Süleyman’dan içeru Süleyman

21 Temmuz 2019 Pazar

Konu, Bakan Soylu moylu değil çok şükür.
Reyiz acayip laf edip gündemi belirleme gücünü kaybetti.
Ettiği her lafın arkasından, bendeniz hariç, tuzluk alıp eskisi kadar koşan da kalmadı.
Çünküüü...
Boş atıp dolu vuramayacağını artık gördü. Kendi ettiği lafların peşini kendisi bile bıraktı.
Osmanlıca öğrenilecek ve öğretilecek!” dedi.
Dediği ile kaldı.
Önceki gün YKS sonuçları belli oldu. 628 bin genç barajı bile geçemedi.
Sorular çok şükür Türkçe idi, ya Osmanlıca olsaydı!
Her müslüman kendi ölüsünü kendisi yıkayabilmeli!” dedi.
Ölü yıkama kursu açılsın diye Külliye’ye bir tek başvuru bile olmadı.
O lafı da havada kaldı.
Muhteşem Yüzyıl dizisine bir lanet okumadığı kalmıştı.
Dizi rekorlar kırmaya devam etti.
Özet mi?
Bir laf et, millet saçını başını yolsun...
Torba dolsun.
Gündem olsun dönemi kapanıyor.
Artık gündeme pahalılık, yoksulluk, adaletsizlik hâkim. Gündemde keyfilik var, kazalar var, belalar var.
Ve Ekrem İmamoğlu var. Hatta Trump var. “S-400 aldık” diye, yaptırım uygulamak ve canımızı “biraz” yani ölçülü biçimde acıtmak peşindeymiş.
Ölçü kaçarsa Türkiye’yi elden büsbütün kaçırmaktan çekiniyormuş.
Ölçülü yaptırım”ın ölçüsü duruma göre değişir.
Tutar da Amerikan Temsilciler Meclisi Genel Kurul Salonu’ndaki Kanuni Sultan Süleyman’ın mermerden oyma portresini indirirse yandık...
Bizim hassas ruhlu bir kısım yerlilik ve millilik erbabı geçen yıl sokaklarda iPhone parçalamıştı.
Bu kez de meydanlarda Amerikan Devleti’nin kurucusu George Washington’un resmini taşıyan 1 dolarları yakmaya kalkabilirler. (Ki o banknotlar FETÖ’cülüğün gizli şifresi. Bu eylem Reyiz’i bile mutlu edebilir.)

***

Amerikalılar 46 yıl saltanat sürmüş padişahımızın portresini sadece 17 yıldır iktidarda bulunan Tayyip Bey’i kıskandırmak için parlamenotalarına asmış değiller.
Kanuni’yi dünya tarihinin en önemli 23 kanun koyucusu saydıklarından bunu yapmışlar.
Kuzey Kore, Suudi Arabistan falan da “Tarihteki meşhur KHK’ciler” diye meclislerinde bir düzenleme yaparlarsa, Tayyip Bey’in de yeri garanti.

***

Muhteşem Yüzyıl dizisi bir ara Reyiz’in hışmına da maruz kaldı.
Savaş meydanlarının kahraman sultanı, zevk sefa düşkünü bir harem âşığına indirgenenez temelli eleştirileri olmuştu. Çok haklıydı.
Ama yine de milyonlar Hürrem Sultan ile Kanuni’yi muhteşem birer âşık olarak kalpten sevdiler.

***

Her yıl on binlerce yerli ve yabancı turist dünya harikası Süleymaniye Camisi’ni değil de yanındaki türbede yatan iki âşığın kabirlerini ziyaret etmekteler.
Epeydir gündemi elinden kaçıran Reyiz’e, Cumhuriyet gazetesi olarak yapıcı bir muhalefet örneği arz etmek dileğindeyiz.
Kanuni’nin tüm iç organları gibi kalbi de göğüs kafesinden çıkarılmış olarak gömülmüştür.
Kalpsiz bir âşık” olarak Hürrem’in yanında yatması Kanuni’den önce aşka saygısızlıktır.
Bunu önlemek de, bir gönül adamı olan ve tarihimize sahip çıktığını her fırsatta belirten Recep Tayyip Erdoğan’a düşer.
Kanuni, Macaristan seferinde Zigetvar Kalesi kuşatmasında 72 yaşında iken vefat etti (1566).
Ordu içinde moral çöküntü yaratmasın diye de ölümü askerlerden gizlendi.
Cansız bedeni ilaçlandı ve iç organları çıkarılarak otağın bulunduğu yere gömüldü.
Cenazesi de İstanbul’a getirilerek bugünkü türbesine gömüldü. Hürrem Sultan da vasiyeti üzerine daha sonra yanına defnedildi. Ne yazık ki yanında yattığı eşi Kununi kalpsizdi.

***

7 Eylül 2016 günü T.C. Başbakan Yardımcısı Veysi Kaynak Macaristan’da, Kanuni’nin iç organlarının gömülü olduğu “mezar”ın bulunduğunu açıkladı.
Ama hükümet bu müjdenin arkasını getirmedi.
Çünkü o tarihten sonra Reyiz tek gündeme, “Rabia”ya kilitlendi :
Tek bayrak, tek millet, tek vatan, tek devlet!
Ve sonunda da tek adam .

***

Hepsi tahakkuk etti. Ama İstanbul, Ankara, İzmir dahil tüm büyük kentler de elinden gitti.
Şimdi Reyiz’e düşen yeniden gündem belirlemeye muhteşem bir dönüş yapmaktır.
Zigetvar’daki bu “kalp ve iç organlarını” gömülü olduğu mezarından çıkarıp ait olduğu bedene iade etmek ve Hürrem Sultan’ı kalpsiz bir eşin yanında yatmaktan kurtarmaktır.

***

Kanuni’nin iç organlarının gömülü olduğu mezarın Türkiye’ye nakli, Osmanlı’nın atası Süleyman Şah Türbesi’nin eski yerine taşınması kadar önemlidir.
Çünkü Süleyman vardır, Süleyman’dan içeru.