Yeni Kuşak Köy Enstitülüler Derneği (YKKED), Köy Enstitülerinin kuruluşunun 86'ncı yıl dönümü dolayısıyla yayımladığı basın bildirisinde, enstitülerin Türkiye'nin eğitim tarihindeki önemine ve dönemin eğitim felsefesine dikkati çekti. YKKED Genel Merkez ve Şubeleri adına yapılan yazılı açıklamada, Köy Enstitüleri Yasası'nın 17 Nisan 1940 günü saat 18.55'te, TBMM'deki 426 milletvekilinden 278'inin kabul oyuyla yasalaştığı hatırlatıldı. Oylamada çekimser oy kullanılmadığı ancak Adnan Menderes, Celal Bayar, Fuat Köprülü ve Yahya Kemal gibi isimlerin de aralarında bulunduğu 148 vekilin oylamaya katılmadığına işaret edilen bildiride, bu vekillerin 1945'teki Çiftçiyi Topraklandırma Kanunu'na da karşı çıktıkları savunuldu.
Köy Enstitülerinin, dönemin İlköğretim Genel Müdürü İsmail Hakkı Tonguç'un "Üretmeden tüketmek ahlaksızlıktır" düşüncesiyle projelendirildiği ve Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in göreve gelmesiyle yasalaşarak uygulanan bir "eğitim mucizesi" olduğu ifade edilen açıklamada, projenin mimarlarına yönelik o dönemki eleştirilere de yanıt verildi.
Açıklamada, Tonguç'un eğitim vizyonuna geniş yer ayrılarak şu ifadeler kullanıldı:
"Biz iş içinde eğitimi savunuyoruz fakat iş için eğitimi asla. Biz eğitimciler olarak ne zenginin fabrikaları için işçi yetiştiricisiyiz ne de toprak ağaları için ırgat eğiticisiyiz. Biz Türk devriminin istediği bilinçli yurttaş, Türk aydınlanmasının gerek duyduğu akıl kullanabilme becerisini kazanmış, birey olmanın, insan olmanın bilincinde yurttaşlar yetiştirmekle görevli ve sorumluyuz."
"BİZ YÖNTEMİMİZİ KİMSEDEN ALMADIK, ONLAR BİZDEN ALSINLAR!"
Bildiride, İsmail Hakkı Tonguç'un "bir resim-iş öğretmeni ve devlet memuru" olduğu yönünde küçümsenerek eleştirildiği, bu yaklaşımlara karşı o dönem "Atatürk de sadece bir insan ve devlet memuruydu." yanıtının verildiği belirtildi. Benzer şekilde Milli Eğitim Bakanı Hasan Âli Yücel'in de köylü-kentli ayrımı yapmakla eleştirildiğine değinilerek, Yücel'in bu sözlere karşı sergilediği kararlı duruş şu sözlerle aktarıldı: "Biz hiçbir ülkenin eğitim sorunlarını çözerken kullandığı yöntemleri kopyalamadık. Aynen almadık. Ancak bu bizim yöntemimizin uydurma bir yöntem olduğu anlamına gelmez. Biz iş içinde eğitimi savunuyoruz. Kendini yetiştirmiş, düşünen, eleştiren ve üreten bireylere ulaşmak için çalışmak zorundayız. Biz yöntemimizi kimseden almadık, onlar bizden alsınlar!"
"AVRUPA'DA KIZLI ERKEKLİ OKULLARDA OKUYORLARDI"
Enstitülerde uygulanan karma eğitime yönelik o dönem ortaya atılan "kızlı erkekli, mezhepsizce" şeklindeki eleştirilerin haksız olduğu vurgulanan açıklamada, bu iddiaları dile getirenlerin kendi çocuklarının Avrupa'da karma eğitim veren okullarda okuduğu kaydedildi.
Bildiride, enstitülerin kapatılma sürecine ve mezunların başarılarına işaret edilerek, "21 Köy Enstitüsünden çıkan 17 bin mezun... Her mezun yılda en az 24 kitap okuyarak üstelik, her mezun bir yılda en az bir müzik aleti kullanmayı bilerek üstelik... İtilip kakılarak, iftiralarla, batılla, tacizle, yalanla mücadele ede ede toplumsal eşitliği, üretim kardeşliğini savundular." denildi.
"İNSANIN İNSANI SÖMÜRMEMESİ ADLI BİR DERS"
Günümüzdeki savaşlar, ekonomik borçluluk ve toplumsal huzursuzluk gibi sorunlara da atıfta bulunulan açıklamada, karşılaşılan karamsarlığa rağmen umudun korunması gerektiği belirtildi. Bildiride, İsmail Hakkı Tonguç'un 1956 yılındaki şu sözleri hatırlatıldı: "Elimden gelse tüm dünya okullarının programlarına insanın insanı sömürmemesi adlı bir ders koyardım. Bizde mideye gidecek besine ilgi gösteriliyor da nedense beyni besleyecek şeylerden ürkülüyor."
YKKED'nin açıklaması, enstitülülerin başlattığı yürüyüşe olan inancın sürdüğü belirtilerek, "Köy Enstitüleri onurumuzdur. Unutmadık, unutturmayacağız. 86. yaşı kutlu olsun." mesajıyla sona erdi.
