dahil kimsenin dikkatini bizim F-16’lardan birindeki “ÖCALAN” yazısı çekmiyor. Tele ile bir kaç kere çekiyorum.
Geziyi amacından saptırır endişesiyle, fotoğrafı sonradan kullanmak üzere bir kenara atıyorum.
1995 yılında da milletvekili seçilince de unutuyorum. (Vekil seçilince bir çok şey unutuluyor zaten - Şaka!.)

*

CHP’li Umut Oran’ın soru önergesini yanıtlarken, AKP’li Milli Savunma Bakanı, “63’ü F-16 pilotu olmak üzere 110 savaş pilotumuz istifa etti” diyor.
Yüksek Askeri Şûra dönemiydi. Yıllar önce çekilmiş “Öcalan’lı F-16” fotoğrafını Cumhuriyet’te kullanıyorum (3 Ağustos 2013).
Kemali nezaket ile de şu soruyu soruyorum. “Türk Hava Kuvvetleri, nasıl olur da, en güzide en pahalı savaş uçağı F-16’ya Öcalan diye bir ad verebilir?
Yanıtını da araştırdığım için kendim veriyorum: “Çok şükür bu bir gaflet, dalalet hatta hıyanet değilmiş. Kural ve gelenek olarak savaş uçaklarının üzerine uçağı kullanan pilotun adı yazılıyormuş.
Kahraman pilot kendi bedeniyle kullandığı uçağı bütünleştirsin diye herhalde.

*

Ancaaak... “F-16 ve Öcalan”ın asıl sırrını, öfke püsküren bir mektubuyla bizzat o uçağı bir zamanlar kullanan emekli Kurmay Albay Pilot Özdilek Öcalan açıklıyor. (Öcalan, maalesef hiç de orijinal olmayan Erdoğan’a göre ülkenin en dikkat çeken soyadı.)
Yıllar öncesinin Öcalan üsteğmeni, soyadına rağmen kurmay albaylığa kadar yükselmiş, yazının yayımlandığında da emekli olmuş bir TSK mensubu imiş.
Yazının yayımlandığı tarihte de yolcu uçaklarında görevini sürdürüyormuş. Bunu Türk Silahlı Kuvvetleri’nin komplekssiz demokratik ve hakça tutumuna borçluyuz.

*

Bu gerçekten alkışlanmaya değer, hakça ve çok demokratik bir uygulama.
Pilot Öcalan’ın uzunca ve biraz da kızgınca mektubu özetle şöyleydi:
“Gurur duyduğum bir soy geçmişim ve gurur duyduğum bir ailem vardır.
Bugüne kadar olduğu gibi bundan sonra da aynı gurur ve onuru taşıyacağımdan kimsenin şüphesi olmasın. Soyadımın, bu ailenin içinde olan biri olarak kullanılmasından daha doğal bir şey olamaz. Çocuklarımı Atatürkçü gençler olarak yetiştirmeye çalışıyorum. (..) Soyadımı yani ÖCALAN’ı uçak üzerine veren Hv.K.K’lığına da sonsuz saygılarımı sunarım.” (F-16’da İsmi Yazan- Özdilek ÖCALAN)

*

TRT’ye çıkarıldı diye Reyiz dahil herkese veryansın ediliyor. Belki Osman Öcalan da çocuklarını, “Atatürkçü gençler olarak yetiştirmeye” çalışıyordur.
Kuş uçurtmayan MİT boşuna mı, kardeş Öcalan’ın TRT’de seçim kampanyasına katılmasına evet dedi!