Ebru Kılıçoğlu

Ders

06 Ekim 2019 Pazar

Galatasaray, Gençlerbirliği karşısına en önemli eksiğini tamamlamış olarak çıkıyor: Teknik direktörünü. Öte yandan bu sefer de, Falcao, Lemina, Luyindama ile Seri gibi as isimleri eksik sakatlık ve hastalık nedeniyle. Durum böyle olunca, Paris Saint Germain maçındaki göz dolduran futbol, hoş bir anı olarak kalıyor hafızalarda. Onun yerine klasik 4-2-3-1 dizilişi ile başlıyor Galatasaray oyuna. Ev sahibi Gençlerbirliği’ne gelince. Sezon başından beri sadece 2 puan alabilmiş olan Kırmızı-Siyahlılar, 4-5-1 dizilişinden de anlaşılacağı üzere fiyakalı kontrataklar peşindeler. Maç başlayınca tablo anlaşılıyor: Dersini tam çalışmamış ama hocasını etkilemek için konuştukça konuşan, kıt bilgisini çok göstermek için lafı dolandıra dolandıra anlatan öğrenciler gibi iki takım da sahada… Bir koşturmaca, bir telaş, yoğun paslaşma var ama netice eksik. Bu nedenle, ilk dakikalarda, her iki tarafın da girdiği net pozisyonları saymazsak, bu amaçsızlık tek bir işe yarıyor: kalecilere güzel bir antrenman yaptırmaya! Topla daha fazla oynayan taraf Galatasaray. Öte yandan bir kez daha anlıyoruz ki, istatistikler çoğu zaman futbolun yansıması değil. Zira topu alıp eve götürebilirler ama kaleye ulaştırmayı başaramıyorlar. İkinci yarıda, Gençlerbirliği, ev sahibi olmanın avantajını kullanmak istiyor. Baskısını biraz artırıyor. Galatasaray zaten dünden razı, “Biraz da kardeşler oynasın” havasında, Gençlerbirliği’ne istediği alanı bırakıyor. Oyun ilerledikçe, Galatasaray takım oyununu bir tarafa bırakıyor. Bireysel olarak gösterilen tek çaba da bireysel hatalar konusunda! Rakip takımın ikinci sarıdan bir oyuncusunu kaybetmesi bile motive etmiyor Sarı-Kırmızılı takımı. Gençlerbirliği son vuruşlarda biraz daha etkili olsabilse sonuç “çok farklı” olacak. Galatasaray ders zili çalana kadar, dersi kaynatmaya çalışan öğrenciler gibi, fizik olarak sahada ruhen kim bilir hangi diyarlarda “çilesini” dolduruyor. Bir “ders” var oysa ki bu 90 dakikadan alınacak. Bu gidişin sonu “bütünleme”… Bir an önce fiziğin yanına ruhu da eklemek gerekiyor.  


Yazarın Son Yazıları

Taşikardi 17 Şubat 2020
Şampiyonluğu istiyor 10 Şubat 2020
Yürek 6 Şubat 2020
Doğum günü 3 Şubat 2020
Kalp çarpıntısı 20 Ocak 2020
İşlenebilir toprak 29 Aralık 2019
Kör talih 22 Aralık 2019
Lakayt ve kararlı 15 Aralık 2019
Muslera-Men 8 Aralık 2019
Aşure 23 Kasım 2019
Yarınımız? 10 Kasım 2019
Mağlup ve mağrur 28 Ekim 2019
Sempati güzeli 23 Ekim 2019
Oynayalım mı? 19 Ekim 2019