Köşe Yazısı

A+ A-

Anadolu ayakta...

Paylaş
instela'da paylaş
30 Ocak 2016 Cumartesi

Adalet ve Demokrasi Haftası nedeniyle yaklaşık bir haftadır Anadolu’daydık.
Cumhuriyetçi, laik kesimde teokratik diktatörlük karşısında bir karamsarlık var gibi gözüküyor ya... Tam tersine Anadolu ayakta, direniyor.
Konya’da Eğitim-İş’in yurtsever Şube Başkanı Şükrü Balun ve arkadaşları, aydınlanma devriminin öncüsü olmuşlar. Üstlerindeki büyük baskılara, öğretmenlere açılan soruşturmalara karşın savaşımlarını sürdürüyorlar. Aydınlarımızın anısına düzenlenen törende, CHP’den Komünist Partisi’ne, Vatan Partisi’nden ÇYDD’ye, ADD’den gençlik örgütlerine hemen hemen tüm muhalefet oradaydı. Bir öğretmen örgütünün çatısında birleşmişler, bilinçle ayakta duruyorlardı.
İzmir Karşıyaka’da, kan kardeşlerimizle birlikteydik. Musa Anter’in çocukları Dicle, Rahşan ve Anter Anter, Metin Göktepe’nin ablası Meryem Göktepe, Berkin Elvan’ın babası Sami Elvan, Nesimi Çimen’in oğlu Mazlum Çimen, İlhan Erdost’un kızı Alaz Erdost, Yusuf Ekinci’nin oğlu Sertaç Ekinci, Onat Kutlar’ın eşi Filiz Kutlar, Behçet Aysan’ın kızı Eren Aysan, Necip Hablemitoğlu’nun eşi Şengül Hablemitoğlu; birer direnç simgesi olarak kol kola girmişlerdi. Karşıyaka Belediye Başkanı Hüseyin Mutlu Akpınar’ın dediği gibi, ateşin düştüğü yerden hep bir ağızdan ses verdik...
Denizli de ayaktaydı. ÇYDD Şube Başkanı Ümran Aygün ve arkadaşları, gençlerin yetişmelerine destek veriyor, tiyatro oyunlarıyla, konserlerle kentin çağdaş yüzünün kararmaması için karınca gibi çalışıyorlar.
Denizli Makina Mühendisleri Odası’nda düzenlenen Adalet ve Demokrasi Haftası etkinliğine katılanlardaki kararlılık, zorbalığa hiçbir zaman teslim olmayacaklarını gösteriyordu.
Alaşehir’de CHP Gençlik Kolları’nın ateşli Başkanı Veli Kaya’nın düzenlediği geceye katıldık. Ankara’da Kemal Kılıçdaroğlu’nun yanındaki siyasetçilere hiç benzemiyordu CHP örgütündekiler. Devrimci yanlarını diri tutmaya devam ediyor, her türlü gericiliğe ve sömürüye karşı inançla savaşım verme coşkusunu sürdürüyorlardı.
Ankara Etimesgut CHP örgütünde de benzer kadrolarla tanıştık. Emeklisiyle, emekçisiyle, genciyle; onlar da olup bitenin ayrımındaydılar ve demokratik mücadelenin mutlaka yükseltilmesinden yanaydılar.
Ve kadınlar, özellikle de kadınlar, haklarının ve haklarımızın peşindeydiler.
İnancımız bir kez daha pekişti, Cumhuriyetçi mayayı yok edemeyecekler!
İktidarda ve muhalefette, 1923 devrimine ihanet edenler, hiç kuşku yok, sonunda yenilecek, çekilip gidecekler.

Saray ödeneği
Muhtarlardan öğrendik:
Sık sık Saray’a çağrılan muhtarlara iki armağan veriliyormuş.
Birisi, muhtarlık binasına asılmak koşuluyla, Saray’daki ile birlikte çekilen fotoğraf.
İkincisi de örtülü ödenekten “muhtarlık gereksinimlerinin giderilmesi” karşılığında (10-15 bin lirayı buluyormuş zaman zaman) bir miktar para.

Kavim eşitliği
Güneydoğu’nun çocuklarını savaşa iteleyip Brüksel’den ahkâm kesenler, PKK’nin silah bırakmayacağını açıklamışlar.
Ahkâmcılar, Kürtlerin bir Kürt ulus devleti istemediklerini de buyurmuşlar. Tüm kimliklerin eşitliğini esas alan bir devlet modeli istiyorlarmış.
Irkçılık, kavimcilik üzerinde temellenen ırkların, kavimlerin eşitliği...
Olabilir mi hiç?

Koruma altındaki fikir
Son günlerde Saray ve çevresinin, iktidara yönelik eleştirileri “hakaret, terör destekçiliği” gibi gerekçelerle adli soruşturmaya dönüştürme çabalarına Sosyal Demokrat Avukatlar Derneği Başkanı Kemal Akkurt, AİHM’nin “Tuşalp-Türkiye” kararı ile karşılık veriyor:
“İfade özgürlüğü sadece olumlu karşılanan veya zararsız ve tarafsız görülen bilgi ve fikirleri değil, demokratik bir toplumun gereklilikleri olan çoğulculuğun, hoşgörünün ve açık fikirliliğin parçası olan ve rencide eden, şoke eden ve rahatsız eden bilgi ve fikirleri de koruma altına almıştır.”