Köşe Yazısı

Kapat
A+ A-

Öteki Tiyatro'dan elveda

27 Ocak 2009 Salı

Bir küçük duyuru geldi Murat Karahüseyinoğlundan:

Ankara’da 10 yıldır tiyatro yapan Öteki Tiyatro, ne yazık ki faaliyetine son verme kararı almıştır. Kurulu tiyatro sahnesi arayan grup ya da kişilere duyurulur.

Notu alır almaz, içimizi bir hüzün sardı, o soru geldi boğazımıza takıldı:

Neden, neden, neden?

Karahüseyinoğlu, çok üzgündü:

Tiyatro çocuğum gibidir, biliyorsunuz... Elimden geleni yaptığımı da bilirsiniz... Ama olmuyor, 4 milyarı bulan sabit giderleri karşılamak bir yandan, binanın eksiklerini kapamaya çalışmak diğer yandan. Kriz, kriz diyerek 1-2 milyar için bile insanların, hatta en yakınlarımızın haciz yoluna gitmeleri... Ben paramı alayım da, sen ne yaparsan yap tavrı ve çöken mali durum. Çektiğim reklam filmleri, diziler ve yazdıklarımın parasını hep tiyatroya, tam işte oldu derken... Meğerse bir şey olmamış, olmuyormuş..

Oğuz Atay’a ait Korkuyu Beklerkeni son kez sahneleyip elveda diyeceğim...

Bunalım, korku, çirkinlik giderek iyiliği, umudu ve temizi soluksuz bırakıyor. Boğuluyoruz dostlar.

İmalat sanayi çökerken

Ergenekonun dalgaları, Obamanın dans partisi derken unutup gittik çevremizdeki asıl yangını. Çevirip yüzü, asıl oraya bakmanın gereğini yerine getirdik ve ekonomist Nazif Ekzene gidişatı sorduk:

- Dünya bunalımının etkilerinin şu anda Türkiyede en çok imalat sanayii alanında hissedilmesinin gerekçesi nedir?

- Türk özel imalat sanayii; öncelikle, ithalat yapamadığı, ithalatını finanse edemediği için üretemiyor. Üretebildiğini de uluslararası alandaki dramatik dış talep düşüşlerinedeniyle satamıyor. Bu ikili darboğazın yanında,Türk imalat sanayii, bankacılık kesiminin dışında şirketler düzeyinde uluslararası piyasalardan geçen altı yılda gerçekleştirdiği dış borçlanmanın yeniden finansmanını sağlayamayacağı için giderek belirginleşen ağır bir dış borç yükümlülüğünün tehdidi altında bulunuyor.

Türk imalat sanayi artık geçen beş-altı yıllık dönemdeki gibi rahatlıkla dış borçlanma imkânında olmadığı için ithalat yapamıyor ve yurtiçi üretimini daraltmak zorunluluğunu duyuyor. Bu dengede daralma göstergeleri, ağustos ayı ithalat verileri ile kendini gösterdi, eylül-ekim-kasım ve geçici Aralık 2008 ithalat verileri ile somutlaştı. Üretememe sürecinin yanı sıra, ekim-kasım-aralık aylarında somutlaşmaya başlayan satamama sorunu da dramatik dış talep düşüşleriile ihracat düşüşlerinde kendini gösteriyor. Otomotiv ve yan sanayileri, demir-çelik ve demir-çelikten mamul eşya, dış giyim ve diğer tekstil... Bu üç sektör, Türkiye ihracatının yüzde 68ini oluşturuyor. Ve en dramatik düşüşler geçtiğimiz beş ayda bu sektörlerde yaşandı.

- Türkiyede bankalarda şu ana kadar çok belirgin bir sıkıntı gözlenmemesi, bundan sonra da gözlenmeyeceği anlamına mı geliyor?

- Türk imalat sanayii açısından yaşanan tehlike kapanının üçüncü ayağı, özel sektörde, bankalar ve finans kesimi dışında şirketler kesiminin doğrudan dış borçlanmasından kaynaklanıyor. Geçen 2002-2008 dönemindeki dış taleple büyüme modelinin olmazsa olmazının iki ayağından biri olan şirketlerin, başta ithalatın finansmanı olmak üzere, finansman gereksinimleri için kullandığı dış kaynaknedeniyle dış borçlulukları, 2008 Eylül sonu itibarıyla 126 milyar dolar oldu. Şirketlerin borçlanması 2003-2008 Haziran arasında çok hızlı bir tempoda arttıktan sonra, 2008 Haziran-Eylül arası dönemde dışardaki kriz nedeniyle adeta durdu.Yani şirketler artık dış dünyadan borçlanamıyorlar. 2003te Türkiyenin toplam dış borç stoku 144.8 milyar dolardı. Bu borcun 93.8 milyar doları kamuya, 51 milyar doları da özel kesime aitti. 2008 Eylül ayı sonu itibarıyla Türkiyenin dış borç stoku 289.3 milyar dolara ulaştı. Bu borcun 93.1 milyar doları kamuya, 196.2 milyar doları ise özel kesime ait. Yani, özel kesim borçlanmasındaki artış oranı yüzde 284 düzeyinde. Özel sektör borçlarının artışındaki daha dramatik denge; bankacılık dışı özel sektörün borçluluk durumunda gözüküyor. 2003te 33 milyar dolar olan bu kesimin borçları 2008 Eylül ayı sonunda 126.2 milyar dolar oldu. 2009 yılında bankacılık dışında özel kesim borçlarının nasıl çevrileceği, ihracattaki, dış talepteki dramatik düşüşlerle birlikte imalat sanayiinin karşı karşıya olduğu en acil sorunu oluşturuyor.

Şirketler kesimi dış borç yükümlülüğünün vadesi geldiğinde hangi kaynaklardan ödeyeceğinin bilinmezliği 2009 yılının ilk yarısı ile birlikte Türk bankacılık kesimi için ciddi sorunlar yaratmaya başlayacak. Sonuçları açısından yeni banka birleşmeleri gündeme gelebilir.

Tepki

İsrailin Gazzede katliam yaptığı bir gerçek. Orada yaşanan insanlık dışı davranışlara tepki gösterilmesi çok haklı ve doğal. Ama...

Nâzım Hikmetin ABDnin Hiroşima ve Nagazakide yarattığı vahşete karşı \tyazdığı şiirini ancak bugün anımsayan Emine Erdoğan ile cami önlerinde, alanlarda bağıran, çağıranlar, bayrak yakanlar; ABD kadın, erkek, çocuk, bebek, yaşlı demeden ölümün kolunda Irakı işgal ederken neredeydiler?

Okurumuz Seza Bahattinin vurguladığı gibi, Kerkükte öldürülenler Türk değil miydi, Müslüman değil miydi?

Tepkide yüksek duyarlılık için tek ölçüt Hamasçı \tolmak mıdır?

Tümü Işık Kansu - Son yazıları

Neşe bozacak silindir geliyor! 16 Mart 2019 Cmt
Fahir Atakoğlu’nun özlemi 9 Mart 2019 Cmt
Haseki ne demek? 2 Mart 2019 Cmt