Olaylar Ve Görüşler

Atatürk’ün Işıklı Çiçekleri: Türk gençliği - Mustafa GAZALCI

11 Kasım 2021 Perşembe

Mustafa Kemal Atatürk, yaşamının her döneminde gençliği geleceğin umudu olarak görmüş, gençliğe güvenmiştir. Ülkemiz işgal edilmiş, ordumuz dağıtılmışken Atatürk, teslimiyetçiliğe, mandacılığa karşı çıkmış, kelle koltukta yakın arkadaşlarıyla birlikte bağımsızlık ve kurtuluş için yollara düşmüştür. Osmanlı’nın son padişahı Vahdettin ve ona bağlı hükümetler, Mustafa Kemal Paşa ve arkadaşlarının başlattığı direnişi,  daha başlangıçta yok etmek için her yola başvurmuştur. 

Kuvayı Milliyeciler, kurulan tuzakları, Atatürk’ün zamanında aldığı önlemlerle yok etmiştir. Sivas’ta, Heyet-i Temsiliye olarak daha güvenli yer olan Ankara’ya gitme yolları ararlarken İngiliz ajanı, aynı zamanda İngiliz Muhipleri Cemiyeti Başkanı Sait Molla’nın, ajan rahip Frew’e yazdığı ihanet mektuplarını Mustafa Kemal ele geçirmiştir. Bunun üzerine, olayları başından beri günü gününe not eden Mazhar Müfit’e şöyle demiştir: “Bu mektupların bir suretini al, bir gün ben yazmazsam sen anılarında yazarsın. Böylece gelecek kuşaklar başımıza neler örülmek istendiğini, bizim bunlara nasıl karşı koyduğumuzu bilsinler.”

Tıbbiyeli Hikmet

Mustafa Kemal, sözlerine şunu ekler: “...Biz her şeyi gençliğe bırakacağız, o gençlik ki hiçbir şeyi unutmayacaktır, ümidi istikbalin ziyadar çiçekleri onlardır.” 

Günümüz Türkçesiyle söyleyelim: “Geleceğin umudu, ışıklı çiçekleri onlardır.”

Sözlerini şöyle sürdürür Mustafa Kemal: “...Mesele ben değilim, vatandır, gittiğimiz yoldur, unutulmaması lazım gelen Cumhuriyet ve rejimdir.  ...Bütün ümidim gençliktedir.”

TIBBİYELİ HİKMET VE MUSTAFA KEMAL

İstanbul’dan gelerek Sivas Kongresi’ne katılan Tıbbiye öğrencisi Hikmet’in, mandacılığa karşı çıkan ateşli konuşması sırasında Mustafa Kemal’e dönerek “Paşam, siz de manda fikrini kabul ederseniz size de karşı oluruz” sözlerine Mustafa Kemal’in yanıtı şöyledir:

“Evlat, içiniz rahat olsun. Biz azınlıkta kalsak dahi mandayı kabul etmeyeceğiz. Manda da yok, himaye de yok. Parolamız tektir ve değişmez: Ya istiklal ya ölüm.”

Bunun üzerine Tıbbiyeli Hikmet, “Yaşa Paşam” diyerek elini öper Mustafa Kemal’in. O da Hikmet’in alnından öper. Gün gelir emperyalizm yenilir. Kurtuluş Savaşı utkuyla sonuçlanır. Ardı ardına devrimlerle çağdaş bir devlet ve toplum yaratılır.

EMANET GENÇLERE

Atatürk’ün gençliğe olan inancı değişmez. Sivas’ta gençler için söylediği sözlerin gereğini 8 yıl sonra 15- 20 Ekim 1927’de, CHP’nin 2. büyük kurultayında verdiği Söylev’de yerine getirir: “Bugün ulaştığımız sonuç, asırlardan beri çekilen milli felaketlerin yarattığı uyanıklığın eseri ve aziz vatanın her köşesini sulayan kanların bedelidir. Bu sonucu Türk gençliğine emanet ediyorum”. Atatürk, bağımsızlığı ve Cumhuriyeti sonsuza değin koruma ve savunma görevini gençliğe verir.

AYDINLIK KAZANACAKTIR

Günümüzde emekçi halk, gençlik, büyük sıkıntı ve sorunlarla karşı karşıya. Pahalılık yakıyor. Kazanımlar budanıyor. Millet yoksullaşıyor. Üniversite gençliğinin yaklaşık üçte biri işsiz. Boğaziçi Üniversitesi gençliğinin haklı istek ve direnişine kulak tıkanıyor. 

29 Ekim’lerde, 10 Kasım’larda insanlar, gençler akın akın Anıtkabir’e gidiyor. Gençlerimiz Atasını yanıltmayacaktır. Baskı, zulüm, haksızlık kaybedecek; akıl ve bilim kazanacaktır. 

MUSTAFA GAZALCI

16., 22. DÖNEM DENİZLİ MV., EĞİTİMCİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları