Olaylar Ve Görüşler

Liyakat mülakat siyaset - Dr. Ali GÜNEYİ

22 Nisan 2023 Cumartesi

Kamu kurum ve kuruluşlarına personel alımları esnasında uygulanan mülakatlarda KPSS’den yüksek not alanların elenerek daha düşük not alanların kamuda işe alınması kamuoyunda yoğun eleştirilere maruz kalmış, haber konusu olmuş, televizyonlarda siyaset programlarında tartışılmıştır. Kamuoyunda yapılan bu tartışmalar karşısında siyasi partiler de kayıtsız kalmamış mülakat uygulamasına son verilmesi parti programlarına ve seçim beyannamelerine girmiştir.

Bu konuda öncelikle sözlü ve uygulamalı sınav ile mülakat arasındaki farkı açıklamak gerekir. İlk kez Devlet Kamu Hizmeti ve Görevlerine Devlet Memuru Olarak Atanacaklar İçin Mecburi Yeterlik ve Yarışma Sınavları Genel Yönetmeliği’nde1 “sözlü sınav” adayların bilgilerini, “uygulamalı sınav” ise adayların bilgi ve becerilerini ölçmek amacıyla yapılan sınav olarak tanımlanmıştır.

Yönetmeliğe göre “mülakat” ise adayların davranışlarını değerlendirmek amacıyla yapılan karşılıklı konuşmalardır. Merkezi olarak uygulanan yazılı sınav adayların eşit şartlar altında yarışmasına imkân vermek suretiyle “eşitlik ve adalet” sağlamaktadır. Ancak adayın göreve uygunluğu merkezi sınavla tam olarak ölçülememektedir.

ASIL ÇÖZÜM

Bu açıdan bakıldığında en azından bazı görevler için sözlü ve uygulamalı sınavların bir zorunluluk olduğu iddia edilebilir. Ancak ülkemizde karşılaşılan sorun bahse konu sınavların adayın yeterliliğini ölçmek için değil kayırmacılık amacıyla kullanılmasıdır. Dolayısıyla asıl problem merkezi sınavı müteakip ayrı bir sınav yapılması değil, bu sınavların akraba, tanıdık ve yandaşları işe alma, parti mensuplarını ve yandaşlarını ödüllendirme gibi amaçlarla kullanılmasıdır.

Uygulamada görülen aksaklıklar değerlendirildiğinde mülakatın kaldırılması kayırmacılık uygulamalarının azaltılmasına katkı yapacaktır. Ancak sözlü ve uygulamalı sınavlar için aynı şey söylenemez. 

Sözlü ve uygulamalı sınavların bir gereklilik olmakla birlikte kayırmacılık amacıyla da kullanılabileceği düşünüldüğünde bu sınavların kayıt altına alınması, sınav uygulamalarında şeffaflık sağlanması, sınav sonuçlarına itiraz yollarının açık bırakılmasına yönelik düzenlemeler yapılması problemin çözümüne katkı sağlayacaktır. Ancak asıl çözüm başta siyasetçiler olmak üzere yetkili kişilerin “liyakate dayalı kamu hizmetine giriş” prensibini tam olarak benimsemesi ve gelebilecek baskılara karşı direnebilmesi, vatandaşların da hakkına razı olup torpil peşinde koşmaktan vazgeçmesiyle sağlanabilir.


1 1986 tarihli bu yönetmelik 2002 yılında yürürlükten kaldırılmış, yerine “Kamu Görevlerine İlk Defa Atanacaklar İçin Yapılacak Sınavlar Hakkında Genel Yönetmelik” yürürlüğe konulmuştur.

DR. ALİ GÜNEYİ

SÜLEYMAN DEMİREL ÜNİVERSİTESİ



Yazarın Son Yazıları Tüm Yazıları


Günün Köşe Yazıları